Kadınların kâbusu
zehirli guatr

İftara doğru
Uzm. Dr. S.Hilmi Özkırış

BASİT TESTLERLE TEŞHİS EDİN
Muayene sonucu istenen testler, kanda ST3 ve ST4 hormonları, TSH seviyeleri teşhisi kesinleştirir. Tiroidde radyoaktif iyot tutulumuna bakılabilir ve sintigrafi yapılabilir. Ama çoğu defa bunlara ihtiyaç kalmaz. Kalp problemi şüphesi için ilave olarak EKG, EKO gibi tetkikler gerekebilir.

Değerli okuyucularımız, bu hafta sizlere daha çok hanımlarda gördüğümüz olur olmaz kızgınlıklara, sinirlenmelere, bağırıp çağırıp sonradan pişman olacağımız davranış şekilleri sergilememize sebep olan tiroid bezinin zehirli formundan bahsedeceğim.
Eğer tiroid bezi fazla çalışıyorsa, yani T3 ve T4 hormonlarını çok miktarda üretip kana salgılıyorsa Hipertiroidizm (tirotoksikoz ya da zehirli guatr) denen önemli bir çalışma bozukluğu ortaya çıkar. Tiroid hormonları, vücudun enerjisini ve metabolik dengesini düzenlemekten sorumlu olduğundan bu hormon seviyeleri yüksek olduğunda, vücut hızlı bir şekilde enerji tüketir ve hayati fonksiyonlar hızlanır.

BELİRTİLERİ SAYMAKLA BİTMEZ
* Ellerde titreme ve terleme
* Sinirlilik, huzursuzluk, iç sıkıntısı
* Uykusuzluk
* Dramatik duygusal dalgalanmalar
* Sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, bunaltı hissi
* Çarpıntı, kalpte ritim bozuklukları ve hızlı atımlar, nefes darlığı
* Kas zayıflığı ve çabuk yorulma, halsizlik
* Bağırsak hareketlerinde artma, bazen ishal
* Perhiz yapmaksızın iştah artışına rağmen kilo kaybetme
* Saçlarda hızlı uzama ve dökülme
* Deride incelme, özellikle el ayalarında terleme
* Tırnaklarda hızlı uzama ve kırılmalar
* Kemik erimesi ve kolay kemik kırılması
* Adet düzensizlikleri, gebe kalmada zorluk, kolay düşükler, erken doğum, gelişme geriliği
* Özellikle yaşlılarda dirençli kalp yetersizliği, eforla gelen göğüs ağrıları
* Gözlerde dik dik ve canlı bakış görüntüsü

HİPERTİROİDİZMİN SEBEPLERİ
* Çoğu defa tiroid bezi başka bir bulgu vermeksizin sadece fazla miktarda tiroid hormonu üretebilir
* Tiroid enfeksiyonları sonucu (Hashimoto tiroidit’inin ilk evresinde)da kısa süreli hipertiroidi tablosu oluşabilir
* Tiroid hormon takviyesi alan kişilerde de hipertiroidi belirtileri tespit edilebilir
* Yine tiroidde var olan bir nodülün kendi kendine, vücudun denetim mekanizmalarından kaçarak fazla çalışması sonucu toksik nodüler guatr adı verilen durum ortaya çıkabilir
* Bazen sebep özellikle yaşlı hastalarda fazla iyot alınması olabilir
* Ayrıca amiodaron isimli anti-aritmik kalp ilacı kullananlarda, tiroidin iltihabi hastalıklarının erken döneminde tiroidin fazla çalışmasına benzer bir durum ortaya çıkabilir
* Tiroid bezi çok kısa bir zamanda büyüdüğünde; ya tiroitte var olan bir nodülün içine kanama olmuştur ya da nodül daha önceden bilinen bir nodül değildir.
Yapılacak test ve tetkiklerle durum ortaya çıkarılıp ona göre tedavi yapılır.


Tiroid hastalıkları kalbi de durdurur!
Tiroid hastalıklarında kalp en çok etkilenen organların başında gelir. Bu sebeple kalp yetersizliği olan hastalarda, tiroid fonksiyonlarının da araştırılması gerekir. Tiroid hormonunun fazla salgılandığı zehirli guatrda, kalp atımı artarak ritim bozukluğuna (özellikle atrial fibrilasyon) yol açar. Bu da hastanın çarpıntı hissetmesine sebep olur. Zehirli guatr kısa sürede tedavi edilmediğinde, kalp yetersizliği oluşturarak ölümle sonuçlanır. Memleketimizdeki kalp yetersizliklerinin bir kısmı bundan dolayı ortaya çıkar.

Tedavinin yolu 3’tür...
* Anti-tiroid ilaçlar: Propiltiyourasil veya metimazol grubu ilaçlar tiroid hormonlarının üretimlerini engeller. Beta-bloker grubu ilaçlar ise hipertiroidiye bağlı şikayetleri önlemek için tedaviye ilave edilebilir. Anti-tiroid ilaçlarla 12-24 ay tedavi edilen hastaların yarıya yakınında uzun süreli şikâyetsiz ve sessiz dönemler görülür.

* Radyoaktif iyot tedavisi: Kısa süreli ve etkili bir yöntemdir. En sık kullanılan tedavi yöntemlerinden birisidir. Radyoaktif iyot tiroid bezini tahrip eder. Ancak bu yöntemle radyoaktif iyodun yaydığı radyasyonla tiroid hücrelerinin tahrip edilmesi sonucunda hormon üretmemesi amaçlanır. Hastaların % 40-70’inde 10 yıl içerisinde hipotiroidi gelişir. Hayat boyu hastaya tiroid hormonu takviyesi gerekir. Bu tedavi şekli, gebelerde, süt veren annelerde ve çocuklarda uygulanmamalıdır.

* Cerrahi yöntem: Tiroidin büyük bir bölümü veya tamamı ameliyatla çıkarılır. Böylece hormon yapan hücre sayısı azaltılır veya tamamen ortadan kaldırılır.

NE?NEDİR?
* Nodül: Tiroit bezinin içinde normal tiroid dokusundan farklı bir yapıdaki yumru şeklinde leblebi, nohut, ceviz veya portakal büyüklüğünde olabilen anormal doku büyümelerine denir.

* Toksik Nodüler Guatr: Nodüller, vücudun kontrol mekanizmalarından kaçarak bağımsız olarak fazla çalışıp aşırı miktarda hormon üretir. Bu grup hastalarda ilaç tedavisinden sonra hastalığın tekrarlama riski fazladır.

* Basedow-Graves Hastalığı: Vücudun bağışıklık sistemindeki bir sapmaya bağlı olarak tiroidin aşırı uyarılması sonucu büyümesiyle oluşan hastalıktır. 20-40 yaş arasındaki kadınları daha çok etkiler. Değişik derecelerde göz problemleri de oluşur.

* Subakut Tiroidit Hastalığı: Tiroid bezi çok kısa bir zamanda büyüdüğünde; ya tiroitte var olan bir nodülün içine kanama olmuştur ya da nodül daha önceden bilinen bir nodül değildir. Bu genelde gribal bir enfeksiyonu takiben ortaya çıkabilir. Tiroid tek veya iki taraflı şişmiştir. Bu hastalıkta veya nodül içine kanamada en önemli şikayet şiddetli ağrıdır.

OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR

Annemin tansiyonu bir türlü düşmüyor

> Hasan Halila

* Annem 86 yaşında hipertansiyon hastası. İlaçlara rağmen tansiyonu 180/56 ila 200/60 aralığında seyrediyor, nabız ise 64/70 arasında gidip geliyor. Ne tavsiye edersiniz?

CEVAP: Hasan Bey, annenizde 2 tane çok güçlü damar genişletici ve ARB grubu antihipertansif ilaçları yüksek dozda almasına rağmen gelişmiş olan damar sertliği sonucu ortaya çıkan çevresel dirençten dolayı sistolik hipertansiyon mevcut. Kan yağları ve LDL-kolesterol kontrol edilerek böyle bir duruma sebebiyet verebilecek herhangi bir biyokimyasal anormalliğin var olup olmadığı araştırılmalı. Ayrıca kahve mutlaka kesilmeli, çay ve tuz son derece azaltılmalıdır. Tüm bu kolaylaştırıcı faktörler elimine edildiği takdirde yine de tansiyonu her yaş grubu için üst limit olan 130/80’ni geçiyorsa; 3. veya 4. ilaç gruplarından biri muayene ve tetkik sonuçlarına göre ilave edilerek, kontrol altına alınabilir. Şu da bilinmelidir ki; tansiyon tedavisinin ana ve temel şartı, tuzu sofradan yok etmek ve ideal kiloya inmektir. Takiplere göre ilaçlarda ilave veya eksiltmeler, düzenlemeler yapılabilir. Gereksiz yere ve doktor harici tavsiyelerde ilaç kullanılmamalı. Aksi halde daha kötü sonuçlar doğabilir.


Yatarken başımı sağa sola döndüremiyorum

> H. S.

Yaşım 24, boyum 1.57, kilom 55, boynumda düzleşme ve ağrı var. 10 gün önce düştüm, çeneme dikiş atıldı. Yatarken başımı sağa sola döndürdüğümde başım feci dönüyor, düz tutunca geçiyor. Nasıl iyileşirim?

CEVAP: Kıymetli kardeşim, boyuna göre kilon iyi. Boynundaki düzleşme, ağrı ve baş dönmelerin (vertigo) dikişle değil de düşme sonrası boynun anatomik denge ve düzeninde ortaya çıkan anormalliğe bağlı gibi gözüküyor. Boyun omurlarının her 2 yanındaki deliklerden beynin % 25’ini besleyen atardamar geçer. Boynun normal ön-arka eğriliği bozulduğunda (yani düzleştiğinde), omurların birinde düşme veya trafik kazası sonrası gelişen kayma neticesinde ve ani boyun hareketleri sonrası beyne giden kan miktarı azaldığında ortaya çıkan ilk belirtiler; baş dönmesi, göz kararması, bulantı-kusma ve vücudun dengesini kaybedip düşecek gibi olma durumlarıdır. Benzer durum 35-40 yaşından sonraki boyun kireçlenmesinde de ortaya çıkar. Burada yapılacak iş; boynu ani hareketlerden sakınmak, soğuk ve rüzgârlı havalarda mutlaka atkı kullanarak sıcak tutmak, yazın ise boyna ve sırta (güneş ışınlarının dik gelmediği saatlerde) sabah ve akşamları 30’ar dakika güneş banyosu yaptırmak ile hekim kontrolü altında boyun omurlarını rahatlatan adale gevşetici, kireçlenmeyi azaltıcı, beynin kan akımını düzenleyen ve şikayetleri gideren ilaçları kullanmaktır.

HER DERDİNİZİ BANA YAZIN
E-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres:
29 Ekim Caddesi No:23 Yenibosna İSTANBUL

20.12.2010