İşte Terim'in röportajından satır başları: Türkiye'de futbol federasyonu 1923'te kuruldu, ben 1993'te geldim. 70 yılda büyük bir başarı yoktu. Ben büyük bir turnuvaya katılabilmek için ülkeme 70 yıl bekleyin diyemezdim. Bu yolda yalnız değildim, kulüpler, teknik adamlar, federasyon yöneticileri. "Biz bu değiliz, biz en iyiyiz" diyerek yola çıktık. Euro 2008'de o geri dönüş yaptığımız ve kazandığımız maçlar elbette stresliydi. Maçın başında bir gol atıp sonunda kaybetmek yerine maçın sonunda atıp kazanmak iyidir değil mi? Türk futbolunun DNA'sında duygular var. Biz inanır ve son dakikaya kadar savaşırız. Ben bir maçta futbolcu, teknik adam, taraftar ve aile babasıyım. Oyuna o kadar konsantre olurum ki jest ve mimiklerime dikkat etmem. Duygularım beni yönlendirir, bazen kendimi ekranda izlediğimde ben de şaşırırım ama bu benim, hesaplarım yoktur. Kameralar beni çekiyor, şöyle davranmam gerekiyor diye düşünmem. İnsan karakterine sadık olmalı. 

ALMANYA'YA YENİLSEK BİLE KAZANAN BİZDİK!

Euro 2008'deki yarı finalde Almanya karşısına çıkarken elimde sakatlık ve cezalılar yüzünden 14 futbolcu vardı. Oyuncularımı soyunma odasında "Biz bu turnuvada yapmamız gerekeni zaten yaptık" diyerek motive ettim. "Maçın sonucu ne olursa olsun siz Türk milletini mutlu ettiniz, görevinizi yerine getirdiniz, bugün kaybetseniz bile kazanan sizlerisiniz" dedim. 

FUTBOL 6 HARFLİ AMA...

Milli takımda futbolcularımı motive etmem kolay. Bizim için milli forma en güzel formadır, biz ülkemize aşığız. Oyuncularım ülkemizin insanları için oynadıklarını bilirler. 
Futbol, Türkçe'de 6 harfli bir kelime ama bizim için çok ama çok daha fazlası. Benim futbol felsefem her zaman kazanmak üzerine kurulu, benim takımlarım ne kaybetmekten korkar, ne rakibinden çekinir. Futbolun yüzde 50'si taktik. Fizik olarak hazır olmayan bir takımı mental olarak da hazır edemezsiniz. 
Ben, Fatih Terim olarak mutluyum. Evimde bir Napolyon büstü olduğu doğru değil, dünyanın bütün büyük liderlerine saygım var ama gördüğünüz gibi arkamda Atatürk'ün fotoğrafı var ve bu bana güç veriyor. 
UEFA Kupası'nı kazandığımızda gözyaşlarımı zor tuttum. Fiorentina'da ilk kez taktiği tabelada anlattığımda oyuncular şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Dünyanın en iyi defansının yapıldığı ligde hep hücumu düşündüm. Bu yüzden ne ben Fiorentina'yı unuturum ne de Floransa halkı beni. 
Benim kariyerimde galibiyet sayısı mağlubiyet sayısından fazladır. Benden önce milli takım, Avrupa Şampiyonası'na hiç gidememişti. Galatasaray'ı 8 yıl çalıştırdım, 6 kez şampiyon olduk. UEFA Kupası bir Türk takımı ilk kez kazandı. Benim için futbol gözlerden değil kalpten geçen bir sanattır.

MİSAFİR AĞIRLAMASINI İYİ BİLİRİZ

Bizim stadyumlarımız için "Türk cehennemi" deniyor ama bunu yanlış anlıyorsunuz. Bizim stadyumlarımızda olay olmaz. Evet, ambiyansın Avrupa stadyumlarından çok daha farklı olduğu kesin ama kimsenin de bundan çekinmesine gerek bir durum yok. Ben hayatımda hiçbir stadyumda çekinmedim, korkmadım, neden korkayım ki? Bizim ülkemize gelen rakiplerimizin her zaman güvenliği güvence altındadır. Juventus buraya Ali Sami Yen geldiğinde Lippi ve oyuncularını havaalanına kadar yöneticilerle birlikte bizzat uğurladım. Bizim alkışlarımız, tezahüratlarımız, heyecanımız çok daha fazladır ama biz misafir ağırlamasını çok iyi bilen bir milletizdir. 

YAŞAYAN EFSANE!

"Terim'in Reçeteleri" başlıklı röportaja 6 sayfa ayıran So Foot Dergisi, Fatih Terim için "Yaşayan Efsane" dedi.