Ricardo Quaresma… Özelinde çingene olmaktan gurur duyan, dünya futbolunun bir parlayıp bir sönen, zaman zaman egosunun ön plana çıkmasıyla kendi yeteneklerine ihanet eden Portekizli isim… Bu sıradalarda yükselme döneminde… Şu anda kulüp bazında giydiği siyah-beyaz formaya benzer bir hayata sahip aslında… Sadece Beşiktaş bazında bile baktığımızda çok farklı bir profil ve azmin, başarının, sürünmenin, hatadan dönmenin açılımlarını görmemiz mümkün. Gelin hep birlikte Beşiktaş günlerinin dışına fazla çıkmadan dününe ve bugününe bakalım…

Binler önünde tören
2010 yılında Beşiktaş’a büyük bir heyecan ve coşkuyla geldi. İnönü Stadı’nda binler önünde imza töreni düzenlendi. Vizyonel anlamda siyah-beyazlıların bakış açısını değiştiren önemli transferlerden biriydi. İnter’den gelen Ricardo Quaresma için ödenen bonservis ücreti 7.3 milyon avroydu. Ki o Q17, duygusallığıyla, yeteneklerinin de etkilediği egosuyla, bencil futbol anlayışıyla öne çıkıp ilk sezonunda 39 maçta 11 gol ve 16 asistle hiç de azımsanmayacak rakamlara ulaştı. İkinci sezonunda Quaresma’nın performansı da istatistikleri de biraz aşağı inmektedir: 34 maç, 7 gol 11 asist.
FEDA demedi gitti
2013 yılı Quaresma adına kara bir yıl deseydik yeridir… Başkan Fikret Orman’lı dönemde FEDA dendi, 3 milyon 750 bin avro kazanan Quaresma’dan indirim istendi. Hatta rakam da belliydi… “2.5 milyon avro’dan sözleşme uzatalım” teklifiydi. Portekizli futbolcu 3 milyon avroya tamam ama fazlası olmaz dedi. Samet Aybaba, gerek ekonomik tablosu gerek egoları nedeniyle Quaresma’yı istemediğini söyledi. Kadro dışı bırakıldı. Tek başına idmanlara çıktı ve tek bir top verdi. Şut çektiğinde topu gidip kendisinin alması gerekiyordu. Tam bir yıpratma politikasıydı.
Bir tek Adalı uğurladı
Taraflar daha fazla dayanamadı, yarım sezonluk alacağı karşılığında sözleşmesi feshedilip yollandı. Giderken yanında eski yönetici ve onun “Baba” olarak nitelendirdiği Serdal Adalı vardı. Dubai’de Al Ahli’de sıkıntılı günler geçirdi. 2014 Ocak ayında eski kulübü Porto’ya döndü ama aklında hep Beşiktaş taraftarının sevgisi ve aşkı vardı. Çünkü o işine aşkla bağlı ama aynı zamanda da tribünler tarafından pohpohlanması seven bir kişiliğe sahipti. Bonservisine 1.2 milyon avro ödenerek tekrar Kartal oldu. Hayali olan şampiyonluğu gördü ve EURO 2016’ya gitti.