M. Emin Uluç

Fenerbahçe’nin en zorlu döneminde sarı-lacivertli ateşten gömleği giyen bir teknik adamdı İsmail Kartal. Kısıtlı imkânlarla başarıyı zorladı, taktik anlayışı eleştiri aldı, teknik adamlığı sorgulandı. Ancak o hep saha içinde kaldı ve işini yapmaya çalıştı. Şu anda toplam değeri yaklaşık 10 milyon avro olan TFF 1. Lig’deki Ankaragücü’nü çalıştırmakta ve takımı lider durumda. Söz İsmail Kartal’da. 

Çalıştırdığınız bütün takımlarda ekonomik problemler vardı. Bu şanssızlık mı?

Maddi anlamda güçlü, kadro kalitesi üst düzey bir takımda çalışmayı elbette isterim. Kadro ve mali istikrar başarının temel kriterleri ancak şu ana kadar böyle bir şans bulamadım. Boşta durmaktansa çalışmayı daha doğru buluyorum. 

A.Gücü ile anlaşmanız nasıl oldu? 

Sezon başı Ankaragücü’nden teklif aldığımda kulübün başarılarla dolu geçmişi ve taraftar gücü beni heyecanlandırdı. Maddi sıkıntıların elbette ki farkındaydım ancak bu problemlerin aşılacağına inandım. Son derece karakterli bir oyuncu grubuna sahibiz. Taraftar ilk dört hafta tepkiliydi ama şu anda destek veriyor. Amacımız ahengi koruyarak, Ankaragücü’nü ait olduğu Süper Lig’e taşımak. 

Arsene Wenger gibi uzun süre çalışıp ekol oluşturmaya sıcak bakıyor musunuz?

Wenger 21 senedir Arsenal’in başında ve son şampiyonluğunun üstünden oldukça uzun zaman geçti. Buna rağmen alınan başarısız sonuçların ardından zamana ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Türkiye’de bir antrenöre bu denli kredi ve zaman tanınır mı emin değilim! 

F.Bahçe’de başarısız gibi gösterildiniz.  Size karşı bir algı operasyonu var mıydı?

O sezon Fenerbahçe ile bütün şanssızlıkları yaşadık. Beş golle kazandığımız Rize deplasmanında otobüsümüz kurşunlanmasa belki de şampiyon olacaktık. Ama bütün bunlar geride kaldı. (Savunma futbolu eleştirilerine...) Katılmıyorum. Benim dönemimde kaç gol attığımız internetten görülebilir. 74 puan topladık. Bir önceki sene aynı puanla şampiyon olmuştuk. Manchester United her maç 11 kişiyle savunma yapıyor. Mourinho buraya gelse ne olacak şimdi? Her zaman hücum, her sene şampiyonluk mu? Düşüncelerle olmuyor yani. 

Türk futbolunda her takım borç batağında. Sebebi transfer hataları mı?

Kulüplerin gerek yayın hakkı gerek farklı imkanlarla çok sayıda geliri var. Takımlarımız doğru yönetilse maddi imkanlar söz konusu olmaz. Hepimiz insanız transfer gibi konularda hata yapabiliriz ama her sene tekrar tekrar borç yükü oluşturmak doğru değil. Mesela Anadolu takımları bir anda 4 milyon avroya iki oyuncu almamalı. 

Mesela Robin van Persie’ye üç sezon için 18 milyon avro verildi. Siz bu parayı daha farklı kullanabilir miydiniz? 

PTT 1. Lig’de o parayla 3-4 takım kurulur. Bu tarz hatalar zaman zaman oluyor, her transfer tutacak diye bir beklentiye girmemek lazım. Ben de hata yaptım ve Ankaragücü’ne Doka’yı aldırdım ama beklentilerimizi karşılamadı. Robin van Persie büyük bir dünya markası. Üç senede 50 gol atsaydı göklere çıkaracaktık ama sakatlıklar ve şanssızlıklar yaşadı. 

Tekrar Fenerbahçe’ye dönerek yarım kalan işlerinizi bitirmek ister misiniz? 

Kısmet bu işler, nasip diyelim. Fenerbahçe ile şampiyon olamamak içimde ukdedir. Silahlı saldırı gibi birçok olumsuzluğa rağmen şampiyon olabilirdik ama olmadı. Artık Ankaragücü’nün başındayım. Hedeflerimden biri bir kulüpte 3-5 sene kalıp orta ve uzun vadeli hedefler koymak. Altyapıdan en üst kademeye kadar kendi futbol felsefemi yerleştirebileceğim bir sistem oluşturmak istiyorum. Umarım bu hayalimi gerçekleştiririm.

Kartal ile kısa kısa

- Avrupa’da keyif alarak izlediğiniz lig: Premier Lig. Takım olarak İtalya’da Napoli ve Juventus
- Size göre yeteneklerinin hakkını veremeyen oyuncu: Uygar Mert Zeybek, Recep Niyaz ve Gökhan Töre.
- Süper Lig şampiyonluk öngörünüz favoriniz: F.Bahçe, Beşiktaş ve Başakşehir yarışır. G.Saray biraz geride.
- Dünya Kupası’ndaki favoriniz:  Almanya. 
- İki yardımcınız Trabzonlu. Trabzon’dan teklif alsanız ne yaparsınız: Zor soru. Hayatın ne getireceğini bilemezsiniz.