The Wall Street Journal Çin tarafından yayınlanan bir rapora göre Apple, Samsung’a 100 milyon AMOLED panel siparişi verdi. Geçen yıl yayınlanan raporlarda, LG ve Samsung’un Apple’ın iPhone modelleri için OLED ekranlarını tedarik edeceği söyleniyordu. Ancak son raporlar, aslan payını Samsung’un kaptığını gösteriyor ve Apple'ın tüm siparişlerini Samsung karşılayacak gibi görünüyor.

Apple’ın OLED ekrana geçiş planları yeni bir şey değil. Apple Watch üzerinde kullanılan OLED ekranlar, şirketin ilgi ve potansiyelini gösteriyor.

OLED nedir, onu farklı yapan ne?
Yüksek çözünürlüklü ekranlarda farkını hemen hissettiren OLED'i diğerlerinden üstün yapan nedir? OLED nasıl çalışır? İşte bu büyüleyici ekranlar hakkında merak ettiğiniz soruların cevapları.
 
OLED nasıl işler?
 
OLED, veya Organik Işık Yayan Diyotlar, piyasadaki LED teknolojisinin farklı bir dalıdır. LED'ler, elektroluminesanstan faydalanan yarı iletken ışık kaynaklarıdır. Fotonları (ışığı), elektronları cihazın yayıcı tabakasındaki eletkron deliklerine yönelterek oluştururlar. Işık, elektriğin girişi ve yarıiletken maddeden geçişi sayesinde oluşur.
 
İlk olarak 1987'de Kodak araştırmacıları Ching W. Tang ve Steven Van Slyke tarafından oluşturulan OLED teknolojisi ise LED'le aynı fikre sahiptir. Ancak LED ampulleri yerine ince, ışık yayan filmleri kullanır. OLED bu sayede daha parlak ışık oluşturabilirken, mevcut LCD/LED teknolojilerden daha az enerji kullanır. OLED'deki "O" harfi yani "organik" ise ışık yayan filmlerin hidrokarbon zincirlerden oluşmasından kaynaklanıyor.
 
OLED ekranlar genellikle dört birincil katmandan oluşur: yapı iskeletini oluşturan alt tabaka, elektronları çeken anot, elektronları sağlayan katot ve aralarındaki organik katman.

Farklı OLED çeşitleri
OLED'in farklı cihazlara uygun çeşitleri de vardır. Cihazın ekranı, yavaş güncellemelerle yetinebiliyorsa (Kindle Paperwhite gibi) pasif matriks OLED (PMOLED) kullanılabilir. Bu ekranlar, ekran yenilenene kadar filmin belirli bölgelerine elektrik gönderir. Aktif matriks OLED'ler (AMOLED'ler gibi) ise yüksek hızlı yenilemeye ihtiyaç duyan akıllı telefonlarda ve HD televizyonlarda kullanılır. AMOLED, her pikseli yönetmek üzere ince bir film transistörüne gereksinim duyar. Ancak diğer OLED'ler gibi esnektir, yani kıvrılabilir, katlanabilir ve saydam olabilir.
 
OLED'i müthiş yapan ne?
 
Bugünkü LED televizyonlarda bulunan LED'ler, ekrana sadece arka ışık sağlamak için kullanılır. Bunun ardından hızla yenilenen LCD shutter-sıralaması devreye girer ve gelen ışığı renklendirir. OLED'ler ise ışık kaynağını ve renk dizilişini aynı anda kontrol eder. Bunlar, önemli farklar gibi görünmeyebilir ancak OLED'lerin daha düşük güç tüketimi, daha iyi görüntü kalitesi, daha yüksek dayanıklılık gibi birçok avantajı vardır.
 
Ancak OLED teknolojisinin de bazı dezavantajları var. OLED'lerin şu an yaşadığı en önemli sorun, mavi ışığı oluşturmak için kullanılan maddenin diğer tonlara göre çok daha hızlı eskimesidir. Bu durum, zamanla renk dengesini ortadan kaldırabilir ve parlaklığı azaltabilir.
 
Bu sorunu ortadan kaldırmak isteyen üreticiler, mavi alt pikselin boyutunu kırmızı ve yeşile oranla büyütüyorlar. Bu ise tüketicinin sıkça kalibrasyonla uğraşmasına yol açıyor. Son zamanlarda mavi OLED'in verimliliğini ve ömrünü geliştirmeye yönelik yapılan araştırmalar, onu diğer alt piksellere yetiştirmiş durumda.