Milli Takım EURO 2016'da grubundaki ilk iki maçını kaybetti, ortalık karıştı. Hırvatistan maçında farktan kurtulan, İspanya karşısında ise dağılmaktan kurtulamayan ay-yıldızlı takımda suçlamalar birbirini kovalarken, hem saha içinde hem de dışında ne kadar büyük problemler olduğu ortalığa saçıldı. Milli Takım'da sevgi ve saygının kaybolduğunun göstergesi olan olayların iki mağlubiyette gün yüzüne çıkması takımdan çok şey bekleyenleri de kahretti. Son maçını kazanması halinde Fransa'da yoluna devam etme şansı olan Milli Takım'ın daha "her şey bitmeden, turnuvayı kafasında bitirmesi" problemin büyüklüğünü de gözler önüne serdi. İşte o problemler yumağından örnekler… 
Prim pazarlığı can sıktı
Şampiyonaya son anda giden Milli Takım'da oyuncuların Fransa'daki kampta prim pazarlığı yaptığı ortaya çıktı. En iyi üçüncü kontenjanından biletin alınmasının ardından Fatih Terim 500 bin avroluk primin eşit bir şekilde dağıtılmasını istedi. Ancak sakatlığı sebebiyle formasından uzun süre ayrı kalan Burak Yılmaz hariç tutuldu. Oyuncu da kampta bu rahatsızlığını dile getirdi. Kaptan Arda aracı olunca Fatih Terim küplere bindi. Baba-oğul ilişkisi yaşayan ikilinin arası açıldı. 
Transfer görüşmeleri
Şampiyona öncesi kenetlenmiş görüntüsü veren ay-yıldızlı oyuncuların kampta yaşadığı gruplaşmalar da dikkati çekti. Önceden takım halinde hareket eden, birlikte eğlenip birlikte gülen oyuncular Fransa'da adeta birbirinden kaçar oldu. İdman biter bitmez odalarına çekilen oyuncular küçük gruplar halinde vakit geçirdi, takımdaşlık duygusu iyice azaldı. Oyuncular bir araya geldiğinde turnuvadan çok, transfer hayalleri üzerine sohbetler yaptı. Gece yarısı Arda Turan ve Gökhan Gönül'ün menajerleriyle transfer konuşması yapması Fatih Terim'in de tepkisini çekti. 
Arda bilerek çıkarılmadı!
Fatih Terim'in çok kötü oynadığımız Hırvatistan maçından sonra İspanya karşısına da aynı on biri çıkarması "Hoca bu takıma güveniyor" görüşünden çok "bildiğinden şaşmıyor" söylemlerinin ağırlık kazanmasına sebep oldu. Ayrıca Terim'in savunmanın göbeğinde 'çakma stoperler' M.Topal-H.Balta ikilisinde ısrar etmesi, kanat oyuncusu kullanmaması da tepki çekti. Hırvatistan maçında dökülen Arda'yı İspanya maçında 90 dakika sahada tutup ıslıklanmasına sebep olması Fatih Terim'in arasının açık olduğu kaptanı "taraftara ezdirmek istediği" şeklinde yorumlandı. 
‘Taktikten anlamaz!’
Fatih Terim, iki maçta oyuncu tercihleri, saha dizilişi ve taktik yetersizliği sebebiyle ağır şekilde eleştirilirken, sosyal medyada eski talebelerinin tecrübeli teknik adam hakkında yaptığı olumsuz açıklamalar paylaşım rekorları kırdı. Terim'in Milan'dan talebesi olan Andreas Pirlo’nun kitabında şu ifadeleri kullandı: "Terim'in taktik bilgisi yetersizdi. Tüm oyun planı bağıra çağıra takımı motive ederek, sahada iyi bir sonuç almayı ummaktı. Pek kurallara uyan biri değildi. Aktivitelere kravat takmadan gelebiliyor, "Biri bizi gözetliyor" programını seyretmek için kimseye haber vermeden Galliani'yi masada tek başına bırakıyordu."  
‘Sadece kaleci anlardı’
Göreve başladığı ilk günlerde yaptığı takım toplantılarını da anlatan Pirlo, "Terim eline bir tebeşir alıp taktik tahtasına 11 daire çizerdi. Tahtadaki her daire sahaya çıkacak bir oyuncuyu temsil ederdi. Ancak konuşmanın ortasında taktik tahtası çizdiği oklardan ve karalamalardan öyle bir hale gelirdi ki; hangi dairenin kimi işaret ettiğini anlamak imkansızlaşırdı.. Kısacası tam bir kaos... Sadece kalecinin kendi pozisyonundan emin olabilirdi. Konuşma ilerledikçe defanstaki dairelerle forvettekiler karışmaya başlardı. Milan için bundan çok daha fazlası lazımdı..." ifadelerini kullandı. 
‘Tam bir megaloman’ 
Fatih Terim'e daha önce de Frank de Boer eleştirilerde bulunmuştu. Bir Dönem Galatasaray'da forma giyen Hollandalı yıldız, Futbol Extra'da çıkan bir röportajında Terim'i megalomanlıkla suçlamıştı. "UEFA Kupası'ndan dolayı Fatih Terim'in başı hâlâ göklerde, bulutların arasında geziyordu" diyen De Boer, "Kendisi futboldan çok dış görünüşüyle meşguldü. Benim hiçbir yerde görmediğim bir şeydi. Yarım sezonluk bir dönemde aynı kıyafetle diğer antrenmana çıksın. Her seferinde başka kıyafet giyerdi. Bu gerçekten inanılmazdı. Tam anlamıyla gerçek bir megalomandı" demişti. 
‘Taktik hiç konuşmazdı’ 
Terim'e karşı yüksek sesle eleştirilerini sıralayan oyunculardan biri de Milan Baros'tu. Tecrübeli hocayla yıldızının bir türlü barışmadığını dile getiren Baros, "Dünyada ondan daha iyi olan bir sürü hoca var. Türkiye'de çok büyük bir efsane olarak anılır. Ancak, ben onunla ilgili iyi şeyler hatırlamıyorum, hiçbir şey hatırlamıyorum. Onun çok muhteşem bir hoca olduğunu söylerlerdi ama çalıştıktan sonra gerçeği gördüm. Fatih Terim'in Galatasaray'da taktik konusunda konuştuğunu hiç hatırlamıyorum. Takıma sadece 'Rakibi yıkmak'tan bahsederdi" diyerek içini dökmüştü.