Henüz 10 yaşındayken Beşiktaş'ın altın çocuğu olarak nitelendirilen ve Messi ile kıyaslanan Muhammed Demirci, benzersiz deneyimlerle dolu kariyerini anlattı. Halen 2. Lig ekibi İstanbulspor'da forma giyen 'Mami', yaşadığı tecrübelerden öyle etkilenmiş ki, artık hayal kurmuyor. "Erken şöhreti ben istemedim" derken, yarından umutlu..

İŞTE O RÖPORTAJ...

Neredeyse iki yıl sürdü buluşmamız… "Kendimi hazır hissettiğimde konuşacağım" demişti, son görüşmemizde…Arada Norveç'te ve Belçika'da denedi; amacı 'yeniden doğmak'tı…Döndü dolaştı, memleket futbolunun en köklü kulüplerinden İstanbulspor'da karar kıldı.

Sezon başında Beşiktaş'ın gönderdiği pilot takımı Bayrampaşa'nın da yer aldığı , 2. Lig Beyaz Grup'ta İstanbulspor… Ne tesadüftür ki kariyerindeki ilk profesyonel golünü de siyah beyazlıların pilot takımına attı. Ancak o anda bunu hiç aklına getirmemiş.

6 MAÇTA 1 GOL 2 KIRMIZI KART

Devre arası gittiği İstanbulspor'da 6 maç oynadı: 1 gol ve 2 kırmızı kart! Zaten dört kez haber oldu: "Muhammed İstanbulspor'da", "Muhammed kırmızı kart gördü", "Muhammed ilk golünü attı", "Muhammed bir dakikada kırmızı kart gördü"…Geçmişine dair haberler de ya kızlarla çektirdiği fotoğraflarla veya geçirdiği trafik kazasıyla anılıyor. Bu yüzden de çok üzülüyor. Çünkü o geçmişi unutmak; hatta kendini unutturmak istiyor. Fakat onun da unutamadığı bir an var. İki sezon önce Olimpiyat'taki o olaylı Galatasaray derbisinde direkten dönen topu…Arda Turan, Barcelona'ya gittiğinde hepimiz onu hatırladık. Manşetleri de şöyle attık: "Bayrampaşalı Arda Barcelona'ya, Barcelonalı Muhammed Bayrampaşa'ya"…

21 DEĞİL SANKİ 41 YAŞINDA

10 yıldan fazladır hayatımızda olan 21 değil adeta 41 yaşında bir futbolcu gibi eskittik Muhammed Demirci'yi… 'Beşiktaş'ın Messi'si' diyerek, büyük bir yükün altına koyduk o daha dünyanın kaç bucak olduğunun farkına varmamışken… Biz ona hep yakıştırmalarda bulunurken o pek konuşmadı. Nihayet hazırdı konuşmaya…Şehir efsanesine dönen Barcelona hikayesiyle başlamak elzem. Daha anne babasının elinden tutup idmanlara giden Muhammed, reddetmiş gibi bir algı var La Massia'yı. "Seyit Ateş ile gittim. On gün kaldım orada. Çok güzel bir ortam vardı. İmzaların atılacağı gün sorun çıktı ve transfer olmadı. Ama olayın ailemin Barcelona'ya götürülmesiyle bir ilgisi yok. Böyle bir talebimiz yoktu zaten." Geriye şu soru kalıyor: "Seyit Ateş para mı istedi, nedenini sordun mu?" Ama Muhammed, bugüne kadar bu Seyit Ateş'e hiç sormamış. Nedenini sorduğumda sadece "Hiç gerek duymadım. Zaten ben o yaşta neyi kaçırdığında da farkında değildim ki" diyor…

BJK TV MAÇLARINI CANLI VERİYORDU

Muhammed, önce Beşiktaş altyapısına yazılıyor fakat bir müddet sonra aile Gaziosmanpaşa'ya taşınıyor ve siyah beyazlı altyapıyla irtibatı kesiliyor. Birgün Gaziosmanpaşa'da bir statta maç izlerken Seyit Ateş ile karşılaşıyor. Özetle tekrar Beşiktaş'ın yolu açılıyor. Aile, 18 yaşına kadar vekaleti Ateş'e veriyor. Ve biz daha minik takımda oynarken Muhammed ile tanıştık çünkü BJKTV maçlarını canlı veriyor; diğer kanallar onun müthiş minik çalımlarından oluşan klipler izlettiriyorlardı. Ona ilk formayı Bernd Schuster verdi: "Beni çok seviyordu. 'Messi' diye sesleniyordu. Almeiada, Simao ve Quaresma'lı takımda bana yer vermişti. Özgüvenim daha iyiydi, rahattım." Carlos Carvalhal de onu sevmiş ama sözleşmesi ona çelme takmış:

"Değişik bir sözleşmem vardı. 3 sezon 1 dakika bile 3 maç oynarsam param katlanıyordu. Bu benim önümü çok kesti. Carvalhal 'Seni inanılmaz oynatmak istiyorum ama sözleşmenden ötürü oynatılmamayı tercih ediliyorsun' dedi. Ben de 'Her şekilde kontratı değiştiririm' dedim. Ondan sonra fazla üstünde durulmadı. Sonraki sezon değiştirildi. O 2.5 sene boş geçti denilebilir."

ÖNCE MESSİ, SONRA MODRİC OLDU!

Ona en uzun süre şans veren isim Slaven Bilic oldu. Bu kez sıfatı 'Modric'ti: "Çıktığı her yerde benden söz ediyordu. Bana her zaman 'Modric gibisin. Onun kadar yeteneklisin ve onun gibi iyi yerlere geleceksin' diyordu. Her zaman oyuna ilk giren ben oluyordum. Hepsinde de bir katkı sağladım. İki defa da topum direkten döndü; G.Sray ve G.Antep maçlarında."Ağır bir sakatlık ve sonra bir çok futbolcunun yaptığı hatayı yapmak... Formayı kaptırmamak adına hazır olmadan sahalara dönmek...

GAZİANTEP'TE UZUN SÜRE KADRO DIŞI KALMIŞTI

Siyah beyazlı formayı bir an önce giyme arzusu bir daha giymeme sürecini başlatır. Bilic, istemese de kendini göstermek namına PTT 1. Lig'den Gaziantep BŞB'ye gider. "O zamanki hocan Hakan Kutlu bana, fiziğini yetersiz bulduğu için fazla şans vermediğini söyledi" dediğimde buna itiraz ediyor: "Keşke 'Yeteneksiz ve oynayacak kapasitesi yok' deseydi; daha mantıklı olurdu. Ben kendimi çok güçlü hissediyordum. Bence beni oynatmadığı için size bir şey sunmuş."Buna karşın Norveç'in Rosenborg takımındaki denemeki başarısızlığında fiziki sorunu kabul ediyor çünkü G.Antep'te uzun süre kadro dışı kalmıştı. Bonservisini alan Mouscron'daysa takıma geç gitmenin sıkıntısını yaşadığı için forma alamadığını söylüyor. Gelecek sezon öncelikli hedefi Mouscron'da değişmez olup, sonrasında Belçika'nın şampiyonluğuna oynayan ekiplerine gitmek...

ARDA TURAN'LA KIYASLANDI

Yıllarca Messi olması beklendi. Sonra Arda Turan, Messi'nin takım arkadaşı olunca da onunla kıyaslandı. Bayrampaşalı Arda'nın Barcelona'ya imza attığı günlerde onun da adı Bayrampaşa ile anılıyordu.Ve ister istemez "Bayrampaşalı Arda Barcelona'ya, Barcelonalı Muhammed Bayrampaşa'ya" manşetleri atılıyordu.Bunun zoruna gidip gitmediğini soruyorum: "Kesinlikle üzülmedim, zoruma da gitmedi. Çünkü o olay benim hatalarımdan olsaydı ben kesinlikle üzülürdüm. Ama benim dışımda gelişen olaylardan dolayı ben oraya gidemediğim için hiçbir şekilde üzülmedim, vicdan azabı da çekmedim. Üç dört maç üst üste çok kötü oynarım ve bir haber sitesi 'Muhammed'in performansı bitmiş' diye yazarsa, bu beni üzer çünkü bu benim hatam. Bunun üstesinden ben gelirim.Ama 'Arda Turan Bayrampaşa'dan Barcelona'ya, Muhammed Barcelona'dan Bayrampaşa'ya... Bu benim kesinlikle umurumda bile olmadı. Hiç üzülmedim çünkü orada olmayı elbet istiyorum ama benlik bir durum yoktu."Yani "Oxford vardı da okumadık mı diyen İbrahim Tatlıses gibi" dediğim de de "Aynen öyle" diye noktalıyor bu Barcelona olayını...

ARTIK HAYAL KURMUYOR

Muhammed, dili çok yandığı için artık hayal kurmuyor. O yüzden Barcelona başta olmak üzere takım ismi vermekten kaçıyor: "Hayal kurmuyorum ama yavaş yavaş kendimi geliştirerek; yeteneklerimi koruyarak yine iyi yere gelebileceğimi düşünoyrum. Ben açıkçası kendimi biraz unutturmak istiyorum."Ve 'yeniden Beşiktaş' hayali de kurmuyor: "Hâlâ oynuyor olmayı çok isterdim ama bir gün Beşiktaş'ta oynayacağım hayalini kurmadım. Artık hayal kurmaktan vazgeçtim, çünkü engel çıkıyor. Ben devamlı oynarken Beşiktaş beni isterse ben de gitmek isterim diye düşünüyorum. Gözümün önünde bir takım ismi yanmıyor. Kendimi unutturup futbolumla hatırlanmayı tercih edeceğim."Bir gün yeniden parlarsa ve F.Bahçe ve G.Saray'dan teklif gelirse de "Hayır asla gitmem" demeyeceğini de ekliyor bu fasıla...

SADECE DERBİDE DİREKTEN DÖNEN O TOPU İZLİYORUM

22 Eylül 2013 Muhammed Demirci'nin hayatında tabir caizse 'kırılma tarihi'. Beşiktaş, Galatasaray karşısında yenikti. Dakikalar 78'i gösteriyordu. "2-0 yeniktik.. Topum direkten döndü. Dönmese 2-1 olacaktı ve biz maçı çevirebilirdik. O anı kader şeklinde düşünmüyorum ama bugünden bakınca kırılma anı. O gol olsaydı bugün çok farklı olurdu. 'Hayır olmazdı desem' olmaz. Çıkan olaylardan sonra hükmen yenileceğimizi biliyordum ve üzgündük. Ama kendi açımdan da derbide oynadığım için içim kıpır kıpırdı. Uyuyamadım. Ve orada o gol olsaydı çok farklı olurdu.Şu anda da açıp bazen izliyorum. Ve kendi videolarımdan izlediğim tek şeydir. Sadece onu izliyorum."

KEŞKE O FOTOĞRAFI ÇEKTİRMESEYDİM

Bana daha mantıklı kararlar verdirecek birileri olsaydı, kariyerim farklı olabilirdi. Özeleştiri her zaman yapıyorum. Mesela özel yaşantıma çıkan bir fotoğraf vardı. Talihsiz şekilde başıma bir olay geldi. O fotoğrafın çıkması da beni çok olumsuz etkiledi. Ben bunu algılayamadım. Sonra bir kaza geçirdim. Kaza da hemen olay oldu. Sanki ben kaza yapamazmışım gibi, çok fazla büyütüldü. Şu an bile kırmızı kart görüyorum, o kaza fotoğrafını koyuyorlar. Bir kızla çıkan fotoğrafımı manşete kullanıp 'Muhammed kırmızı kart yedi' diye yazıyorlar. Beni hep geriye götürmeye çalışıyorlar insanların kafasında.

BEŞİKTAŞ'TA BAZI ŞEYLERİ BAŞARDIM

Beşiktaş'tayken "Bu iş olmayacak" dediğim zaman olmadı Çünkü ben bazı şeyleri başardım. Eğer doğru şekilde çalışırsam yine aynı şeyleri başarırım. Eğer başaramazsam hatayı kendimde ararım.

MENTAL SIKINTI NE?

Mental olarak neyim eksik? Saha içinde daha fazla profesyonel olmam; yüzde yüz maç havasına girmem gerekebilir. Bu konuda da ilerleme kaydetmeye çalışıyorum. Şu an İstanbulspor'daki Yalçın Koşukavak, bu zamana kadar sadece yeteneklerimle oynadığımı söylüyor. Futbol olarak bir şey öğretilmediğini söylüyor ve ben de buna katılıyorum. Arda burada oynasaydı "Hiç birşey oynamıyor" derlerdi. Çünkü burada bazı oyuncuların da açığını kapatman lazım ama orada öyle birşey yok.

ŞENOL HOCA BENİMLE KONUŞMADI

Sezon başında Beşiktaş kampına götürülmeyeceğimi menajerim Ahmet Bulut'tan öğrendim buna şaşırmıştım. Ne bir yönetici ne de Şenol Güneş benimle konuştu. Böyle olacağını düşünmemiştim.

10 YAŞINDA TV'YE ÇIKMAYI BEN İSTEMEDİM

Bana, "Keşke televizyona erken çıkmasıydın" diyorlar. Sanki kameramanı kendim getirip röportaj yapmışım. Bunlar benim elimde olan şeyler değil. Ben gazeteye ve televizyona çıktığımı arkadaşlarımdan öğreniyordum. Ben arkadaşlarım gibi her hafta maçlara çıkıyordum. Bunda benim ne suçum var? Ama her zaman ben suçluymuşum gibi davranıldı.Elimde olsaydı çocukluğumda kameraların karşısında oynamak istemezdim.

MUTSUZ DEĞİLİM VE BİTMEDİM

Mutsuz değilim. Her gün yeni bir gün. Bazı şeyleri elde ettiysen yine elde edebilirsin. Bitmedim, hiçbir zaman da pes etmedim. Yaptığım hatalardan da ders aldım. Benim için kötü yorum yapan, 'Bitti gitti' diyenlerin bana haksızlık ettiğini düşünmelerini sağlamak için de her gün çalışıyorum. Olmazsa en azından elimden gelini yaptım diyeceğim. Ama insanları haksız çıkaracacğım.Oynamamak ve bazı hatalardan dolayı insanlar benim üstüme çok fazla geldiğini düşünüyorum . Bu beni gerçekten üzüyor. Beşiktaş'tan gitmiş olmam veya başka yerde oynanamam bu kadar üzülmüyorum açıkçası.

HİÇ GENÇ OLMADIM!

21 yaşındayım. Kendimi 40 yaşında gibi hissetmiyorum da öyle hissedildiğimi fark ediyorum. Bu beni üzmüyor. Bana hiçbir zaman 19 yaşından sonra genç muamelesi yapılmadı. Kaç yaşına gelip genç kalanlar var!

İSTANBULSPOR'DA İKİ KIRMIZI KART

İstanbulspor'da iki kez kırmızı kart gördüm. İlkinin kırmız olabileceğini düşünüyorum ama kesinlikle yazılan çizilene katılmıyorum. "Muhamed adamın suratına tekme salladı". Refleks olarak ayağımı salladım onun da suratı yakın olduğu için belki bir temas oldu. İkinci kırmızıda faul yaptım. Sarı kart verebilirdi ama hakem kırmızı verdi. Şoke oldum. Rakip oyuncular bile "Hocam ne yapıyorsun biraz ağır oldu" dedi. Bir art niyet olduğunu düşünüyorum.

ALEX, NİYE SEVİNMİYOR DİYE BAKTIM

İnönü Stadındaki derbide top toplayıcıydım. F.Bahçe maçı kazandı ve futbolcular taraftarlara gitti. Alex ise orta sahada oturuyordu ve sevinmiyordu. Alex'e hayranlığım olduğu için neden sevinmediğini merak ettim ve biraz yakından görmek istedim. Yanına forma isteme niyetiyle gitmemiştim. Zaten o durumda pek yakışık olmazdı. Ama o videoyu izlemiş ve bana daha sonra forma yolladı, çok sevindim.

ÖNCE İSTANBUL'UN ŞAMPİYONLUĞU

İstanbulspor'a para için değil, kendimi ispatlamak için gittim. Belçika'da oynayamayacaksam İstanbulspor'da devam etmek isterim. Bu sezon yüzlerini kara çıkarmamak için çalışıyorum. Şampiyonlukta emeğim olmasını istiyorum. Başkanımız, hocamız ve sportif direktörümüz beni her zaman çok destekliyor. İstanbulspor da benim için bir seçenek.

TESİSLERDE YATIP KALKIYORUM

Eve uzak olduğu için tesislerde kalıyorum. Sıkılmıyorum. Böyle olmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Arkadaşlarla akşam üstü yakınlardaki kafelere gidiyoruz.

İSTANBULSPOR'A SARIALİOĞLU SAHİP ÇIKTI

Sarıalioğlu Ailesi tarafından 8 yıl önce alınan İstanbulspor, Büyükçekmece'de güzel tesislere sahip. Vefat eden eski başkan Ömer Sarıalioğlu, tüm mal varlığını İstanbulspor Vakfı'na bıraktı. Başkan Sabahattin Sarıalioğlu'nun yanı sıra Ecmel Sarıalioğlu, Furkan Sarıalioğlu da yönetimde yer alıyor. Takımı Yalçın Koşukavak çalıştırıyor, sportif direktörlüğü ise Mustafa Dalcı yapıyor. Takım, 2. Lig Beyaz Grup'ta Ümraniyespor ile şampiyonluk mücadelesi veriyor.Milli Takım'ın eski mentörlerinden Turgay Biçer de kulüpte her hafta kulüpte futbolcularla toplantılar gerçekleştiriyor.

MESSİ, TÖRE VE HAKAN ALTUN

*Sinemayı seviyorum. Kitapla çok aram yok. Bazen okuyorum. *Her türlü müziği seviyorum ama daha çok Türkçe. En sevdiğim isim Hakan Altun'u seviyorum.

*10 yaşından beri röportaj yaptığımdan maç önü-sonu sıkıntı çekmedim. TV'ye erken çıkmanın tek avantajı bu oldu!

*Arda Turan ile yüzyüze geldik. Bazen arayıp konuşuyoruz. Fırsat olursa maçına giderim.

*Herkesin hayali Milli Takım'da oynamak. İçten içe tabii ki istiyorum.*Beşiktaş'ta en mutlu olduğum an 3-0'lık Bursa dönüşü taraftarın yaptığı karşılama anı.

*En mutsuz olduğum an ise sakatlandığım gündür. Çünkü takımda oynarken sakatlandım.

*Vodafone Arena çok güzel oldu. Maçlarım olmazsa elbette orada maça gitmek isterim.*Messi'yi çok beğeniyorum. Türkiye'de Gökhan Töre'yi beğeniyorum. hürriyet