Yılmaz Vural ne düşünüyor merak ettiniz mi? Yılmaz hocayı aradık. Merak ettiklerimizi de bir bir sıraladık. Çok şey anlatacaktı. Ama tuttu kendini. Ve uyardı:
- Ne olur bunları bana sormayın, ben de cevap vermeyeyim. Yarın (bugün) bir basın toplantısı düzenleyeceğim. O basın toplantısında söyleyeceklerimin etkisinin kaybolmasını istemem. 
Sustuk, teşekkür ettik. Ama yazabileceklerimizin bir kısmı için de iznini aldık. İşte kendisinin izniyle Vural’ın sözleri…

Bir teknik direktör görevden ayrılınca meslektaşları ne yapar? Bu sorunun yanıtını çok merak ederim. Yılmaz Hoca’ya da bunu sordum:
- Sizi arayan meslektaşlarınız oldu mu?
- Fatih Terim ve Samet Aybaba aradı. Bir de Denizli’den 3. ligden bir arkadaşım. 
- O kadar mı?-
- Evet o kadar…
- Ya antrenörler derneği?
- Ankara’daki dernek bir açıklama yapmış... ‘Bu kulübün içişleri, biz karışamayız’ demiş.. Herhalde onlar için geçmişte verdiğim demeçlerden rahatsız olmuşlar... 

"ÖNÜNE GELEN TEKNİK ADAM OLUYOR"
Terim ile ne konuştuğuna gelince. Bu konuda da çok ketumdu Yılmaz Vural. Ama ipucu da verdi:
"Bu artık benim kişisel bir sorunum olmaktan çıktı. Yılmaz Vural değil artık konu. Buna el konulmalı. Türkiye’deki bu durumun düzeltilmesi gerekiyor. Gerekirse benim durumumu kullansın TFF...  Çok önemli bir hareket başlamalı artık. Bakın teknik adamlar futbolcuları disipline edemiyorlar. Neden? Önüne gelen teknik adam oluyor. Böyle bir kapı açıldı. Bir düzenlemenin gerektiği aşikar."
Vural’ın anlattığı çok daha fazla şey var kuşkusuz. Ama onun tabiri ile, “Bugün anlatacaklarının gazı kaçsın” istemedik. Bütün Türkiye ve teknik adamlar Vural’ın anlatacaklarına odaklanmalı bugün. Futbolumuzun geleceği için...