Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, 2-0 kazandıkları Malatya maçı sonrası tartışmaları devam eden konulara değindi. Haliyle gündemdeki sıcaklığını koruyan “Taç hırsızlığı” sözüydü. Kocaman soru üzerine “Ben yanlış anlaşıldığını düşünmüyorum. Her zaman olduğu gibi sözlerimin yanlışa doğru büküldüğünü düşünüyorum. Çok net bir şekilde oradaki (Vodafone Park) baskı ortamını anlatmaya çalıştım. Maçtan sonra tadımız da yoktu. Belki birkaç şakası da yapılacak bir işin bu hale doğru götürülmesi hakikaten ülkemizdeki futbol ortamının garipliğini bir defa daha gösteriyor. Tekrar hatırlatmakta fayda var mı bilmiyorum. Bu oyunda avantajlarından ötürü birisi topu alıp da hızlı bir şekilde attığı zaman hakemin bunu durdurması lazım. Ben şakalaşmak için dalga geçmek için söyledim. ‘Taç hırsızlığı’ diye söylemiştim. Farklı taraflara götürenler olduğunu biliyorum. Tekrar söylüyorum sahadan atılan, kenardan atılan var ya taç ona söylemiştim” dedi.

Bel altı vuruyorlar
Kocaman, Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında Şenol Güneş’in olayının hatırlatılmasına ise “Takdir-i ilahi demek lazım” dedi ve “İlginç şeyler oluyor. Umarım futbol ortamı biraz daha doğal seyrine döner. Zaten tek temennim, amacım, isteğim, dileğim bu doğal seyrine dönmesi. Mücadelenin burada olmasın. Antrenörlerin, futbolcuların kendi birikimleriyle, yetenekleriyle kendi içlerinde bu kavgayı meşru kurallar içerisinde vermeleri. Ondan sonra da yenilenin yeneni tebrik ettiği, yenenin de yenilene geçmiş olsun dediği bir ortam” ifadesini kullandı. Aykut Kocaman, Fikret Orman’ın babasının Beşiktaş Divan Kurulu Üyesi olduğu yönündeki sözlerine de cevap vererek “Benim babam Beşiktaş’ın ne kongre üyesi ne de divan kurulu üyesi. Ayrıca keşke olsa, Beşiktaşlı da olabilir G.Saraylı da olabilir. Futbolda böyle şeyler normal. Ama olmayan şeylerden bel altı vuruyorlar. Belki de kral çıplak olduğu için üzerime geliyorlar. Bel altı yapıyorlar” dedi.

Kalite farkı skoru belirledi
Evkur Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Erol Bulut, Fenerbahçe yenilgisini yorumladı: Fenerbahçe karşısında istemediğimiz bir mağlubiyet aldık. Maça çok iyi başladık, baskılı oynadık, istediğimiz pozisyonları da yakaladık ama maalesef son vuruş yoktu ve golü bulamadık. Burada kalite farkı devreye giriyor, kaliteli ayaklar olunca kazan taraf onlar oldu. Bunun üzerine çalışmamız lazım, bulduğumuz pozisyonları gole çevirmek için neler yapabilir bunu geliştirmemiz lazım. Maçta defans anlamında iyi oynadık şampiyon adayına karşı az pozisyon vermeniz olumlu bir şey ancak yakaladığınız pozisyonları gole çeviremezseniz mağlup olursunuz ama biz yolumuza devam edeceğiz.

Kazanırsak rüzgârı alırız!
Kanarya’nın teknik patronu 2-0 kazandıkları Y. Malatya maçı için “Hakemlerle kazanmamızın bir defa daha gördük. Maça çok iyi bir başlangıç yapamadık ancak kontrollü oyunla istediğimizi aldık. Özellikle son 15 dakika daha kontrollü oynadık. Böyle bir maçta zirveye tam anlamıyla yapıştık. İçeride Galatasarayla oynayacağız. Bu karşılaşmayı da kazanıp çok güçlü bir rüzgârı arkamıza alacağımızı düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Malatya seriyi bozdu
Yeni Malatyaspor, ligde dört maçtır yenilmiyordu. İki galibiyet ve 2 beraberlik elde etmişti. Süper Lig’e bu sezon yükselen Doğu ekibi eğer Fenerbahçe’ye mağlup olmasaydı kendi adına rekor kıracaktı. Süper Lig tarihlerindeki en uzun yenilmezlik serisini yakalayacaktı. Malatya’nın evindeki 4 maçlık kaybetmeme serisi de sona erdi.

Hasan Ali şaşırttı!
İsmail Köybaşı’nın sakatlığında 11’in değişmezi olan Hasan Ali Kaldırım, Evkur Yeni Malatya deplasmanında ilginç bir istatistiğe imza attı. Tecrübeli sol bek sahada en fazla pas hatası yapan isimdi. Hasan Ali Kaldırım 15 hatalı pasla takımının bu alandaki en kötü ismiydi. Onu 12 pas hatasıyla kaleci Volkan Demirel takip etti.

Top kapma yarışı
Sarı-lacivertliler futbol ve oyun olarak pek üstün değildi ama orta alanda rakibe baskı oluşturdu ve bunu da rakamlarla gösterdi. 90 dakikalık dilimde top kapma istatistiğinin ilk 3 sırasında Fenerbahçeliler vardı. M. Topal 5 top kaparken onu 3’le Josef, 2 ile de Skrtel takip etti. Malatya’da en fazla top kapanlar ise Buğra ve Chebake’ydi (2).