Beşiktaş Başkan'ı Fikret Orman'dan ilginç benzetme geldi. Orman, başkanlığa geldiği günden bu güne kadar yaşanan zorlukları anlattı. Fikret Orman, durumlarını, Türk sinemasının efsane filmlerinden 'Çiçek Abbas'ta yer alan bir sahneden örnekle ifade etti.

''KASADA HİÇ PARA YOKTU''

Hürriyet Gazetesi'nden İsmet Berkan'la bir söyleşi yapan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, başkanlığa geldiği gündeki zorlukları ve şu anki durumlarını anlattı.

İşte İsmet Berkan'ın Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'la yaptığı söyleşiden kaleme aldıkları:

''Orman ve aralarında benim de bulunduğum yönetim kurulu, mazbatalarını alır almaz ilk yönetim kurulu toplantısı için salona geçtiğinde, masaya gelen ilk sorun şuydu: Kulübün Maliye Bakanlığı'na hemen ödemesi gereken KDV borcu vardı, ama kasada o ödemeyi karşılayacak para yoktu!

Beşiktaş, kendisine değil, devlete ait parayı Maliye'ye ödeyemeyecek durumdaydı.

Spordan, sportif başarıdan, bu başarıya ulaşmak için yapılması gerekenleri konuşacağına yönetim kurulu ve başkan gece gündüz borçlardan, alacaklılardan, bankalardan faizlerden, açılmış icra davalarından konuşmak zorundaydı. Kulübe haciz için sürekli avukatlar geliyordu.

''YERiN ALTINDAN EKSiDEN GELiYORUZ''

O sırada 110 yıllık bir kurum ve bir camia olan Beşiktaş için gerçekten iç acıtan manzaralar vardı. Bugün, o karanlık günlerden 4 yıl sonra Fikret Orman ile yeni İnönü Stadı'nda; Vodafone Arena'da sohbet ediyoruz. O günleri hatırlamak da istemiyor, unutmak da başkan. "Biz" diyor, "Dibe falan vurmadık, resmen yerin altından, eksiden geliyoruz."

Ardından samimi bir itiraf:

"On gün içinde aday oldum ve başkan seçildim. Ne yönetim kurulumdakileri çok yakından tanıyordum ne de aslında Beşiktaş'ın içinde bulunduğu durumu detaylı olarak biliyordum. Evet, kulübün mali durumunun kötü olduğunu biliyorduk ama bu detayda değil... Zaten o detayda bilsek belki gelmezdik bile..."

Gerçekten insan o günleri hatırlamak bile istemiyor. Düşünün, kulübün bütün gelirleri temlikli. Diyelim naklen yayından bir gelir elde ediyorsunuz ama o para size gelmeden daha kaynağında hoop alacaklı bankaya gidiyor.

''ÖNCE iTiBARI GERi KAZANMAYA ÇALIŞTIK''

"Borç var, moral yok. Seyirci gelmiyor, oyuncu gitmek istiyor. Camia bölünmüş. Ama ilk yapmamız gereken ticari ilişkilerinde itibarı geri kazanmaya çalışmaktı. 'Feda Sezonu', dışımızda gelişti. Ortak ruh oluşturmak için 'Feda' tişörtleri çıkarttık. Birden dayanışma ruhu uyandı aslında.

''ŞAMPİYONLAR LİGİ KUPASI HAYAL DEĞİL''

Ve sohbetimizde söz geleceğe geliyor. Hedefler çok büyük:

"Yönetİme geldiğimde, çaresiz biçimde bazı sorunların çözümünü geleceğe erteledik, mesela basketbolu erteledik, mesela başka bazı yatırımları ve spor dallarında başarıyı erteledik. Şimdi sıra o ertelediğimiz sorunlarda. En önce kulübü Akaretler'den buraya; stada taşıyoruz. Basketbol için kollarımızı sıvayacağız, salon sorunu dahil, pek çok konuya el atacağız. Ve son olarak da, camia olmamızın bazı gerekleri var, onları yerine getireceğiz."

''ZARAR ETME SINIRI 10 MiLYONA KADAR''

Peki ya futbol?

"UEFA bize futbol takımımızdan 20 milyon Euro'ya kadar zarar etmemize izin verdi; biz 13 milyon zarar ettik. Bu yıl iznimiz 10 milyon Euro'ya kadar, ama o kadar zarar etmeyeceğiz. İki sezon sonra ise, kâr etmeye başlayacağız.

Bu stad şehrin en güzel noktalarından birinde kurulu. Burada Şampiyonlar Ligi Kupası kaldırmak istiyoruz. Olmayacak şey değil; büyük bir hayal de değil. Beşiktaş bunu başarabilir. Hedefimiz büyük."

BEŞiKTAŞ ULUSLARARASI OLACAK

Fikret Orman'ın bir başka hedefi, yurtdışındaki Beşiktaşlıların sayısını artırmak. Ama Çinlileri, Endonezyalıları, Afrikalıları kastediyor.

"Önce Müslüman ülkelerden başlamayı düşünüyoruz. Mesela Çin'de Uygurlar ciddi bir nüfus. Neden orada maç yapmayalım? Endonezya'da, Malezya'da neden takımımız dostluk maçlarına katılmasın? Afrika'da neden Beşiktaş taraftarı olmasın? Uluslararası bir takım olacak Beşiktaş."

''KULÜP O BORÇ YAPISIYLA ÇÖKER GiDERDi''

Onca zorlukta İnönü Stadı'nı yıkmaya ve yerine yeni bir stad yapmaya karar verdi...

"Stadı yeniden yapmıyor olmasaydık buraya gelemezdik. Kulüp o borç yapısıyla çökerdi. Şampiyonluk kutlamasından 4 milyon dolar kazandık. 3 maçın geliri 40 milyon TL. Bak, Çiçek Abbas'ta çok sevdiğim bir sahne vardır. Abbas minibüsünü almıştır. Kahvede, 'Herkese benden bir çay' der. Eski patronu istemez, 'Peki' der Abbas, 'Ona vermeyin.' Eski patronu 'Ben senin ağanım' der, Abbas cevabı yapıştırır: 'O eskidendi, artık benim de minibüsüm var, seninle eşitiz, kardeşiz.' Bizim halimiz de böyle."

' 'POYRAZ KARAYEL'DE OYNADIM''

Neredeyse her dizide bir Beşiktaşlı var. Bundan güzel bir şey olabilir mi? Sırf bu sebeple Poyraz Karayel dizisinde oynadım. Beşiktaş Başkanı rolünde. Beşiktaşlılık bir duruştur. Dizilerde de bu ortaya çıkıyor. Taraftarımız artıyor; daha da arttıracağız."

FiKRET ORMAN'IN GÖNDERME YAPTIĞI ÇiÇEK ABBAS'TA GEÇEN MEŞHUR SAHNEDEKi DiYALOGLAR:

Çiçek Abbas:
- Herkese benden bir çay.
Şakir:
- Ben istemem.
Çiçek Abbas:
- Şakir'e çay yok.
Şakir:
- Sen bana nasıl Şakir dersin lan kelek!
Çiçek Abbas:
- Ne diyem? Mesela Mahmut mu diyem, Şakir!
Şakir:
- Şakir Abi, dayı, ağa diyeceksin!
Çiçek Abbas:
- O günler bitti, Şakir!
Şakİr:
- Ne demek bitti?
Çiçek Abbas:
- Bayağı bitti. İkimizin de minibüsü var; kardeşinim artık Şakir!