Ömer Faruk Ünal

Bir Dünya Kupası başlamak üzere…           
Bütün dünyada 1,5 milyar insan ekranları başında bu büyülü futbol şölenine kilitlenecek.
Türkiye bir kere daha Dünya Kupası’nı evinde iç çekerek ekran başında geçirecek.
Ancak ülkemizi 2018 FIFA Dünya Kupası’nda Türk hakemliğinin gururu Cüneyt Çakır ve yardımcıları temsil edecek…
2014’te Brezilya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda düdük çalan Çakır, 2018 Rusya’da da yüz akımız olacak. Çakır, 1974’teki şampiyonada görev alan Doğan Babacan’dan 40 yıl sonra Brezilya’da Türk hakemliğini temsil etme başarısını göstermişti. Çakır, 2014 Brezilya’da biri yarı final olmak üzere 3 müsabaka yönetmişti. Tecrübeli hakemimiz, Ukrayna-Polonya ortaklığında düzenlenen EURO 2012 ve Fransa’da yapılan EURO 2016’da görev almıştı.
Cüneyt Çakır ile Rusya yolculuğundan önce hem “güle güle” demek, hem de başarı dilemek için buluştuk. Her görüşmemde karşımda kendisini biraz daha geliştirmiş bir Cüneyt Çakır buluyorum. Büyük bir heyecanla beklenen Dünya Kupası’yla birlikte üst üste 4 dev turnuvada görev almış olmanın haklı gururunu ve hazzını yaşayacak. Bir de üstüne 2020 Avrupa Şampiyonası’nda görev gelirse kırılması çok zor bir rekorun da sahibi olacak.
Çakır dev turnuva öncesinde duygu ve düşüncelerini TÜRKİYE okuyucularıyla paylaştı. İşte Çakır’ın ağzından dökülenler…

- Üst üste 4’üncü büyük turnuvada düdük çalacaksın. Senin için diğer 3’ünden bunun farklı bir tarafı var mı?
- Olmaz mı? İkinci defa Dünya Kupası’nda görev alabilmek bizim için çok büyük bir hedefti. Başarmış olmanın gururunu, sorumluluğunu taşıyoruz. Milyarlarca insanın izleyeceği bir turnuvanın içinde bulunmak, Türk hakem ekibi olarak ikinci kere bu daveti alabilmek, büyük bir onur bizim için. Tabii ki, Türk Millî Takımı’yla birlikte bu turnuvada olabilmeyi çok arzu ediyorduk. Kısmet olmadı. Ama biz orda hem bayrağımızı, hem de Türk insanını temsil edeceğiz.”

- 2014’teki röportajımızda Dünya Kupası’ndaki 32 takımı da tek tek çalıştığını söylemiştin. Benzer bir hazırlık yaptın mı?
- Hakemlikte üzerine bir şey koymadığınız gün gerilemeye başlamışsınız demektir. Evet, yine dersimize çok iyi bir şekilde çalıştık. Oyun kurgusundan oyuncu özelliklerine kadar bütün takımları ezberledim. Takımların geçmiş turnuvalardaki maçlarını, eleme maçlarını saatlerce oturup ekibimle birlikte izledim. Kim kendini atar, kim hakemi kandırmaya çalışır, oyuncu karakteristikleri nedir aklımıza yazdık. Bu bilgiler maç yönetirken çok işe yarayacak”

HEYECAN OLMAZSA OLMAZ

-Çok büyük bir birikim ve tecrübeye sahipsin. Zorlu bir karşılaşma öncesinde stres yaşar mısın? Gece uykun kaçar mı?
- Hakemlikte her maç öncesi ilk maçınıza çıkar gibi heyecanlanmalısınız. O heyecanı kaybettiğiniz gün hakemlik bitmiş demektir. Tabii ki zorlu maçlarda özellikle maç öncesi atmosferi daha canlı oluyor ama bu stres yapmıyor hiçbir zaman. Çünkü ben bu oyunu çok seven ve keyif alan bir kişiyim. Bu oyunun değerini çok iyi biliyorum ve futbolun içinde kaldıkça da her ne konumda olursam olayım hep keyif alacağım.

O BİR DÜNYA MARKASI
Dünya Kupası’nda Avrupa kıtasından düdük çalacak 9 hakem arasında en tecrübelisi Cüneyt Çakır. Bugüne kadar 1 Dünya Kupası ve 2 Avrupa Şampiyonası’nda sahne alan Çakır, toplamda yönettiği 9 üst düzey müsabaka ile en kariyerli isim konumunda. Çakır’ı, Kuipers ve Eriksson takip ediyor.

VAR BÜYÜK FAYDA SAĞLAR

- Video hakem uygulaması, hakemleri daha az mı yıpratacak?
- Hep şunu söylüyorum. VAR hakemler için değil futbol için ortaya çıkmış bir proje. Bazen hakemliğin ve futbolun da teknolojik gelişime ve değişime ihtiyacı olabiliyor. VAR bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu. Pek çok denemeden geçti. Hem hakemler, hem takımlar zamanla daha da alışacaktır. Herkesin gördüğü ama hakemin göremediği türde pozisyonlar olursa VAR büyük fayda sağlayacaktır. Tartışmalı olabilecek, hakemin tespit etmekte zorlandığı pozisyonlarda faydası görülecektir.

- Oyun kurallarına hâlâ çalıştığın oluyor mu? Kural kitabını okur musun?
- Tabii ki. Her maç öncesi mutlaka kural kitabını gözden geçiririm. Hep çok çalışacaksınız. Başarının başka tarifi yok.

- Seyahat ya da maç yorgunluklarını nasıl atmaya çalışıyorsun? Özel formüllerin var mı?
- İçinde bulunduğumuz tempo sezon içerisinde ancak aktif dinlenmelere fırsat veriyor. Çünkü bir maçtan bir maça, bir seminerden başka bir seminere yetişmeye çalışıyoruz. Aslında bizim aktif dinlenmelerimiz genelde seyahatler ve otel konaklarımızda oluyor. Uçakta ve otellerde genelde kitap okurum ve film/dizi seyrederek vakit geçiririm. Artan zamanlarımı mutlaka aileme ve arkadaşlarıma ayırmaya çalışıyorum.

- Spor programlarını izliyor musun? Takip ettiğin dizi var mı?
- Spor programı, formatından uzaklaşmadığı sürece izlemeye çalışıyorum. Son zamanlarda Türk dizilerini çok başarılı buluyorum. Şu sıralar “Şahsiyet” adlı diziyi takip ediyorum.

LEBRON JAMES BİR BAŞKA

- Senin NBA merakını biliyoruz. Bu sezonu birkaç cümle ile özetleyecek olursan; ne dersin? Kim şampiyon olur?
- Aslında bu sezon yine sürprizlere izin vermedi ve Golden State-Cleveland finaline sahne oldu. Üst üste 4. Golden State-Cleveland finali oluyor bu eşleşme ile birlikte. Ben tabii ki de NBA’deki gururumuz Cedi Osman’dan dolayı şampiyonluğu Cleveland’ın kazanmasını isterim ama bu çok zor. Golden State şampiyon gibi. Bu sezon Cleveland’ın oynadığı hiçbir maçı kaçırmadan internet üzerinden izledim. Bu sezonun yıldızı hiç tartışmasız “Kral” LeBron James oldu. Bütün rekorları birer birer kırmaya devam ediyor. Çalışkanlığıyla dünya üzerindeki bütün sporculara örnek birisi bence. Golden State’in sayı makinesi Kevin Durant da çok iyi bir basketbolcu ama LeBron bir başka.

- PlayStation ve masa tenisinde çok iyi olduğunu duyuyoruz?
- Evet, ikisinde de iddialıyım. Hakem arkadaşlarımla çok iddialı maçlarımız oluyor. Sonuçlar benim lehime mükemmele yakın! Özellikle Dünya Kupası kampımız sürecinde mutlaka mini bir masa tenisi turnuvası düzenlenecektir. Hedefimiz büyük orada da!