Osman ÇOBANOĞLU ANKARA
Dün başlayan ve bugün bitecek olan 8. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'nın Düzenleme Kurulu Heyeti'nden Prof. Dr. Mustafa Alkan, seçim öncesinde Türkiye'nin siber güvenliğiyle ilgili olarak gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin siber savunma konusunda yeterli seviyeye henüz gelmediğini söyleyen Prof. Dr. Alkan, “Herhangi bir kurum ya da altyapı hedefe konulursa ele geçirilmemesi çok az bir ihtimal. Bugünkü şartlar için bu böyledir. Önümüzdeki süreçte Türkiye, bu alanda her türlü şeyi yaşayabilir” dedi. Alkan, 'Seçimlerde herhangi bir siber saldırı yaşanabilir mi?' sorumuza şu cevabı verdi: “Artık uluslararası güçler, devletler, örgütler ve bireysel kişiler saldırılar gerçekleştiriyor. Bu saldırıların nereden ve ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz. Dolayısıyla bir hedef varsa ve o hedef yeterince savunulmuyorsa her türlü saldırı olabilir, her türlü zarar da verilebilir. Seçim sistemi de bunlardan bir tanesi. Ne kadar güvenli olduğumuza bağlı bir durum. Türkiye ne yazık ki siber savunma konusunda, bütün altyapılarıyla ilgili bu riski taşıyor. Bizim 10 yıla yakındır anlatmaya çalıştığımız, siber saldırılar konusunda Türkiye olarak çok büyük tehdit ve risk altında olduğumuz gerçeğidir.”
Bilgi güvenliği ile ilgili gerçekleştirilen konferansla ilgili de konuşan Alkan şunları söyledi: “Dünyada bilgi toplumu, bilgi çağı, bilgi teknolojileri, siber uzay gibi kavramlar gündeme yoğun bir şekilde gelmeye başladıktan sonra siber güvenlik kavramı önemli bir hale geldi. Bundan dolayı günümüzde bütün iş ve işlemlerimizi kişisel, kurumsal, ülkesel ve kamusal anlamda her şeyimizi elektronik ortamda, internet ortamında gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla yakın gelecekte de neredeyse hemen hemen her şey internet ortamına dönecek. Şu an yaklaşık 3 milyar cihaz internet ortamına bağlı, 2020 yılında 50 milyar cihaz internete bağlanacak deniyor. Dolayısıyla bu şu demek, yakın gelecekte çok daha büyük bir siber uzaydan, siber ortamdan bahsedeceğiz. Ama bu tabii riski ve tehdidi de beraberinde getirdi. O da siber güvenlik konusu. Kişisel, kurumsal ve ülkesel olarak güvenliğimiz risk altında.”
Bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte siber savaşların, siber orduların ve siber silahların gündeme geldiğini belirten Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “7/24 bu saldırılar devam ediyor. Artık gelinen nokta kritik altyapılara yapılan saldırılar. Biz de bu yıl ki konferansımızda ana temel olarak bu konuyu seçtik. Kritik altyapıların güvenliği konusu. Bu kritik altyapılar, enerji, ulaşım, bilişim, su, gıda, kimyasal, sağlık altyapıları gibi kritik düzeydeki altyapıları içeriyor. Bunların tamamını bilgisayar sistemleriyle yönetiyoruz. Yani bu şu demek oluyor birileri size siber saldırı yaparsa bu kritik uygulamaların çökmesi demek. Yani bütün bu teknolojilerin ve uygulamaların maddi, manevi çok ciddi manada zarar görmesi demektir. Konferansımızda bu konuya değinerek siber güvenlik konusunda farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bilgi güvenliği ve kriptoloji gibi konuların toplum tarafından özümsenmesini istiyoruz.”