HASAN SARIÇİÇEK

 

Havasından mı, suyundan mı bilmem ama Yigidolar şehri Sivas, güreşçi fabrikası gibi. Her dönemde yeni şampiyonlar sürüyor vitrine; Dünya ve Olimpiyat Şampiyonumuz Hamza Yerlikaya ile Ahmet Ayık gibi. Şimdi ise vitrindeki isim Rio Olimpiyat Oyunları’ndaki altın madalya ümidimiz süper ağır sıklet Taha Akgül... Sivaslı şampiyon, tam anlamıyla bir "Madalya koleksiyoncusu. 6 yıla 2 dünya, 2 Avrupa Şampiyonası ve 3 de Avrupa Oyunları şampiyonluğu olmak üzere, biri bronz tam 8 madalya sığdırmış. Turnuvalardaki altınları saymıyor, bile. Bu ne demek biliyor musunuz, boksta Muhammed Ali ne ise Taha da dünya güreşi için o. Yani; güreşin yeni Yaşar Doğu'su... 
Öyle ki sponsorlar, özel anlaşma yapmak için şimdiden peşine düşmüş. Şampiyon ile böyle yoğun bir günde Taksim’de harika bir röportaj gerçekleştirdik.
Gördük ki, şampiyonun vizyonu ve ufku geniş, sadece minderde kazanmakla yetinecek biri değil. Hayalinde TMOK ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi yöneticiliği yatıyor. Kendini şimdiden bu hedefe hazırlıyor. Ancak önceliği Rio... Dilerseniz sizi şampiyon Taha ile baş başa bırakalım:
“Ailecek sporcuyuz! Babam, ağabeyim ve kardeşim; dört erkek de güreşçiyiz. Koltukla, kanepeyle güreş tutan insanlarız. Düşünün evdeki tek hanım olan annemin halini. Hep antrenman halindeyim. Şu an dünyada acı kuvvetime dayanacak birini göremiyorum.”
Güreşe annem döndürdü
“Ya okul, ya spor dedim ve güreşe iki buçuk yıl ara verdim. Fakat içimde hep mindere dönmek vardı da cesaret edemiyordum. Çünkü ilk yıllarımda başarısız olmuştum. 9 Eylül Üniversitesi Türkçe öğretmenliğini kazanınca ailem İzmir'e göç etti. İşte o gün hayatım değişti... 
Canım anacığım! Güreşi bıraktığım için çok üzülüyordu, İzmir'de beni karşısına aldı, 'Oğlum', dedi 'Allahü teâlâ sana boy pos vermiş, inanılmaz güç vermiş. Bunun bir karşılığı olmalı'. 
Annem doğru söylüyordu, boyum 1.93 m. ve kilom 107'ydi, yine de boynumu büktüm ve 'Olmaz anne' dedim, 'Ben o güreşi başaramadım'. 'O nasıl söz? Ben sana haram lokma yedirmedim ki, başarısız olasın. Sadece iyi başlayamadın, hepsi bu, asla pes etmemelisin, mindere dönmelisin, güreşi ne kadar sevdiğini biliyorum' dedi.  İçimden bir ses, "Annen doğru söylüyor mindere dönmelisin' diyordu ama 'Ya kaybedersem' endişesinden o an 'peki' diyemedim.
“Annem aklımdan geçeni anlamış gibi, "Seni, dualarla büyüttük. Bu millet senden başarı bekliyor, 81 milyon senin ay-yıldızlı bayrağımızı her alanda göndere çektirmeni, İstiklal Marşı'nı dünyaya ezberletmeni bekliyor' dedi. 
'Söz' dedim ve Avrupa, Dünya şampiyonlukları kazanarak sözümü tuttum ama olimpiyatı henüz kazanamadık, tek eksik madalya o. Onu da Rio'da kazanıp, bütün annelere armağan edeceğim.”
Rio altın için fırsat
Hani, “sırım gibi delikanlı” derler ya, Taha Akgül aynen öyle, ağır sıklet değil de manken gibi bir fiziğe sahip… Şu anki 118 kiloluk ağırlığı kas ve adalelere yüklemiş, çelik gibi sert, kuvvetli ve de dağ gibi imanı var…
“Rio”, deyince şampiyonun gözleri bir başka parlıyor, “Ben duanın önemine inanan biriyim. Eminim Rio’da da altın madalya alacağım. Yeter ki, 81 milyonun duası benimle olsun”
Akgül’e 2012 Londra’daki acı tecrübesini soruyoruz, Rio'da altın madalya için bu kadar nasıl emin olabiliyorsun?"
“Londra, Türk güreş tarihinin en kötü sonuçlarının alındığı bir olimpiyattı. Kabus gibi... Mindere en son ben çıktım, kötü sonuçların psikolojik etkisinde kaldım. Ayrıca Londra'da hazırlıksızdım ve gençtim. Sonuçta Allah, çalışana, ve hak edene veriyor. Şu anda hem hazırım hem de tecrübeliyim. Rio'ya olimpiyat tecrübesiyle katılacağım.”
“Beklentilerin yüksek olduğunun farkındayım, herkes beni ‘Şampiyon’ diye selamlıyor. Sorumluluğum ağır, 13 yaşımdan beri minderdeyim. O minderin her oyununu da bilirim, karşıma çıkacak olanları da. Benden daha güçlüsü yok, bu konuda tevazu gereksiz.  Çok çalıştım, olimpiyatları kazanmayı da çok istiyorum. Altından başkasını düşünmüyorum. Rio'da karşıma çıkacak rakipleri iyi tanıyorum. Çoğu ile Las Vegas'taki son Dünya Şampiyonası'nda karşılaştım; yarı final ve finaldeki rakiplerimi kısa sürede teknik üstünlükle yendim. Ayak kilit oyunuma dayanamadılar. İnşallah Rio'da da aynısı olacak. Çünkü artık ustalık dönemindeyim”
“Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek beylerden büyük destek gördüm. Başbakanımız arayıp; "Altın kazanacaksın değil mi?", diye soruyor. "Başka bir ihtimal düşünmüyorum ki...”

HAYIRLI EVLAT
Gülbahar Akgül, alnından öptüğü oğlunu nasıl yetiştirdiğini anlattı: "Ona helal süt içirdim, Yaşar Doğu ve Koca Yusuf'un düsturuna göre yetişti. O hayırlı evlat, Rio'da altın madalya bekliyorum" dedi.

Fotoğraflar: Bünyamin Çelik