HASAN SARIÇİÇEK

Efsane Başkan Ali Şen, Bodrum Yalıkavak’ta iş ve futbol dünyasının ünlü şahsiyetlerini ağırladığı 111 bin metrekarelik devasa çiftliğinin kapısını bu defa Türkiye gazetesi için açtı. Bir kahvenin kırk yıl hatırı olur derler ya... Az şekerli bir fincan kahve eşliğinde dört saat doyumsuz bir futbol sohbeti gerçekleştirdik efsane başkanla. Söze ”Pandemi bütün insanlığı hizaya getirdi” diye başlayan Şen neler neler anlattı, buyurun okuyalım.

Boşuna masraf etmesinler

Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve diğerleri “şampiyon olacağız” diye boşuna masrafa girmesinler. Bu sezon şampiyon Fenerbahçe. İnanılmaz güçlü, şampiyonluğunu nisan ayında ilan eder ve önümüzdeki beş yıl kupalara ambargo koyar, şampiyonluğu kimseye kaptırmaz. Artık Fenerbahçe’nin her alanda öne çıkacağı yeni bir dönem başlıyor. 

Koç bu defa farklı

Milan ve Barcelona gibi devleri çalıştıran,  Şampiyon Kulüpler Kupasını kazanmış futbolun Arjantinli efsane ismi Helenio Herrera der ki; ‘Büyük teknik direktör yok sistem kuran ve başarıyla uygulayan büyük başkan var.’ Bu söz çok doğru. Nitekim teknik direktörü seçen de kadroyu yapan da başkanlar. Ali Koç artık işi öğrendi. İnanılmaz güzel işler yapıyor bu sezon. Fark burada.

Avrupa cezası gelebilir

Transferleri akıllıca, takım yapılandırması doğru ve mükemmel, savunmayı da forveti de güçlendirdi. Elif Elmas ve Vedat’ı iyi paralara sattı. Teknik heyetin eline çok iyi bir kadro teslim etti. Buradan iddia ediyorum ligin ikinci yarısı üçüncü hafta Galatasaray’a fark atar bu takım. Kadıköy’den çıkamazlar. Yalnız bir endişem var; Fenerbahçe’ye UEFA’dan bu sezon ceza gelebilir, Ali Koç bu konuya yoğunlaşmalı. Burası çok mühim.

Dev kupa üç yıl içinde...

Hep ‘Bir gün Fenerbahçe havaalanına Avrupa şampiyonu olarak inecek’ dedim. Bu hayal değil, hedefti. Ne var ki ‘Yenilmez’ denilen ve 40 yıl Old Trafford’da kaybetmeyen Manchester United’ı evinde yendiğimiz hâlde bu bana nasip olmadı. O kupa içimde uktedir. O kupayı Fenerbahçe’ye bu ekip kazandıracak hem de üç yıl içinde. Bu temenni değil, bütün kalbimle inanarak, tartarak, ölçerek dile getirilen büyük bir iddia. 

Alex Ferguson olurlar

Erol Bulut ve Emre Belözoğlu Fenerbahçe için yapılabilecek en doğru tercihti. Ben ikisine de kefilim. Erol’u Fenerbahçe’ye futbolcu olarak ben transfer ettim, kalitesini, karakterini ve futbola bakışını iyi bilirim. Emre’nin kariyerini, futbol bilgisini ve ağırlığını kim tartışabilir? İnanıyorum ki Erol ve Emre birlikte harika işler çıkaracak ve Fenerbahçe’de Alex Ferguson’un Manchester United’da efsaneleştiği gibi efsaneleşecekler. 

Terim’e hayranım!

Türk futbolunda bir sıralama yapacak olsam Fatih’i nereye yazarım? Terim’e hayranım bir kere. Yakın dostum. İnanılmaz kariyer yaptı. Milan’a gitmeden önce eşiyle bize geldiler, ‘İtalyanları aradım, İmparator geliyor, kıymetini bilin, dedim, Milan kulübünde Maldini ailesinin önemini anlattım. Bugün de Fenerbahçe’nin en büyük rakibi o ama eli Erol Bulut’un olduğu kadar güçlü değil.

En başarılı Süren

Türk futbolunun en başarılı başkanı hiç tartışmasız Faruk Süren. Kendisine çok hayranım. Galatasaray’a 4 Süper lig, 1 UEFA ve bir de Süper Kupa kazandırdı, az şey mi bunlar? O kupaları ben Fenerbahçe’ye kazandırsam Türkiye’de yer yerinden oynardı. Ne var ki Galatasaray Kulübü, o tarihî başarıyı paraya tahvil edemedi, ‘neden’ diye sormayın anlatmam ayıp olur.

Oğuz ve Aykut: Onlarla hâlâ görüşüyorum

“Oğuz ve Aykut’u gönderdiğim için pişman mıyım, değilim ama insanın keşkeleri oluyor. O Trabzon maçı öncesi, ‘Bu maçta beşer gol atsanızda sizi göndereceğim.’ dedim. Nitekim golleri de onlar attı. Şimdi Oğuz bayramlarda, kandillerde mesaj atıyor, Aykut’la da yemek yiyoruz. Ben onların başkanıyım. 

Makas daraldı: Rekabet çok zorlaştı

“Eskiden büyüklerle küçükler arasında uçurum vardı şimdi makas iyice daraldı. Biz 84 puanla şampiyon olurken Trabzonspor 82 puanla ancak ikinci olabilmişti. Oysa geçen sezon Başakşehir 69 puanla şampiyon oldu. Ligimizde yeni bir dönem başladı ve bu dönemin şu an en güçlüsü F.Bahçe.”

ÜÇ BÜYÜKLER BİRBİRİNDEN FUTBOLCU ALAMIYORDU
Zihniyeti değiştirdim

F.Bahçe dar gelmiş ki...

İlk defa size açıklıyorum. Üç büyüklerin birbirinden futbolcu alamadığı ve satmaya cesaret edemediği bir dönemdi. Beşiktaş’ın o dönemdeki şeref tribününde maç seyrederken başkanı Mehmet Üstünkaya kulağıma eğildi ve ‘Senden Ali Kemal ile Âdem’i istiyorum’ dedi. Ben de ‘Konuşman lazım’ dedim. ‘Konuştum’ dedi. ‘Kiminle’ deyince ‘futbolcularla’ cevabını verdi. Ben de ‘verdim gitti’ dedim, o anda ikisini de sildim. Fenerbahçe dar gelmiş ki arayışa girmişler.

Para konuşmadım bile

Üstünkaya, ‘Kaç para vereceğiz?’ dedi. Ben de ‘Keşke bu soruyu hiç sormasaydın, sen ‘istiyorum’ dedin ben de ‘14 yıl şampiyon olamamış dostuma madem ihtiyacın var verdim’ dedim, para telaffuz ettim mi, etmedim. Biri millî takım kalecisi, diğeri golcüsü neyse değeri aranızda toplanın belirleyin” İşte o davranış futbolumuzda anlayışları değiştiren yenilik oldu. Bunu kimse yapamazdı ben yaptım, çünkü Fenerbahçe tribünleri o krediyi bana tanımışlardı.