Demirören, Ünal Aysal ile Fatih Terim için bir görüşme gerçekleştirdiğinin altını çizerek şunları kaydetti:

"Konuyla ilgili resmi açıklamamızı 25 Eylül 2013 tarihinde yapmamıza rağmen, kamuoyunda doğması muhtemel kafa karışıklıklarını gidermek için bazı gerçeklerin altını tekrar çizmek lüzumu doğmuştur. Sayın Fatih Terim için Ağustos 2013'te yaptığımız ilk görüşmede Galatasaray'ın eski başkanı, 'Millî takım teknik direktörlüğü kutsal bir görevdir. Hocamızla görüşebilirsiniz. İsterseniz ocak ayında kendisiyle anlaşabilirsiniz, biz de bu yolumuza başka hocayla devam etmek için zaman buluruz.' demiştir. Buna rağmen daha sonra 4 maçlık dönem için Fatih Terim ile fahri olarak anlaşma sağlandığı ve bunun da boş kağıda atılan sembolik imzalarla kamuoyuna duyurulduğu herkesin malumudur."

Terim'in Galatasaray'dan ayrılışı ile ilgili yaşananların TFF dışında gelişmiş olduğunu vurgulayan Demirören'in açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Dolayısıyla Sayın Fatih Terim'in Galatasaray'dan ayrılış süreciyle ilgili yaşananların, Türkiye Futbol Federasyonunun dışında gelişmiş olduğu ortadayken bu ayrılığı TRT Spor'da 'Biz Terim'i göndermedik, o millî takımı seçti.' şeklinde anlatmak art niyetli ve konuyla ilgili sorumluluğu üzerinden atma çabasıdır. Ünal Aysal'ın aramızda geçtiğini iddia ettiği telefon görüşmesi de maalesef doğru değildir. O konuşmada tarafımdan söylendiği iddia edilen 'Unutalım bu işi.' ve 'O zaman biz Sayın Terim'in yerine başka bir alternatif teknik adam düşüneceğim.' ifadeleri hayal ürünüdür. Biz Galatasaray'ın eski başkanı ile ne konuştuysak süreci ona uygun biçimde yürüttük, zaten Galatasaray'ın izniyle yapılan 4 maçlık ücretsiz anlaşma ve olayların daha sonraki gelişimi ortadadır."

Aysal'dan açıklama

Yıldırım Demirören'in TFF internet sitesinde yer alan bu ifadelerinin ardından Ünal Aysal da bir açıklama yaptı.

Aysal, yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

"TFF Başkanı Demirören'in bugün şahsımla ilgili yapmış olduğu açıklaması ve de özellikle kullandığı 'hilafıhakikat' deyimi kendisi adına büyük bir talihsizliktir ancak şaşırtıcı değildir. Çünkü kendisi bu olayda hakem veya şahit değil sorunun başaktörü ve tarafıdır. İnandırıcı olması da zaten beklenemez."