Hasan SARIÇİÇEK
Eski dünya kıtalararası ağır sıklet boks şampiyonu Sinan Şamil Sam'ın vefatı, sadece boks camiasını değil bütün spor camiasını derin bir üzüntüye boğdu. Şampiyonun genç yaşta ölümünün sebebi olarak yaptığı spor gösterilmesi ise ringin efsane ismi Profesyonel Boks Federasyonu Başkanı Cemal Kamacı'yı kızdırdı. Boksun 'ağır spor' olarak lanse edilmesinin haksızlık olduğunu söyleyen Kamacı, “Sportif risk açısından futbol, bokstan daha tehlikeli” dedi. Kamacı ile Dragos'taki DSİ Sosyal Tesisleri'nde sportif risk açısından boksu konuştuk. İşte Kamacı'nın görüşleri:
“Futbol daha riskli”
“Diyorlar ki; boks tehlikeli bir spor. Hayır, bu doğru değil, aksine futboldaki risk bokstan çok daha fazla. Bunu nereden biliyorum? Ben spora ilk futbolla başladım, sakatlandım ve sonra Bosna Fatih Güreş Kulübü'nde boksa başladım. İkisini de biliyorum. Ayrıca Sinan Şamil Sam hayatını boks yaptığı için kaybetmedi, bu algı doğru değil. Öyle olsaydı, şu an ben hayatta olmazdım.” 
“Turp gibiyim”
“Ben, 11'i profesyonel tam 16 yıl boks yaptım. Türkiye'nin ilk profesyonel Avrupa şampiyonu oldum ve dünyada 2. sıraya kadar yükseldim. Bu süreçte ne nakavt oldum ne de en küçük bir araz yaşadım, 72 yaşındayım ve her gün 10 kilometre koşuyor, 150 şınav çekiyorum. Sağlımı ve elde ettiğim her şeyi boksa borçluyum. İyi ki boksör olmuşum.”
“Boks zekâ oyunudur!”
“Maalesef; genç nesil boks denilince zannediyor ki, bu spor dövüş ve kavgadan ibaret. Hayır! Bu doğru değil boks savunma sporudur. İnsanlar salona ne dövüş seyretmeye gelir ne de kavga. İnsanlar boks seyretmeye gelir. Boks, efsane boksör Muhammed Ali'nin 'Kelebek gibi uçup, arı gibi sokarım' ifadesindeki gibi üstün zekâ gerektiren bir oyundur. Görsel yönü etkileyici, sanat ve estetik yanı zengin olan bir spordur. Gözler, kollar ve ayaklar bu sporda çok önemli. Kollar makine düzeninde hızlı, seri ve uyumlu çalışmalı. Ayaklar en değme dansçıya taş çıkartacak çabukluk, ahenk ve güzellikte olmalı. Eğer bunlardan birinde aksama olursa, o ring size zindan olur.” 
“Simsarlar sülük gibi”
“Arkadaşımız Vedat Akova yıllardır bas bas bağırıyor, 'Türk boksörleri, yabancı ülkelerde simsarların elinde ziyan ediliyor, mevzuatı düzeltin, boksörlerimize sahip çıkın' diye. Eğer, profesyonel boksu doğru yönetmez ve başka ülkelerin lisansı altında simsarların insafına bırakırsanız, onlar da para için 'hazır mı, değil mi' diye bakmaksızın boksörleri ringe sürer ve istenmeyen sonuçlar doğar. Bu tür kötü örnekler maalesef var. Simsarlar kan emici sülük gibi.”
“PBF'yi neden kurduk?
“Biz Profesyonel Boks Federasyonu'nu bu erozyonun önüne geçmek için kurduk. PBF'nin kurulma nedeni 'Önce sporcu sağlığı', etik değerler ve sporcularımıza en iyi imkânı sunmak, unvan sonraki iş. Nitekim Avrupa Profesyonel Boks Birliği; EBU da çalışmalarımızı takdir etti. Aralık ayında Viyana'daki genel kurula davet edildik. Orada biz EBU'dan ne istiyoruz, EBU bizden ne bekliyor, onu konuşacağız.”
“Boksun reytingi yüksek”
“Türkiye'de boks her zaman ilgi görür. Benim sporculuk yıllarımda sıkletimde Celal Sandal, Hüseyin Yıldırım ve Kemal Yalçınkaya gibi Avrupa'da bile hatırı sayılan boksörler vardı. Sandal tanıdığım en kuvvetli boksördü. Yalçınkaya çok teknikti. Yıldırım zekiydi. Onların arasında şampiyon olmak kolay mı, değil. Milli Takım seçmeleri bile unvan maçı gibi büyük rekabete sahne olurdu. Salonlara sığmazdık, Mithatpaşa ve Ali Sami Yen Stadı'nda unvan maçlarımı yaptım. Büyük izdiham oldu, statta yer kalmadı, insanlar kapılarda kuyruklar oluşturdu. Maalesef, o parıltılı günler yönetim yanlışları sebebiyle kayboldu. Boks, Türkiye'de dip yaptı. Ancak bu spora duyulan ilgi hiç kaybolmadı, reytingi hâlâ yüksek. Sinan Şamil Sam ve Selçuk Aydın'ın müsabakalarında bunu gördük. Bu sporcuların maçlarını yayınlayan televizyonlar büyük reyting aldılar.”