Sıradan bir gün; toplu taşıma aracında işinize doğru yol alırken karşı koltuğunuzdaki kişiyle göz göze geliyorsunuz. Bir anlık şaşkınlık... Gözlerinizi kaçırıyor ve daha önce hiç kimseyi bu kadar çabuk beğenmediğinizi düşünüyorsunuz. Gayri ihtiyari gözleriniz tekrar ona yükseldiğinde, sanki bir yanıt alıyorsunuz. Bu ikinci bakış, öylesine bir bakış değil... Nabzınız hızlanıyor. Kafanızdaki tüm düşünceler bir an için yok oluyor. Sadece bir daha baksın istiyorsunuz, belki o zaman bir gülümseme, hatta bir söz... Ve o anda, durağa vardığınızın sinyali duyuluyor.

O aceleyle kitabını çantasına koyarken, insanlar ayaklanıyor, aranıza inecekler giriyor. Kalabalık   durulduğunda, bomboş bir koltuğa bakakalıyorsunuz. Şehrin keşmekeşine karışıp giden, belki de o hep aradığınız mükemmel yarınız, bütün imkansızlığıyla alıp götürüyor ümitlerinizi. Yolun geri kalanı, bir hayal sadece; bolca toz, azıcık pembe...

İlk kez cebe iniyor

Bu mini aşk hikayesini bugünlerde Moskova’da anlatacak olursanız, pek fazla insanı duygulandırmanız olası değil. Büyük ihtimalle size yarı acır bir ifadeyle gülümseyip akıllı telefonlarını yüzünüze tutacak ve “Bu uygulamayı yükleseydin ya?” diyecekler. Tokat gibi inen uygulamanın adı FindFace. Şu sıralar Rusya’da yüz binlerce insan kendinden geçmiş halde bu uygulamayı kullanıyor. FindFace’in özelliği sokakta, otobüste, herhangi bir yerde fotoğrafını çektiğiniz bir insanın kim olduğunu sosyal medyada hemen bulabiliyor olması. Düşünün, öğle arasında yemekte gördüğünüz birisinin fotoğrafını çekip Linkedin’den nerede çalıştığını bulabilirsiniz. Ya da otobüste karşınızda oturan birisi, siz fark etmeden profilinizi bulup eşinize dostunuza dahi göz atabilir.

Uygulamayı geliştiren ekip, Artem Kukharenko ve Alexander Kabakov adlı 20’li yaşlarında iki girişimci. Ne kadar büyük bir işe giriştiklerine kendilerinin bile tam olarak aymadığı, verdikleri demeçlerden belli oluyor. “Hoşlandığınız birisini gördüğünüzde, fotoğrafını çekip kim olduğunu bulabilir ve ona bir arkadaşlık teklifi gönderebilirsiniz” diyor Kabakov ve ekliyor: “Benzer insanları da buluyor. Dolayısıyla bir film yıldızının ya da eski sevgilinizin fotoğrafını yükleyip, ona benzeyen 10 kız bulup hepsine mesaj yollayabilirsiniz.”

Kabakov’un bu demeci verdiği sırada profesyonel bir halkla ilişkiler desteği almadığı kesin. Fakat buna pek de ihtiyaçları varmış gibi durmuyor çünkü şimdiden 500 bin Rus vatandaşı uygulamayı yüklemiş ve 3 milyondan fazla fotoğraf aranmış.

Sistem yüzde 73.3 doğruluk oranıyla çalışıyor. Üst tarafını da benzer resimlerden tamamlayabilirsiniz. Computer World’ün haberine göre bu oran, aralarında Google’un da yer aldığı en güçlü 100 majör yüz tanımlama algoritmasının da üzerinde. Söz konusu teknoloji, yeni bir buluş değil fakat ilk defa cebe iniyor.

“Açık kaynak” olacağız

Yüksek işlemci gücüne gerek duymaksızın herkesin eline geçebilecek bu teknolojinin insanın başına neler açabileceğini düşünmek bile yeterince ürkütücü. Seri katillerden tutun da tacizcilere, şantajcılara kadar yığınla suçlunun çok daha artacağından endişe ediliyor. An itibariyle paniklemeye gerek yok zira uygulama yalnızca Rusya’nın Facebook’u olarak bilinen Vkontakti üzerinden çalışıyor. Facebook’un da böyle bir uygulamayla çalışması halinde toplu hesap kapatmalar yaşanabileceği konuşuluyor. Neyse ki Facebook’ta yer alan fotoğraflara dışarıdan aramayla ulaşmak mümkün olmadığı için şimdilik bir tehlike yok.

Rus ikilinin FindFace’le ilgili asıl planı ise görücü usulü arkadaşlık teklifinin çok daha fazlası. Asıl distopya burada başlıyor: The Guardian röportajında Kabakov, “Örneğin mağazada müzik setlerine bakıyorsunuz. Kameralar sizin kim olduğunuzu anlayıp sosyal medyada size müzik seti ilanları göstermeye başlayabilir!” diyor. Kabakov’un dolar dolar parlayan gözlerindeki heyecanı, sokaktaki vatandaşın paylaşmayacağı muhakkak. Bir de işin suçla mücadele boyutu var, belki de tek olumlu yönü. Rus hükümeti, emniyet teşkilatı adına uygulamayla ilgilenmeye başlamış. Bu sayede yıllarca kapalı kalan dosyalarda şimdiden yol katedilmiş.

Henüz hayatımıza girmesine vakit olsa da bu dehşetengiz teknoloji artık resmen mevcut. Hâlâ biraz mahremiyetimiz kalmışken, tadını çıkarmak en iyisi. Belli ki çok değil sadece birkaç yıl sonra hepimiz internetin “açık kaynaklarına” dönüşeceğiz.

Teröristi tipinden anlayan uygulama

Amerika’da geliştirilen Faception adlı yeni bir sistem, insanların yalnızca fotoğraflarına bakarak terörist olup olmadıklarını anlayabiliyor. Yüzde 80 doğruluk oranıyla çalışan bu algoritma, veritabanındaki terörist fotoğraflarıyla kıyaslama yapıyor. Aynı zamanda iyi poker oyuncularını ve pedofilileri de tanıyabiliyor. Sistemin demosu bir poker turnuvasında yapılmış. 50 amatör arasından dört oyuncuyu “en iyi” adayı olarak tespit eden sistemin seçtiklerinden ikisi, finalde ilk üçe girmiş. Güvenlik açısından kulağa hayırlı bir uygulama gibi geliyor. Ancak terörist olarak damgaladığı her beş kişiden birinin masum olacağı gerçeği, saçı başı birbirine karışmış dolaşma özgürlüğümüz adına tedirginlik verici.

Milliyet