Dijitalleşen dünyada makineler arası ileşitim arttıkça, bütün üretim ve iş süreçleri de daha hızlı, verimli ve tasarruflu olmaya başladı. Bir çiftçinin, yetiştirdiği büyükbaş hayvanların fazla adım attığını, kendisine gelen sinyalle öğrenmesi ve hemen devreye girerek onların dinlenmesini sağlaması... Bir müteahhitin, inşaatında çalışan işçinin güvenlik kemerini takmadığını yine cep telefonuna gelen bir uyarı ile farketmesi ve muhtemel tehlikeye hemen engel olması... Bir ev hanımının alışverişteyken evdeki fırınını çalıştırıp sıcak hale getirmesi... Evet, bunların hepsi makinelere takılacak SIM kart ile mümkün olacak. Türkiye’de de Türk Telekom; yurtiçinde 214 bin km, yurtdışında da 40 bin km fiber ağı ile, M2M (Makineler Arası İletişim) teknolojilerinin yayılmasına öncülük ediyor.
REKABET AVANTAJI
Londra’da M2M Dünya Kongresi’ne katılan Türk Telekom Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca, “Türkiye’de 3.2 milyon M2M mobil abonesi bulunuyor. 2020’de bu rakam, 7.3 milyona çıkacak. M2M, makinelerin birbiriyle konuşması anlamına geliyor. Bu teknoloji; kurumların ve bireylerin iş yapış şekillerini değiştiriyor, birçok iş süreci iletişim teknolojileri sayesinde uzaktan, daha verimli ve etkin gerçekleşiyor. Her sektör büyümek için bunu kullanmak durumda. Çünkü veriyi doğru analiz edebilmek, stok yönetiminden fiyatlandırmaya kadar değer zincirinin her noktasında gerçek zamanlı analize ulaşmak, avantajları beraberinde getiriyor. İşletmeler rekabet avantajı sağlıyor. Geliştirdiğimiz M2M çözümleri sayesinde dünyada şirketler, akıllı bir geleceğe doğru ilerliyor” dedi.
BÜYÜK TASARRUF
Türkiye’nin elektrik tüketiminin 2015’te 264 milyar Kwh olduğunu, bunun ekonomiye faturasının yaklaşık 100 milyar TL’ye ulaştığını söyleyen Mehmet Ali Akarca, şöyle devam etti: “M2M çözümü ile yüzde 30’lara varan tasarruf elde edilebilir. Türk Telekom’un M2M uygulamalarının başka faydalarını da şöyle sıralayabiliriz: İstihdamda yeni iş kolları açılacak, problemler sahaya gidilmeden çözülecek, verimlilik, hız ve işgücü tasarrufu sağlanacak, anlık müdahale gerçekleşecek, hedef kitlelere daha kolay ulaşılacak, maliyetler düşecek. Artık büyük verinin kıtalardan kıtalara taşınması ve depolanması önem taşıyor. Şu an İstanbul ve Ankara’da beş adet büyük veri merkezine sahibiz. Yenileri de eklenecek. Böylece bölgenin veri merkezi üssü haline geleceğiz.”

7 adımda akıllı gelecek

Türk Telekom Kurumsal İş Birimi CEO’su Mehmet Ali Akarca, makineler arası iletişimin 7 bileşenden oluştuğunu söyledi. Yeni dünyada araçlar birbirleriyle, trafik ışıklarıyla, yolla iletişim halinde olacaklar. Tehditleri haber verecekler. Akıllı algılayıcılar, evdeki cihazları denetim altında tutacak. Pencerede yer alan algılayıcılar, güneş ışığını ölçerek aydınlatmayı, ısıyı dengeleyecek. Hastaların sağlık durumu uzaktan takip edilecek. Raflardaki ürünlerin sayısı bilinecek. Stok yönetimi sağlanacak. Akıllı algılayıcılar, arızaları haber verecek. Kişilerin nerede olduğu anlık görülecek. Bir tehlikede hızlı yardım mümkün olacak.