Bugüne dek 6 kez dünya şampiyonalarına katılan Trabzonlu milli sporcu,  2009 yılında Danimarka'da, 2010 yılında Rusya'da ve bu yıl da ABD'de olmak üzere  üç kez dünya şampiyonluğuna ulaştı. Çebi, 2011 yılında İstanbul'da gümüş, 2014  yılında Özbekistan'da bronz madalya elde etti. 
Çebi, yaptığı açıklamada, grekoromen stilde 3. kez dünya  şampiyonluğuna ulaşmasının kendisine ayrı gurur verdiğini belirterek, "Güreş  tarihinde Hamza Yerlikaya'dan sonra 3 kez bu başarıyı göstermek bize nasip oldu.  Bunun gururu ve onurunu yaşıyoruz" dedi. 
Dünya şampiyonalarında 6 kez mücadele ettiğini  kaydeden Çebi, "Spor  hayatım boyunca dünya şampiyonalarında 5 madalya aldım. Sadece bir dünya  şampiyonasında boşum oldu. Mazeret değil ama çocuğumun ameliyat durumu vardı.  Aile sıkıntımız şampiyonaya denk gelmişti. Allah'ıma hamdolsun ki gittiğim her  yerden yüzümün akıyla dönmek nasip oldu" ifadelerini kullandı.  
İlk şampiyonlukların hiç unutulmadığını ifade eden Çebi,   "Danimarka'daki ilk dünya şampiyonluğum daha farklıydı. Aynı atmosferi ve aynı  sevinci her zaman yaşadığınız zaman bazı şeyler klişe oluyor. Başarıya  alışıyorsunuz, sevenleri de alıştırdık. Belki 2009 yılındaki aynı heyecanı,  mutluluğu yaşamamış gibiyim ama onun gururu mutluluğu farklı, tarih yazmanın  farklı. 3 kez dünya şampiyonluğu yaşamak da unutulmayacak bir şey" diye konuştu. 
 
"Buruk sevinç yaşadık"  
Çebi, ülkedeki terör olayları nedeniyle şampiyonluğunun buruk  sevincini yaşadığını dile getirerek, şöyle devam etti: 
"En azından aldığımız bu başarılar belki şehit ailelerinin,  yakınlarının içlerini ferahlatmıştır. O gururu, mutluluğu onlara da inşallah  yaşatmışızdır. O şehitlerimiz de sadece o annelerin, evlatların, babaların şehitleri değil . 78 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının, hepimizin  şehitleridir. Tabii ateş düştüğü yeri yakar, anne babalarına, yakınlarına sabır  diliyorum. Yaptığımız başarılara sevindik, bir yandan da sevinemedik. ABD'de her  gün şehit haberleri geliyordu. Bunlar bizi üzdü ama kendi işimize yapmaya ve ülkemize altın madalya getirmeye çalıştık."  
Ülkede yaşanan üzüntüler nedeniyle şampiyonaya motive olmakta zorluk  yaşadıklarını kaydeden Çebi, "Bir taraftan da madalya almamız gerektiğine  inanıyorduk. En azından 'onlara bir nebze moral olur' düşüncesi bizi farklı  kamçıladı. Hem olumlu hem olumsuz etkilendik. Keşke bunların hiçbiri olmamış  olsaydı, bizim ülkemiz için daha iyi olurdu. Yeri geldi tarih yazdık, 3 kez dünya  şampiyonu olduk ama  ülkemizde şehitler olmasaydı. Şehitler, annelerin gözyaşları  olmasaydı da biz tarih yazmasaydık" dedi. 
 
"Olimpiyatlarda 2-3 altın madalya"  
Çebi, milli takımın 18 yıl sonra dünya şampiyonasında 3 altın madalya  elde etmesinin ilerisi için önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:  
"Önümüzde olimpiyatlar var. Bir ülkede her zaman bütün yatırımlar  sporda olimpiyatlaradır. Biz şunu gösterdik ki güreş camiası olarak serbest,  grekoromen, bayanlarda olimpiyata hazırız, bunun bilincindeyiz. Ülkemizin bizden  beklentisini biliyoruz. Olimpiyat denildiği zaman akla her zaman güreş gelmiştir.  Bugüne kadar 39 altın madalyanın 30'u güreşte elde edilmiştir. 11 ay sonra Rio'da  olimpiyat yapılacak. Olimpiyatlarda güreşte milli takımın en az 2-3 altın madalya  alacak kapasitesi olduğunu düşünüyorum. Onun inancındayız. Formumuzu, çalışmamızı  ona göre ayarlayabilirsek oradan 2-3 altın madalya ile döneriz ama ikincilik,  üçüncülük de olabilir. İyi bir şekilde olimpiyatlardan döneceğimize inanıyorum."  
Dünya şampiyonasında 80 kiloda kota olmadığı için daha önce iki kez  dünya şampiyonluğu yaşadığı 75 kiloda olimpiyat vizesi almak istediğini belirten  Çebi, "Önümüzde mart, nisan, mayıs aylarında olmak üzere 3 turnuva var. Bu  turnuvalarda olimpiyat vizesi almak istiyorum. Daha sonra olimpiyat madalyası hedefliyorum" diye konuştu. 
 
Siyaset düşüncesi 
Çebi, 25. dönemde AK Parti'den milletvekili aday adayı olduğunu  anımsatarak, şunları kaydetti:  
"Orada şundan yola çıkmıştık, 'dünyada bir ilk olsun' istemiştik.  Dünyada bir milletvekili olarak olimpiyatlarda yarışmış bir sporcu yoktu. 'Biz  bunu başarabiliriz' düşüncesiyle dünya ve olimpiyat şampiyonasında vekil olarak  katılmak istemiştim. Ondan sonra da spor hayatımıza hizmet yönünde bir atılım  yapmıştık, nasip olmadı ama olmayacak diye bir şey yok. Siyaseti bırakıp hemen  kampımıza döndük ve kısa zamanda hemen toparlayabildik. Olimpiyattan sonra  olmayacak diye bir kaide yok. Her yaşta olimpiyat şampiyonu olamazsınız ama  siyasette vekillik her yaşta olabilir. Biz düşünüldükten sonra, biz de sporu  bıraktıktan sonra siyaseti düşünebiliriz."