Defansın ortasında Mehmet Topal ve Souza ikilisinin oynamasını değerlendiren Volkan Demirel, "İkisinin takım için önemli olduğunu düşünüyorum. Daha az pozisyon veriyoruz. Daha güvenli oynuyoruz. En çok yandan orta yapan takımız. En fazla gol atan takımız. Amaç futbolda kazanmaksa, kazanmak için de en önemlisi gol yememek. Bunun için de bu adamlar görevini yapıyorsa bence doğru bir yoldayız. O yüzden de Mehmet ve Souza'nın oynaması kalede bana güven veriyor." dedi. 

"Saha içinde istenmeyen kelimeler ağızdan çıkıyor." diyen tecrübeli file bekçisi, "Arabada da çıkabiliyor. Bence bunlar fazla büyütülüyor. Biz çok fazla duygularla sahaya çıkıyoruz. Stres var, bakış açısı var. Ağzımdan çıkan kelime kendimde alakalı. O anki sinirden ve stresten çıkabiliyor. Ama trafikte de normal insan yaşar. Bunları fazla abartmamak gerekiyor." diye konuştu. 

"HAKEMLERLE SAHAYA ÇIKMADAN ÖNCE HAŞIR NEŞİRİZ..."

"Hakemlerle olan ilişkiler Türkiye'de nasıl? Şampiyonlar Ligi ile Türkiye Ligi farklı mı?" sorularına ise Volkan Demirel şu cevabı verdi; 

"Maç başlamadan önce ilişkiler iyi; ancak maçta değişiyor. Maç sırasında onlara da çok yükleniliyor. Onların da fazla üstüne gitmemek gerekiyor. Onların da biraz düşünerek karar vermesi gerekiyor. Örneğin geçen maçta serbest vuruşun yerinden kullanılmasını istediğim için sarı kart görmem kırıyor, beni kızdırıyor. Ben takımın kaptanıyım. Ondan sonra benim de hakeme karşı bir bakış açım oluyor. Sahaya çıkarken haşır neşiriz. Ama sonra sinirler geriliyor. Bunlar sinir ve stresten kaynaklanıyor. Bir takım şampiyon olacak ve herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Maç sonrası herkes sarılıp kendi evlerine gidiyor. İsterim ki taraftarlar da öyle yapsın." 

Takımların sezon başında Avrupa kupası oynaması ve sezonu erken açmasının 'Bunalım' olabileceğini kaydeden Volkan Demirel, "Ne kadar çalışıyorsanız dinlenmeniz de gerekiyor. Bizler Vardar'a elendik; çok üzüldük. Belki gruplara kalsak, şimdi ne durumda olurdur. Yenilsen de yensen de her zaman bir imkanınız bir şansınız oluyor. Biz sezona kötü başladık. Galatasaray iyi başladı; ancak düşüşte. Ben kötü başlayıp iyi gitmeyi isterim. Şu an bizim takım adım adım ilerledi. Her geçen sene zorlaşan bir lig var. Türkiye'de artık analizler daha önce ilerlemiş değildi. Her takım Avrupa standardında bir analiz ekibi kuruyor. Daha bilinçli insanlarla çalışıyorsunuz. Bu da ligi geliştiriyor" ifadelerini kullandı. 

PENALTILAR ÖNCESİ NEDEN SU İÇİYOR?

Penaltılar öncesi su içmesini de değerlendiren Volkan Demirel şöyle konuştu; 

"Penaltıyı atacak oyuncuyu oyalamak için... Penaltıya gelen arkadaşın köşesi bellidir. O köşeyi belli eden insan orada oyalanırken, belki onu değiştirebilir miyim o köşeyi. Ona zaman tanıyorum. Penaltı atılırken, topa bakarım. Gözlerden, gözlerimi çekmem. Penaltı kurtarılmaz, atılır. Kaleci her zaman kafasında bir şey vardır, onu yapmaya çalışır. Futbolcunun daha büyük şansı var. Geçen sene bir penaltı atma şansı doğdu. Kupada attım. Ama kendime fazla güvenden kaçırdım."

Kaleye yavaş gelen topları sevmediğini kayden Volkan Demirel, "Kötü vuruşu sevmem. Bir insan gerilir topa vuramaz ya, o vuruş gider gol olur. Kaleci konsantre olur iyi bir şut gelsin ama kötü vurulur ve kötü vurulan her top gol olur." diye konuştu.  

"O FUTBOLCU DA SIKINTI VARDIR"

Sezon başında yediği hatalı gollerin ardından sonra yedek kalmasını değerlendirmesi istenen Volkan Demirel şu ifadeleri kullandı:

"Yedek oturmak zoruma gidiyor. Oynamayan futbolcu zaten 'oynamıyorum oh keyfime bakayım diyorsa o futbolcu da sıkıntı vardır. Yedek kalan futbolcu oynamak için kendini yırtıyorsa her zaman arkasında durmak gerekiyor. Yapmış olduğum hatalardan dolayı formamı verdim. Bekledim. 6 haftada ne takım arkadaşlarıma ne de hocama yanlışım olmadı. Her zaman destekledim. Formanın tekrar bana geleceğini biliyordum. 599. maçımdı, 600. maçıma çıkamadım o sıra. Biraz da onun şeyi vardı. Bunu hiçbir zaman ters yönde cevap vermedim. Ters karşılamadım. 2007-08'de de bir kere bunu yaşadım. Tekrar alacağımı biliyordum. Forma kısa sürede gelecekti ve de geldi." 

Volkan  Demirel, yedek kaldığı dönemde formanın tekrar kendisine geleceğini bildiğini söyledi.

"PEMBEYE ERKEK ADAMIN ALIŞMASI ZOR"

Maçlarda giyeceği formaları değerlendirmesi istenen Volkan Demirel, "Sezon başında her zaman bana forma şansı bırakıyorlar. Ben siyah tercih ediyorum. Ama hakem ağabeyler onu seçtiği için giymedim. Biraz daha renklendirdiler. Kaleci forması benim için önemlidir. Giyerken, rengin veya eldivenin ayakkabının uyum içinde olmasını düşünürüm. Siyah forma giymeyi severim. Şu anda 3 tane kaleci kazağı var mavi, yeşil, siyah. Başka takımlara göre değişiyor. 

Milli Takımda pembe kazak bile var. Pembeye erkek adamın alışması zor. Kalecide olmaz. Pembe giyen takımlar var. Palermo'ya yakışıyor. Kalecinin rendi ya siyah, ya mavi ya da sarıdır. " açıklamalarını yaptı. 

Bursaspor'la oynayacakları maçı da değerlendiren Volkan Demirel, "Bursaspor'a saygı duymak gerekiyor. Ligin üst sıralarındalar ve iyi bir futbol oynuyorlar. Futbola aşık bir camia. Biz de bu tarz maçları seviyoruz. Bizim takım her zaman iyi oynamıştır. Üç haftadır iyi gidiyoruz. Oradaki atmosferi iyi biliyorum. Kazanmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyoruz. Takım iyi bir yola girdi, bizi buradan kimse çıkaramaz. Bursaspor'a saygı duyuyoruz. Büyük bir camia. Şampiyonluk yaşamış bir camia. Önemli olan bizim ne yapacağımız. Fenerbahçe gibi oynarsak, ihtiyacımız olan skoru alıp geliriz" ifadelerini kullandı.

"BAŞKALARININ DEĞİL BİZİM NE YAPTIĞIMIZ ÖNEMLİ"

Şampiyonluk yolunda kimleri avantajlı görüyor sorusuna ise tecrübeli kaleci, "Rotadaki takımlar yerine her zaman kendimize bakmamız lazım. Büyük camialarla yarışıyoruz. Hepsinin isteği var. Bu sene Kayseri, Bursa çok iyi kadrolar kurdular. Onlardan bile sürpriz olabilir. Bence ligde bu kadar takımın olması ligin kalitesini artırıyor. Buna seviniyorum. En çok önemli olan bizim ne yapacağımız. Kötü oynadığınız da nerede olduğunuzu, iyi olduğunuzda nerede olduğunuzu görüyorsunuz. Biz iyi olduğumuz sürece zaten diğer takımlar da bizden rahatsızlık duyacaktır." cevabını verdi.  

"Sosyal medya oyuncuları etkiliyor mu?" sorusu üzerine ise Fenerbahçe kalecisi, 
"Etkileyen de var, etkilemeyen de var. Beni etkilemiyor. Sosyal medyayı dikkate almamak gerekiyor. Lazım mı lazım. Takip ediyorum. Sosyal medya hesaplarım var. Instagram'ı aktif kullanıyorum. Hayatımızın içinde var. Gerekli mi gerekli. Ama fazla önemsemeye gerek yok." ifadelerini kullandı.  

Sosyal hayatıyla ilgili açıklamalar da yapan Volkan Demirel, "Müzik merakım var. 6-7 yıldır kendi kendime bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Resim toplamayı seviyorum. Sevdiğim bir camia. Ressam ağabeylerim var. Onlardan bir şeyler almaya çalışıyorum. Kendimi biraz daha başka yerlere çekmek için arayışlarım var. Yurtdışında daha başlamadım. Ancak futboldan sonra zamanım kalırsa yaparım. Türkiye'de ressam atölyelerine gidip ressam ağabeylerle konuşmaya çalışıyorum. Kitap çok nadir okurum. Eşim okur, bana anlatır. Daha çok uçakta film izlerim. Televizyonla çok fazla ilgilenmiyorum. Özellikle büyük kızım ne isterse onu yapıyoruz. Televizyonu çok nadir izlerim." açıklamalaranı yaptı.