Ali Çelik  ADAPAZARI

Kendi ifadesi ile o gecenin milyonlarca kahramanı vardı. Kenan Sofuoğlu ise sadece o kalabalığın içindeki tanınmış simalardandı. O gece yaşadıklarını, gazetemize şu sözlerle anlattı: 

Gece antrenmanı yaparken annemden telefon geldi. “Oğlum darbe oluyormuş acil eve gel” dedi. Harfiyen şunları söyledim: “Reis başımızdayken böyle bir şey mümkün değil anneciğim.” Eve girdiğimde TRT’deki bildiri okunuyordu. Aklıma ilk Sayın Cumhurbaşkanımızın durumu geldi. Ona ulaşabilmek için çok yeri aradım ama kimseden cevap alamadım. Tam o sırada televizyona canlı bağlandı. Bir ışık bekliyormuşuz, Reis meydanlara inin deyince motoruma atladım ve hiç tereddütsüz dışarı çıktım. 

KORKU HİSSETMEDİM

Evden çıkarken silah sesleri geliyordu ve çocuğumuz henüz yeni doğmuştu, eşim dışarı çıkmamam konusunda çok yalvardı. O anki duygularımı anlatmak zor, açıkçası ölümden korktuğumu düşünmüyorum. Kaldı ki malumunuz ölümle sürekli burun burunayız. Ben en yakınımdakilere doyamadan, ölümle ayrılmış birisiyim. Valilik binasının arkasından askerler içeri girmeye çalışırken karşılarına motorumla ilk ben çıktım. Bir an “tetiğe dokunursa hayat burada son bulacak” dedim ama ölümden korktuğumu hissetmedim. Çok şükür o gecenin sabahını gördük. 

SORU YAĞMURUNA TUTULDUM

15 Temmuz’da sonra ilk yarış için Almanya’ya gittik. Bütün medya kuruluşları, beni tanıyan, tanımayan herkes o geceyi sordu: “Türkiye bitti mi? Ailen, eşin, çocuğun hâlâ Türkiye’de mi?” Bu sorulara sinirlensem de hepsine şu cevabı verdim: “İşte biz böyle bir milletiz, liderimize sahip çıkar, vatan için gerekirse can veririz.” Sakarya’da o gece çekilen, tankın üstündeki fotoğrafıma çok şaşırmışlar, anlam verememişler. Düşünsenize; dünyada böyle bir millet olabilir mi? Asker tankla üstüne gelecek, halk kaçmak bir tarafa tankın üstüne çıkacak. İlerlemesin diye altına yatacak. Yabancı basının bütün derdi buydu, yarış röportajları bile hep aynı soruyla başladı: Türkiye bitti mi, Türkiye battı mı? 

DAHA DA GÜÇLENDİK

Gururla o geceyi anlatmaya çalıştım “Daha da güçlendik” dedim. Anladıklarını, anlayabileceklerini zannetmiyorum. Zaten bizim güçlenmemizi, başarılı olmamızı çekemiyorlar. Ben yıllardır Avrupa yarışlarında bunun sıkıntısını çektim. Başarımızı, güçlü olmamızı çekemiyorlar, kazandığım yarışlara çamur atıp, kötü yorumlar, çarpık haber yapıyorlar. İlk başlarda sebebini anlayamıyordum, tecrübe kazandıkça dertlerini anladım. Zaten o geceyi yaşamamızın en büyük sebeplerinden birisi de bazılarının Türkiye’nin büyümesini güçlenmesini çekememesi değil mi?

"BİZİMKİ SİYASET DEĞİL SEVGİ"

Ayrıca Sofuoğlu, “Bir şehit cenazesinde Reis yanına çağırarak sosyal medyada paylaştıklarımla ilgili teşekkür etti. Reisimizden böyle bir övgü almak çok güzel ama ya o gece başımızda olmasaydı, o millet ateşini yakmasaydı? Bana bundan dolayı siyaset yapıyor diyorlar. Kim ne derse desin, siyaset değil sevgi ve bunu hak eden bir lider. Olayın bizim tarafımızdan özeti budur.” dedi.