Burhan Can Terzi

Galatasaray önceki gün Atiker Konya karşısında önce şok, ardından da büyük sevinç yaşadı. Türk Telekom Stadı’ndaki karşılaşmada henüz 2. dakikada geriye düşen sarı-kırmızılıları ipten alan adam ise sezon başında yüzüne bakılmayan Sinan Gümüş oldu.  2017 yazında tarihinin en büyük revizyonlarından birine imza atan Galatasaray’da, forma şansı bulamayacağını düşünen ve taraftarla arası açık olan Sinan Gümüş, yurt dışı fikrine oldukça sıcak bakmaya başladı. Menajeri kendisine İtalya, Portekiz ve Almanya’dan teklifler olduğunu söyledi. Yönetim de “Gidebilirsin” dedi. Genç oyuncu da yuvadan ayrılmak üzeriydi ama Florya’nın kapısından son anda döndü. Ancak yeni sezon da Sinan için pek iyi başlamadı.  Kupada attığı goller ise ne Sinan’ı ne de tribünleri tam anlamıyla tatmin ediyordu.

Konya’dan Konya’ya
Fakat takımın başına Fatih Terim’in gelmesi Sinan için bir dönüm noktası oldu. Tecrübeli teknik direktör, Tudor döneminde Süper Lig’de sadece 39 dakika süre alan Sinan’ın üzerinde durmaya başladı. Önce kupada sonra ligde süre almaya başlayan Sinan Gümüş, antrenmanlarda da ışık vermeye başladı. Ligdeki ilk golünü önceki hafta Karabük deplasmanında kaydeden 24 yaşındaki solak, Konya maçında 1 gol, 1 asistle hem kariyer zirvesi yaptı hem de şampiyonluk yolunda takımını kritik bir galibiyete taşıdı. Ve bir Konya maçıyla taraftarla arası açılan Sinan, başka bir Konya maçıyla yeniden gönüllere girmeyi başardı.

Zafer emaresi
Galatasaray’da Sinan Gümüş’ün kulübeden gelip göstermiş olduğu bu performans, 2005-2006 sezonundaki Aydın Yılmaz ve Hasan Kabze performanslarını hatırlattı. 22 Ocak 2006 tarihinde Konya deplasmanındaki maç 0-0 devam ederken 84. dakikada oyuna giren Aydın Yılmaz son dakikada fileleri havalandırarak sarı-kırmızılılara 3 puan kazandırmış ve o sezon kazanılan şampiyonlukta önemli rol oynamıştı. Yine aynı sezonun 33 haftasında oynanan Beşiktaş derbisi... Takımın alternatif golcüsü Hasan Kabze 1-0 mağlup devam edilen maçın 61. dakikasında oyuna girmiş ve 64 ile 90’da attığı gollerle Galatasaray’ın bir hafta sonra şampiyon olmasını sağlamıştı.

Cimbombardıman
Süper Lig’in geride kalan bölümünde rakip fileleri 61 kez havalandıran Galatasaray, 25. haftalar itibarıyla son 12 sezonun en golcü takımı olma başarısı gösterdi. Fenerbahçe 2005-2006 sezonunun 25 haftalık bölümünde 64 gol atarken, sonraki sezonlarda bu periyotta en fazla skor üreten takım Galatasaray oldu. Sarı-kırmızılı takım, bu sezon gol yollarındaki başarılı performansıyla şampiyonluk yarışındaki rakipleri Beşiktaş, Medipol Başakşehir ve Fenerbahçe’ye fark attı. Galatasaray, ligde ikinci sırada yer alan Beşiktaş’tan 14, üçüncü sıradaki Medipol Başakşehir’den 16, dördüncü Fenerbahçe’den de 12 kez fazla ağları havalandırdı.

Terim ile goller arttı
Galatasaray, Süper Lig’de 18 sezon sonra 25. haftada 60 gol barajını aştı. Sarı-kırmızılı takım, ligde şampiyonluğa ulaştığı 1998-1999 sezonunda 25. haftayı 65 golle geçmişti. Teknik direktörlük koltuğuna Fatih Terim’in oturmasıyla Galatasaray’ın gol sayısında önemli bir artış oldu. Sezona başladığı Hırvat teknik adam Igor Tudor ile çıktığı 16 maçta 34 gol atan sarı-kırmızılı takım, Fatih Terim yönetimindeki 9 müsabakada 27 defa ağları havalandırdı. Tudor yönetiminde maç başına 2,1 gol ortalamasıyla oynayan Galatasaray, Terim ile maç başına 3 gol ortalaması tutturdu.

Terim ve G.Saray yetti
Galatasaray’da kısa sürede taraftarların sevgilisi haline gelen Yuto Nagatomo, kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Nagatomo, “Galatasaray çok büyük bir kulüp... Buraya gelme sebeplerimden bir tanesi Galatasaray’ın çok büyük, tanınan ve tarihî olan bir camia olması. Bir diğer sebep olarak da Fatih Terim faktörünü söylemeliyim. Fatih Hoca’yı daha önceden tanıyordum. Çünkü kendisi dünya futbolunda bilinen bir isim. Onunla çalışmak benim için önemli bir motivasyon oldu. Hem Galatasaray hem Fatih Hoca unsuru birleşince buraya gelmek için yeterli sebep ortaya çıkmıştı. Kendisi çok iyi antrenör ama bir o kadar da iyi bir insan. Oyuncuya nasıl yaklaşacağını çok iyi biliyor. Kendisi ile sık sık İtalyanca konuşuyoruz” diye konuştu.

Bir hafta içinde adapte oldum
Daha önce İtalya dışında başka bir yurt dışı tecrübesi yaşamadığını ifade eden Nagatomo, “Farklı bir dil, farklı bir kültür, farklı insanlar... O yüzden ister istemez şüphelerim vardı. Bunları kendime defalarca sordum. Ama buraya gelince her şey netleşti kafamda. Bir hafta içinde adapte olduğumu söyleyebilirim. Bir hafta sonra kendimi evimde hissetmeye başladım. Mancini, Melo, Sneijder, Alex Telles ile görüştüm. Podolski de mesaj attı. Mancini, Melo ve Sneijder ile konuştuğumda, üçü de bana ‘Hiç düşünme mükemmel bir takım, çok güzel bir şehre gideceksin, teklifi kabul etmelisin’ dedi” sözleriyle transfer sürecini ve sonrası da anlattı.