HASAN SARIÇİÇEK
Aykut Kocaman'ın teknik direktörlüğünü yaptığı Konyaspor'un tesislerindeyiz. Tesisler ne şehrin ne de Konyaspor'un büyüklüğünü yansıtıyor ama kulübün medya sorumlusu Seyit Ali Gülcan yeni ve modern tesislerin bitmek üzere olduğunu müjdeliyor. Tesislerde Aykut Hoca bizi görünce şaşırıyor ve hemen buyur edip, kahve ikramında bulunuyor. Ne de olsa; bir kahvenin kırk yıl hatırı var, diye takılıyoruz. Kocaman, “Sen her zaman her şeyin yenisi, dostun eskisi kıymetli demez misin, Hoca?” diye espriye espriyle karşılık veriyor. 


Aykut Hoca ile futbol kültürü, futbol, TFF ve Milli Takım üstüne bir saate yakın sohbet ediyoruz. Ama ne sohbet? O güzel sohbeti şimdilik saklıyoruz. Çünkü; Konyaspor'a gidiş sebebimiz; Fenerbahçe'den Konyaspor'a kiralanan Samuel Holmen…  
Yani; “Türkiye'deki mutlu İsveçli”.  
İBB, Fenerbahçe, Bursaspor, Konyaspor… Diğer bir ifade ile Abdullah Avcı, Aykut Kocaman, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Vitor Pereira ve yeniden Kocaman ile çalışan Holmen bakın nasıl anlatıyor Türkiye günlerini?
“Uzun süredir, Türkiye'deyim, kendimi artık bu ülkenin bir parçası sayıyorum, ailem de böyle düşünüyor. Ailece İstanbul'u çok sevdik, Avrupa şehirlerinden eksiği yok fazlası var. Sanıyorum, buradan ayrılmak kolay olmayacak ama eşim Johanna benim için çok büyük fedakârlıkta bulundu. Bütün kariyerini bırakıp, benimle birlikte Türkiye'de 9 yıldır dolaşıyor.  Artık benim de Johanna ve kızlarım için bir şeyler yapmam lazım, sanıyorum İsveç'e döneriz.”  
Sözü, doğrudan Fenerbahçe'ye getiriyoruz, 'neden ayrıldın?', diye. Cevap, oldukça manidar, “Alex'i tuttular mı ki, beni tutsunlar” diyor ve ekliyor, Holmen:
Alex tribünlerin sevgilisiydi
“Fenerbahçe'de lider olmak mı, asla? Alex örneği ortada, Fenerbahçe için yapmadığı kalmadı. Heykeli dikilen adamdı, o… En çok gol atan oydu, en çok maç oynayan, takımı için en ağır sorumlulukları alan ve taraftarın sevgilisi olan biriydi Brezilyalı, ne oldu? Bir dönem geldi kulüp yollarını ayırma ihtiyacı hissetti. Tribünler var gücüyle Alex'e destek olmalarına rağmen ayrılık önlenemedi. Neden? Çünkü futbol acımasız ve bu oyun yıldızları değil, takım için oynayanı tutuyor. Ayrıca benden bir Alex çıkmaz, futbol karakterim belli. Ben takım oyuncusuyum, yıldız değilim. Tribünler lider olmamı bekliyor olabilir ama değişmem. Neysem o, Fenerbahçe'de de, Bursaspor'da da, Konyaspor'da da bu böyle. Bir şey daha Fenerbahçe'de şanssızdım, beni oraya transfer eden Aykut Kocaman, imzadan hemen sonra ayrılmıştı.”
F.Bahçe'ye dönmem zor!
Kiralık oluşunu hatırlatıp, soruyorum, “Fenerbahçe'ye dönecek misin?” 
Holmen o kadar gerçekçi ki, mana dolu tebessümle gözümün içine bakıyor ve şöyle diyor: “Konyaspor'a kiralık geldim, burada mutluyum ve bu takımın başarısı için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.  Aykut Kocaman beni bilen biri. Takımımız kaliteli, herkes iyi niyetli ve birbirinin tamamlamaya çalışıyor; kanaatim o ki geçen sezondan daha başarılı oluruz. Fenerbahçe'ye döner miyim, zor.”  
Pereira çok dürüst biri
Vitor Pereira ile kısa da olsa bir arada oldun ne diyeceksin?
 “Pereira iyi bir teknik adam, çok dürüst, futbolcu ile ilişkileri de net. Ne düşünüyorsa insanın yüzüne karşı söylüyor. Benim en hoşuma giden tarafı bu. Ama Fenerbahçe büyük kulüp, gerçek dünya takımı; her anlamda güçlü ve zengin, orada futbolcu olarak bulunmak önemli, kadrosunda yer alıp oynamak daha da önemli. Ben ikincisini başaramadım ama açıkçası kendimi ispatlayacak şansı da bulamadım. İyi oynadığım 5-2'lik bir Sivasspor maçı sonrası 2 ay kenara alındım bunu sorun etmedim ama herkes Holmen olmayabilir. Pereira'nın bu zengin kadrodaki en büyük zorluğu bu. Bildiğiniz gibi Fenerbahçe'de yedekler dahi çok kaliteli.” 
Fenerbahçe'de en samimi olduğun futbolcu kimdi? 
“Mehmet Topal; futbolcu ve insan olarak, takımdaki herkesin saygısını kazanmış biri. Benim de hem dostluğumu hem de hayranlığımı kazanan biri. Profesyonel, tecrübeli, çalışkan ve çok iyi niyetli, Fenerbahçe'nin bel kemiği o. Ön libero da oynar, stoper de. O varken, o bölgede başka oyuncuyu düşünmek mantıklı gelmiyor bana.”
Premier Lig daha kolay
Avrupa ile Süper Lig'i kıyasladığınızda neler söylersiniz? 
“Süper Lig kaliteli oyuncular ve teknik adamların yer aldığı, rekabetin üst düzeyde yaşandığı bir lig oldu, Premier Lig daha kolay. Almanya'dan sadece fizik farkı var bu ligin.  Eto'o Kamerun'dan, Gomez ve Podolski Almanya'dan, Nani Portekiz ve Van Persie Hollanda'dan, görüyorsunuz bu yıldızlar bile burada uyum sorunu yaşıyor.” 
Güneş her takımı çalıştırabilir
Çalıştığınız teknik adamlar arasında sizi en çok etkileyen kim?
“Şenol Güneş, kendisinden çok şey öğrendiğim harika biri, yurt dışında her takımı çalıştırabilir.  Abdullah Avcı iyi ve gayretli bir de istediği takımı yapabilse. Aykut Kocaman beğendiğim, inandığım ve beraber yürümekten keyif aldığım biri. Desteklendiğinde çok başarılı olabilecek biri.”
Yanal mı, yorum yok!
Ersun Yanal'ı pas geçince soruyoruz?
“No comment; yani yorum yok!” diyor. Bir süre suskunluktan sonra, “Bir Sivasspor maçı oynadım, 5-2'lik, çok iyi oynadığım bir maçtı, bir topum direkten döndü. Sonra anlamadım, iki ay takıma giremedim. Hâlâ nedenini anlayabilmiş değilim. Şans verildi de kullanamadım mı, hayır. Salih de çok büyük yetenekti ama o da gözden çıkarıldı.”
Para kazanırken biriktirilir
Genç futbolculara tavsiyeniz ne olur? 
“Güzel soru, Konya'da 'Su akarken kovayı dolduracaksın' diye bir söz öğrendim. Futbol ömrü çok kısa, insan gençlikte inanılmaz paralar kazanırken, tutmalı. Ben kazandıklarımı yatırıma dönüştürdüm. Yarın, endişem yok. Bu konuda finans uzmanları ve işadamı dostlarımdan ciddi destek aldım. “