M.EMİN ULUÇ

Türk futbolunun El Clasico'sunda adres Saracoğlu olunca sonuç da önceden belli sayılıyordu. Malum, milenyum nesli hiç görmemişti Kadıköy'de bir Galatasaray galibiyeti. Fenerbahçe evindeyken ezeli rekabet sadece bir laftı, ebedi dostluğun koca bir yalan olduğunu da zaten önceki gün Aziz Yıldırım açıklamıştı. Tarihin en pahalı kadrosunu kuran sarı-lacivertlilerin ilk 11'inde daha önce hiç Galatasaray maçı yaşamamış 6 isim vardı ama ilk düdük çaldığında görüldü ki, isimlerin hiçbir önemi yoktu! Zira çubuklular oynuyor, parçalılar beraberliğe razı görünüyordu. Fenerbahçe'de topu alan Muslera'ya doğru oynuyordu, Galatasaray da aynı şeyi yapıyordu! Sarı-lacivertliler özellikle kanatlardan taşıdıkları toplarla tehlike oluştururken, sarı-kırmızılı defans zorlansa da geçit vermemeyi başardı. Ancak 37'deki Gökhan'ın sağdan ortasında Muslera'nın Van Persie'nin önünden tokatladığı topu on sekiz çizgisi üzerinden Diego'nun kaleye yollamasına kimse engel olamadı. Yan hakem Alper Ulusoy, RvP'nin ofsaytta olduğunu süzememiş ve Fırat Aydınus da orta yuvarlağı göstermişti: 1-0.
Olcan Adın'dan süper kafa
Tabii hakem hatasını ön plana çıkararak kimse Fenerbahçe'nin başarısına gölge düşürmek istediğimizi düşünmesin. Zira, ilk 45'te kusursuz oynadı sarı-lacivertliler ve ikinci yarıya da fırtına gibi start verdiler. Ne zamanki Burak Yılmaz oyuna girdi, Galatasaray da golü düşünmeye başladı. 62'de Yasin'in aşırtma girişimi bulutlara doğru yönelse de ilk net gol çabasıydı Cimbom'un. 65'te ise Markovic'in plasesinde Muslera açılmasını önledi farkın. 75'te Sneijder yokladı Volkan'ı, 83'te Olcan Adın'ın kafası yıktı stadı: 1-1. Fener fark için saldırmış, Galatasaray az gelip beraberliği bulmuştu. Skorla beraber oyun da dengelendi. Fenerbahçe camiaya verdiği sözü tutmak, Galatasaray ise 16 yıllık makus talihin değiştirmek için yüklendi. Ancak ne çabalar yetti ne de zaman. Kadıköy'de kazanan olmadı. Haftaya puan puana giren takımlardan Galatasaray, 1999'dan beri süren galibiyet hasretini dindiremese de rakibinin öne geçmesine engel oldu. Fenerbahçe ise zafere çok yaklaştığı maçta yenilmezlik unvanını koruduğu için teselli buldu.