Fatih Güllü... Baklavacı Güllüoğlu'nun 6'ncı kuşak yöneticilerinden. O bir genel müdür, bir psikolog, bir gurme, bir fotoğrafçı, bir fenomen... Instagramda b.fatihgulluoglu adıyla açtığı hesabında 191 bin bin takipçisi var. Belki erkekler için ilginç gelebilir ama takipçilerinin neredeyse yüzde 99.9'u kadın. Hesabını bir kadın platformuna dönüştürmeyi başarmış (Benim de en çok merak ettiğim soru buydu, cevabı yazıda). Hamur işinden çok iyi anlıyor. İşinin aşığı. 10 parmağında 10 marifet var. Takipçilerini her gün yeni bir yemek tarifi veriyor. Binlerce kadın her gün onunla beraber baklava açıyor, börek pişiriyor, yemek yapıyor. Tabi kolay değil, bu kadar kadının bir erkeği takip etmesi sorumluluk gerektiriyor. Kırmızı çizgileri var, asla taviz vermiyor. Daha fazla uzatmayacağım. Benim de keyif alarak yaptığım bu sohbette sizi Fatin Beyle baş başa bırakıyorum. 

FATİH GÜLLÜ KİMDİR?
37. yaşında... Galatasaray lisesi, ardından Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nü bitiren Fatih Güllü, babası Nejat Güllü'nün Kağıthane'deki tesisin Genel Müdürü olarak görev yapıyor. 11 yaşında çırak olarak başladığı aile şirketinde bugün tüm operasyonlardan sorumlu. 

Fatih Bey, instagram sevdası nasıl başladı?
Benim instagram hesabımı PR sorumlum işletiyordu. İlk açan o. Sabahları güneş doğarken bir fotoğraf, akşam güzel bir çiçek resmi koyuyordu. Yani kurumsal firmanın patronunun karizmasını bozmayacak türden. 100-200 takipçiye ulaştı bu şekilde. Blogger'lara yemek dersi verdiğim bir gündü. Benim fotoğraflarımı çekip instagramda yayınlıyorlardı. Bu nedir diye sordum. İnsanlar fotoğraflarını çekip yayınlıyor, yorum yapıyorlar dediler. Ben işte o zaman instagramın tam olarak ne olduğunu anladım. PR'cı hanım bizim var zaten Fatih bey, ben yapıyorum dedi. Ben yönetebilir miyim dedim ve sosyal medyaya adım attım. 

4 BİN TAKİPÇİ OLUNCA PASTA KESTİM

Peki hesap size geçince ne değişti?

Önce fotoğraf çekmenin ne kadar önemli olduğunu anladım. Youtube'yi açtım. Bayağı bayağı fotoğrafçılık dersleri aldım. 4 tane profesyonel fotoğraf makinem var. Ben yayın yapmaya başlayınca takipçi sayım 300-500 olmaya başladı. 2 bin takipçim olunca çok sevinmiştim. 4 bin takipçiye ulaşınca pasta kesip kutlama yaptık. Geçen yıl açtığım hesap bir yılda 191 bin takipçiye ulaştı. 

Hala patlamanın nasıl yaşandığını anlatmadınız? 

 Paylaşımlarıma yorum almaya başladım. Takipçilerim “Fatih bey niye tarif vermiyorsunuz” demeye başladı. Ondan sonra tarifler vermeye başladım. Ancak ondan önce bir gözlem yaptım. Tarifi nasıl verilmez diye. Baktım ki insanlar bir fotoğraf kolajlıyorlar, bütün tarifi orda bitiriyorlar. Ben de tariflerimi 4-5'e bölerek güne yaydım. Önce hamurları tanıttım. Un, pudra şekeri, vanilya v.s.. Hamuru yoğurdum, yapabilecekleri hataları anlattım. 

AMAÇ TARİF VERMEK DEĞİL

Tarif veren bir sürü insan var  ama

Tarifleri gün içine yaymamın önemli bir etkisi oldu. Ondan sonra kurabiyelerime değişik isimler bulmaya başladım. İnsanların instagrama bakma amacı kurabiye değil aslında. Gülümsemek. Peki kurabiye ile insanı nasıl gülümsetebilirsiniz. İsmiyle gülümsetebilirsiniz. Mesela kurabiyenin bir tanesinin ismi “çaykoybi”. Çaykoybi ismi Çaykovski'den geliyor. Çaykovski'nin en sevdiği kurabiye bu. Onu hikayeleştirdim.  

Çaykoybi ismin de bir kurabiye çeşidi var mı, yoksa bu siz mi verdiniz?

Tabiki yok. Ben sadece hikayeleştiriyorum. İnsanlarında hoşuna gidiyor. Bazen bizim mağazamıza gelip “çaykoybi kurabiyesi istiyorum” diyen müşterilerimiz oluyor. 

Haftada kaç tarif veriyorsunuz?

İnsanlar normalde evlerinde her gün değişik bir şey yapmıyorlar. Ben yapıyorum. Haftada 4-5 tarif veriyorum. Takipçilerim benimle aynı anda yemek pişiriyor. 


Size bir gurme diyebilir miyiz?

Baklava poğaça ve pasta imalathanesinde çıraklık yaptım. Mayalı hamurlar, tatlılar ve mayasız açma hamurlar... Hamurla ilgili aklınıza ne geliyorsa yapabiliyorum.  

BENİ ZİYARETE GELİYORLAR

Takipçilerinizle hiç bir araya geliyor musunuz?

Evet, tabiki. Bu işleri organize eden bir takipçim var. Diğer takipçilerle bir araya geliyor “Fatih bey biz şua tarihlerde İstanbul'a gelmek istiyoruz, programınızı ona göre ayarlayabilir misiniz” diyor. Bir toplantıda 15-20 kişi oluyor. Kahvaltı yapıyoruz, sohbet ediyoruz. Benim kim olduğumu tanıyorlar. Daha iyi bağlar kuruluyor. Benle toplantıdan ziyade kendi aralarında toplanmaları önemli. Benim bildiğim 50-60 kişi birbirleriyle arkadaş olmuşlar. 

SELFIE UZMANI OLDUM

Sizinle karşılaştıkları zaman tepkileri nasıl oluyor?

Benimle selfie çektirmek istiyorlar. Selfie uzmanı oldum. Eğer profili kapalı bunları paylaşmıyorum. Rahatsız olurlar diye hassas davranıyorum. Kendimden de paylaşımlar mutlaka yapıyorum. İnsanlar kim bu demesin. Ancak motosikletle ayağa kalkarken, ata binerken gibi fotoğraflar kullanmıyorum. 

Bu kadar takipçiniz olduğuna göre kadınları iyi tanıdığınız söylenebilir? Peki erkeklerde olmayan kadınlarda olan şey nedir?

Kadınlar hayatı daha değişik algılıyorlar. Çok emosyoneleler. Erkeklerin takılmadığı çok ayrıntıyı fark ediyorlar. Ben de bunları algılayıp ona göre paylaşımlar yapmaya çalışıyorum. Mesela erkekler çok çabuk dost olmazlar ama kadınlar çok çabuk dost olur, çok çabuk da dostluğu bitirebilirler. 

Karın kası ve ojeli tırnaktan midem bulandı

Sizi sosyal medyada rahatsız eden şey nedir?
Instagrama ilk girdiğimde bir karın kasından birde ojeli tırnaklardan midem bulandı. Neyin peşindeler. Bunu yapmanın amacı ne, bunu nedenini sorarım ben. Sadece kızları etkilemek mi. Bu olmamalı bence. Eğer sporsa başka. Şuan Türkiye'de 1.5 milyon kadın nüfusu fazla. Sen rahat dursan seni beğenmemek gibi lüksleri yok. 


Hoşuma giden yorumLARI kaydediyorum 
“Hoşuma giden yorumları kaydediyorum ama isimlerini siliyorum. Bu hassasiyet bu saygı insanları burada birleştiriyor. Benden zarar gelmeyeceğini biliyorlar. Onların üzerimde haklarının olduğunu bilmek lazım.” 




Psikolojinin  inanılmaz faydasını gördüm 
Psikoloji eğitiminin inanılmaz faydasını görüyorum. Karşı taraf ne düşünür diyorum. Mesela evli barklı, çoluk çocuk sahibi bir kadın benim sayfamda ne görmek ister diye düşünüyorum. Ne gibi şeyleri tolere eder, ne gibi şeylerden hoşlanır veya hoşlanmaz.  Toplumun değerlerinden uzaklaşmadan bunu nasıl yaparım. Empati kuruyorum. 
Güllüoğlu'nun  vârisiyim asaletine  zarar vermem
Akılınıza gelen her şeyi paylaşmamak lazım. Üzerinde bir saat düşünmek lazım. O sırada size komik gelen güzel gelen şey bambaşka bir pencereden baktığınızda sonra düşündüğünüzde yanlış olduğunu anlıyorsunuz. 150 yıllık Güllüoğlu'nun varisi olduğumun farkındayım. Onun asaletine zarar getirecek bir şey yapmam. 




Kadınların bir araya geldiği bir platform olsun istiyorum 
Kadınlardan tepki aldığınız ya da onlarla ters düştüğünüz oldu mu? 
Elimden geldiği kadarı onlara cevap vermeye yazıyorum. İnsanlarla hiç kötü diyaloğa girmedim. Kötü yorum olduğunda silmedim ama o konuyu kapattım. Benim sayfamda asla küfür, bir tartışma olmasına müsaade etmedim. Onları hemen sildim. Benim yorumlarımın hep altında insanların güzel sözleri var, duaları var. Mesela benim paylaşımımın altında “arkadaşlar çocuğum hastaydı, hastaneye götürdüm dua eder misiniz” diye bir şey görebilirsiniz. Ona karşılık geçmiş olsun dileklerini görürüsünüz. İnsanlar sosyalleşiyor, arkadaş oluyorlar. 
200 bin takipçiye yaklaştınız. 1 milyona giderse ne olacak?
Benim için sayılar değil aldığım reaksiyon önemli. Yoksa kullanıcı sayısı 1 milyon olmuş önemli değil. 20-30 milyon takipçiye sahip sanatçılarda bile bizde olan muhabbet yok. Ben hesabımın kadınların bir araya geldiği bir platform olmasını istiyorum.


Takipçi sayınızı artırmak istiyorsanız takipçi sayınızı artırmaya çalışmayın



Takipçi kazanmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Benim satın alınmış hiç takipçim yok. Takipçi kazanmak amacıyla yapılan her atraksiyon instagramda geri dönüyor. Takipçi sayılarını artırmak isteyenlere takipçi sayılarını artırmaya çalışmamalarını tavsiye ederim. Kedilerinin daha çok neyden hoşlandıklarını iyi tespit etsinler ve öyle bir noktadan yakalasınlar ki o iş instagramda olmasın. Empati kurmaya çalışsınlar. Ayrıca gündemi takip etmelerini tavsiye ederim. Mesela şehit haberinin olduğu bir günde onu paylaştığınızda insanlar tepki gösterebiliyor. Böyle bir günde böyle bir zevzekliği neden yapıyorsunuz diyor doğal olarak. Yani gündemin paralelinde gitmek lazım. Mesela şehit haberi geldiğinde ben video tarifindeki müzik yayınını hemen kestim. Başımız sağolsun mesajı verdim.

Takipçilerime  satış mantığı ile  yaklaşmıyorum
Sonuçta Güllüolğu bir marka. Takipçilerime satış mantığıyla asla yaklaşmıyorum. Takipçilere ürün satmak satmak gibi niyetim derdim yok. İnsanlar bunu bildiği zaman daha sıcak davranıyor. Takipçim diğer Güllüoğlu markalarından da alabilir. Mahallesindeki bir baklavacıdan da alabilir. Hangisinden alırsa alsın beni mutlu olurum. Onların kararıdır. Herkesin rızkını veren Allah'tır. 

Ben gazeteci olsaydım....

Sizin yerinizde olsam instagram hesabını CV gibi kullanırdım. Onu gören “pulitzer ödülü almalı” dedirtmek isterdim. Gazetecinin yaşadığı her olay özeldir. Onu instagramda paylaşıp hikayeleştirirdim. Ben öyle kullanırdım. Bir yere iş başvurusu yaptığımda da hesabımı açar gösterirdim.


ÖMER TEMUR-TÜRKİYE GAZETESİ
omer.temur@tg.com.tr








  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş