M.Emin Uluç

Morale ihtiyacı vardı Fenerbahçe'nin. Antalya yenilgisiyle kimyası bozulan takım, Kadıköy'de taraftarında özür dileyerek yeni bir seri yakalamak istiyordu. Rakibi Kasımpaşa da, 16. haftadan bu yana süren galibiyet hasretini dindirmeyi hedefliyordu. Amacına ulaşan, 3 puanı daha çok isteyen Fenerbahçe oldu. Hem de Kadıköy'ü Kasımpaşa'ya dar edip tribünleri coşturarak. Kadroda büyük bir revizyona giden Pereira'nın, orta alanda Ozan-Kadlec tercihi herkesi şaşırtmıştı ama kimse Mehmet Topal ile Josef'i aramadı. İlk düdükle birlikte rakip kaleye saldırmaya başlayan sarı-lacivertliler, o kadar hızlı ve kalabalık hücum ediyordu ki, neredeyse Kaleci Volkan bile ataklara katılacaktı. Hafta içinde Başkan Aziz Yıldırım'ın oyuncularla yaptığı konuşma etkisini sahanın her yerinde gösteriyordu. Van Persie kendi yarı alanında savunma yapıyor, Kadlec rakip kalede gol arıyordu. Herkes her yerde iki kişilik savaşıyor, Fenerbahçe sahada adeta 22 kişi oynuyordu.
Kasımpaşa 10 kişi kaldı
Özellikle sol kanatta Volkan Şen inanılmaz işler yapıyor, arkadan Hasan Ali'nin de desteğiyle bu alanı parselleyen Fenerbahçe her geçen saniye gole yaklaşıyordu. Nani ve RvP'nin uyumu, Diego'nun Kasımpaşa savunmasını bunaltan pasları derken, üst üste pozisyonlar geliyor ama bir türlü gol olmuyordu. 26'da RvP bomboş pozisyonda kafayı auta vururken kulübede Fernandao kahroluyordu. Derken, 37'de Diego kaleyi karşıdan gören pozisyonda topu önünde buldu ve klasikleşen gollerinden birini atarak kilidi açtı: 1-0. 45'te penaltıya sebebiyet veren Titi kırmızı kart görürken, atışı kullanan RvP ağları havalandırdı: 2-0. İkinci yarıya daha rahat ama daha arzulu çıktı Fenerbahçe. Volkan net fırsatları harcarken, 72'de oyuna giren Alper Potuk, 76'da çalım slalomunu jeneriklik bir golle taçlandırdı: 3-0.  Sarı-lacivertliler maçın son bölümlerinde oyunu rölantiye alırken 87'de Gökhan'ın hatasını affetmeyen Malki skoru belirledi: 3-1. Fenerbahçe rahat bir nefes aldı, Kasımpaşa yine 3 puana hasret kaldı.