Cimbom’da Fatih Terim’in deyimi ile “pek alışık olunmayan” bir tablo ve durum söz konusu... Sekiz şampiyonluğu bulunan ve sarı-kırmızılı camiayı adından daha iyi bilen İmparator da şaşkın taraftar da... Son olarak Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid’e Türk Telekom’da 1-0 mağlup olan Cimbom’da Terim’in şaşkınlığı tribünlerin reaksiyonu. Kendi tabiriyle “seyircinin Belhanda’ya tepkisi.” Sarı-kırmızılı tribünlerin şaşkınlığı ise neredeyse tarihinin en iyi kadrosu kurulmasına rağmen hâlâ ortada ne oynadığını, ne yapacağını bilmeyen, yan pas rekoruna giden bir Aslan’ın olması. Ve en önemlisi de mücadele ve savaşçı kimliğinden uzak görüntü sergilemesi.

Terim de şaşırtıyor
Geçtiğimiz dönemlerde iç sahadaki maçlarda rakiplerini bunaltan, hücumlarıyla nefes aldırmayan takım hüviyetinden çok ama çok uzak kalınması camianın en büyük üzüntüsü. Ve Fatih Terim’i yakından tanıyan ve iyi bilen camianın bir diğer şaşkınlığı ise söylemleri konusunda. Kriz ortamından en kötü dönemlerinde bile çıkmayı başaran tecrübeli teknik adamın yer puan ve yenilgi sonrası saha içinden çok saha dışı faktörlere yönelmesi pek alışık olunan bir durum değil. Ayrıca Terim’in Real Madrid yenilgisi sonrası yedi sekiz oyuncunun sezon başı kampına katılmadığını söylemesi, transferlerin geç  ve mecburi yönündeki iması 12 resmî maçı geride bırakan bir takımda karşılığı olan bir sebep değil.

Yürekten oyun (!)
Ve Real Madrid maçı sonrası Terim’in basın toplantısındaki sezon başını hatırlatarak “Benim bir hayalim var; dile gelmiştim ve bundan vazgeçmiş değilim” sözleri de takımı motive etmek ve camianın umudunu sıcak tutmak adına söylenmiş sözler olarak yorumlandı. Her ne kadar Türkiye’nin en kariyerli teknik adamı böyle ifade etse de sahadaki oyun ve yarınlara dair ışığın görülememesi hayaller ile realitenin uyuşmadığının ispatı gibiydi. Ayrıca Terim’in Real Madrid karşısında “yürekten oyun” sözü de pek kabul gören bir düşünce değil ki, mücadele içinde ve mücadele sonunda taraftarın bazı oyunculara ve takımın geneline serzenişi vardı. Sonuç olarak görünen Aslan kılavuz ister gibiydi.

Milyon avro öde bir de küfür ye!
Sarı-kırmızılılarda varlığı da yokluğu da bir dert olan futbolcu hiç tartışmasız Younès Belhanda. Bonuslarla birlikte bonservisi 10 milyon avroya (Dinamo Kiev) denk gelen Faslı oyuncu, Real Madrid maçına oyunuyla değil hâl ve hareketleriyle damga vurdu. Geçtiğimiz sezonlarda elde edilen başarılardaki payı tartışmasız olan ancak kırmızı kartlarıyla da takımı zaman zaman yakan Belhanda, önceki gecenin en kötü performanslarından birine imza attı. Sahada gezinen ve top kayıpları yapan Belhanda oyundan çıkarken tepki gördü. O da bunlara Fransızca küfrederek karşılık verdi. Fatih Terim’in deyimi ile seyircinin tavrı da çok netti: Senelik bonuslar hariç 3 milyon 350 bin avro alacaksın (ki, o da bizim paralarımızla ödenecek) kötü oynadığında tepkilere küfürle karşılık vereceksin.

YA BİR DE O OLMASA
Uruguaylı eldiven Real Madrid maçında 12 kurtarış yaptı ve bu kulvarda kariyer rekoru kırdı. Kalesinde güven veren ve tarihî farkı önleyen Fernando Muslera, ayrıca bu sezon topla en çok buluşan oyuncu olma yolunda ilerledi. Defans oyuncularının iç sahada olmasına rağmen sürekli geri oynamaları ve Muslera ile oyun kurmaya çalışmaları dikkat çekiciydi.

TÜRKÇE BİLEN YOK
Galatasaray-Real Madrid maçı öncesi tribünlerde yerini alan ve takıma tam destek veren sarı-kırmızılı taraftarların bir tezahüratı vardı. O da yıllardır klasik hâline gelen ve sahadaki oyuncuları motive etmek amaçlı söylenen, mücadelenin önemini anlatan “Vur, kır, parçala, bu maçı kazan” tezahüratıydı. Ancak Galatasaray’ın on birinde bunu anlayacak Türk oyuncu yoktu.

DİKİNE GİDEN ASLAN
Sarı-kırmızılı takımın en büyük problemi hücumda etkinliğinin az olması. Hele de saha ve seyirci avantajının olduğu Türk Telekom’da bu zenginliğin bu sezon olmaması dikkat çekici. Real Madrid maçında da görüldü ki, bir tek Florin Andone rakip kaleye doğru dikine gidiyor. Onun dışındaki isimler hep yan pasa kaçıyor, sorumluluk almıyor. Ki, Babel de buna dâhil!

Kalkavan’la 2-1 Beşiktaş
Süper Lig’de pazar günü oynanacak Beşiktaş-Galatasaray maçına MHK, Mete Kalkavan’ı tayin etti. Son olaylı F.Bahçe-Beşiktaş derbisini yöneten ve o tarihten bu yana büyük maç alamayan Kalkavan sekizinci derbisini yönetecek. Kalkavan daha önce iki takımın üç maçını yönetmiş, ikisini Beşiktaş, birini ise Galatasaray kazanmıştı.

EMRE Mor değişmedi
Galatasaray’da patlama yapması beklenen ve şu an için hamle oyuncusuna dönen Emre Mor verilen şansları pek kullanamadı. Real Madrid maçında da sonradan oyuna dâhil olan genç yetenek, kabiliyetlerini sergileyemedi ve beklenenin çok uzağında kaldı.

CEVAP BEKLEYEN SORULAR
∂ Falcao transferi takım içi dengeyi mi bozdu?
∂ Oyuncuların ücret farkları sıkıntıya mı yol açtı?
∂ Diagne’nin ‘Falcao yeteri kadar pas alamaz, problem yaşar’ sözü ne kadar doğru?
∂ Radamel Falcao yeteri kadar pas alamadığı için şikâyetçi mi?
∂ Falcao hakikaten sakat mı?
∂ Takım içinde problem mi var?