Ömer Temür

Dünya ilk olarak X kuşağı ile tanıştı. Kurallara uyumlu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren bir kuşak olarak tanımlanan X kuşağının ardından, özgür ve dâhil edildiğini hissetmek isteyen, çok yönlü, kolay anlaşılır ve daha şeffaf yaklaşımlarıyla öne çıkan Y kuşağı geldi. Bugün 40 yaş ve üstü X kuşağı olarak tanımlanırken bu kuşak yerini yavaş yavaş Y kuşağına bırakmaya başladı. Y kuşağını ise Z kuşağı takip etti. İnternet ve mobil teknolojileri kullanmayı seven, internet aracığıyla sosyalleşmeyi tercih eden Z kuşağının dünyada söz sahibi olması için biraz daha zaman ihtiyaç var. Ancak bu kuşakların hiçbirine benzemeyen bir kuşak doğdu. Adı: Alfa Kuşağı. Alfalar, bir nevi bir laboratuvar ya da deney nesli. Küçük yaşlarından itibaren eğlenceleri de eğitimleri de ekranlardan oluştu. Aralarında en yaşlısının doğduğu yıl olan 2010’da iPad lansmanı yapıldı, Instagram hayatımıza girdi ve “yılın kelimesi” olma talihi “app” sözcüğünün oldu. Kuşaklar arasındaki farklar araştırmalarında uzmanlaşmış McCrindle’ın öngörülerine göre, Alfalar 2025 yılında 2 milyarlık bir popülasyonu oluşturacaklar. Okula yeni yeni başlamakta olan bu kuşak şimdiye dek gelmiş geçmiş tüm kuşakların en eğitimlisi ve teknolojik olarak en yetkini olacak. Alfalarla birlikte yalnızca demografik değil, kavramsal ve toplumsal değişim de bizleri bekliyor.

Robot arkadaşları olacak
Teknolojinin içine doğan bu kuşak, dünyayı fiziksel sınırları olmayan bir yer olarak görecek.
Hemen hemen her türlü içeriğe, bilgiye erişme gücüne diğer kuşaklara göre daha fazla sahip olacaklar.
Sahip oldukları ve hayatlarına entegre ettikleri tüm teknolojileri kişileştirebilecek ve teknolojiyi diğer tüm kuşaklara göre daha merkeze koyacaklar.
Telefon ve sanal gerçeklik hayatlarının parçası olacak, hatta sıradan unsurlar olarak hayatlarında yerini alacak.
Hayatın daha erken dönemlerinde bilgiye ve kaynaklara ulaşabileceklerinden, Alfa jenerasyonu en girişimci nesil olacak.
Çevrimiçi alışveriş yapacaklar ve önceki nesillere göre daha az insanla temas etmek öncelikleri olacak.
Çevrimiçi öğrenme yoluyla günümüzdekinden farklı bir eğitim alacaklar.
Robot arkadaşlarla ya da yardımcılarla oynamak, ders çalışmak, sohbet etmek, vakit geçirmek hayatlarının bir parçası olacak.
Diğer nesillere göre daha az konuşacaklar, etraflarındaki diğer bireylerle sohbetleri oldukça kısıtlı olacak ve gerekmedikçe fiziksel buluşmalardan kaçınacaklar.