Birçok insan; sanatla, siyasetle ya da parayla uğraşanlara özenir ama onların da sıkıntıları vardır. Kimi başa çıkar kimi çıkamaz ve sonu üzücü biter. Dünya sıkıntılarından kurtulmak isteyenler, canına kıymayı  kurtuluş olarak görüyor. Oysa Peygamber Efendimiz ne güzel buyurmuş: Ölümü istemeyin! Çünkü bir kişi iyi ise, yaşadıkça iyiliği artar. Kötü ise, hatalarından dönüp doğru yola gelebilir.

ZİYA GÖKALP
18 yaşındayken kafasına sıktı

Türk milliyetçiliğinin babası olarak bilinen Ziya Gökalp, genç yaşta intihara teşebbüs etti. 1876 Diyarbakır doğumlu olan Gökalp, gerek yaşadığı ekonomik sıkıntılar gerek ailesinin "evlen" baskıları sebebiyle 18 yaşında canına kıymaya kalktı. Kafasına sıktığı kurşun, morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı. Daha sonra kendini toparladı. 1914'te "Kızıl Elma"; 1918'de "Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak" eserlerini yayımladı. 1924'te daha 48 yaşındayken kısa süren bir hastalığın ardından dinlenmek için gittiği İstanbul'da hayatını kaybetti. 


HİKMET ULUĞBAY
Eski Türkiye'nin kurbanı oldu

Eski Türkiye yılları... DSP, MHP ve ANAP koalisyon hükümeti kurmuştu. Hikmet Uluğbay, bu hükümetin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine getirildi. 6 Temmuz 1999 tarihinde ruhsatlı silahıyla intihar teşebbüsünde bulundu. Dili parçalandı ölümden döndü. Yıllar sonra neden canıma kıymak istediğini bir röportajında şöyle anlattı: "Ülkenin içince bulunduğu ekonomik durum nedeniyle yoğun bir stres içindeydim. 60 milyar dolar borç ödememiz gerekiyordu. Günde bir elma yiyerek öğle yemeğini geçiştiriyor, geceleri iki saat uyuyordum. Evinize icra geldi, ne yaparsınız?.."

YAVUZ ÇETİN
O da Boğaziçi Köprüsü'nü seçti
1970 doğumlu genç müzisyen, ikinci albümü için çalışıyordu. Bir süre sonra depresyona girdi. 1 hafta hastanede tedavi gördü. İyileştiği gerekçesiyle taburcu edildi. Ancak teşhis yanlıştı. 15 Ağustos 2001 günü, o da ölüm yeri olarak Boğaziçi Köprüsü'nü seçti. Cenaze töreninde ailesinden yalnızca üvey annesi vardı. Babası oğlunun ölüm haberiyle yıkıldığı için törene katılamadı. 

NİLGÜN MARMARA
Hayat boyu hayatın anlamını aradı


Genç bir şairdi. Trajik hayatı ve intiharıyla tanınan ABD'li yazar Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Plath'ın bireyin yalnızlığına ve varoluş sorununa bakışı onu çok etkiledi. 29 yaşındayken "yaşama karşı ölüm" dedi ve canına kıydı. Günlüğünde "Hayatın neresinden dönülse kârdır" ifadesi dikkat çekti. 

CEVHER ÖZDEN
Bir zamanlar milyonerdi

Herkes onu "Banker Kastelli" olarak tanıdı. 1970 ve 1980'li yıllara damgasını vurdu. Milli gelirin 65 milyar dolar olduğu 1982'de halktan 2.2 milyar dolar topladı. İş dünyasına banker olarak 1961'de girdi. İlk işi tasarruf bonolarıydı. O dönemde memurlara maaşlarının bir kısmı bono olarak veriliyordu. Ancak vatandaşlara para lazımdı. Memurdan bonoları alıp değerinin altına paraya çeviriyordu. Ancak devlet bu parayı vermeyince battı. 1980 öncesi tekrar yükselişe geçti. O dönem bankalar yüzde 2-3 sabit faizlerle para topluyordu. Ancak kaynak yetmeyince mevduat sertifikaları çıkardılar. Fakat alıcı yoktu. 100 liralık sertifikayı 75'e alan Kastelli, halka, "100 lira getirin, size yüzde 5-6 vereceğim" diyerek paraları topladı. Bir nevi saadet zinciri kurmuştu. 1982'de binlerce mağdur bırakarak battı. Ardından birçok sektörde şansını denedi ama eskisi kadar başarılı olamadı. 2 Haziran 2008 günü, Kadıköy'deki ofisinde silahını ağzının içine ateşleyerek intihar etti. 



BEŞİR FUAD
Bilimsel intihar

Asker, çevirmen, gazeteci, fikir adamı... 1852 İstanbul doğumlu. Kendi döneminde "aykırı" görüşleri yüzünden çok tepki çekti. 35 yaşında bileklerini keserek can verdi. Beşir Fuad'ın bir deney gibi gerçekleştirdiği intiharı, o zamana kadar bu kavrama yabancı olan toplumda büyük yankı buldu. Hatta adeta bir intihar salgınına yol açtı. Ölüm sırasında hissedilenleri çok merak ediyordu. Bileklerini kestikten sonra yaşadıklarını yazdı. Geride birkaç satırlık şu not kaldı: "Ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geriye savdım. Bereket versin içeri girmedi. Kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. Baygınlık gelmeye başladı." 

SABRİ DİNO
Kendi kalesini koruyamadı!
Beşiktaş'ın 10 sezon kalecisini koruyan Sabri Dino, efsaneler arasına girdi. Dünyaca ünlü sıradışı ressam Abidin Dino'nun yeğeni olan file bekçisi, 19 kez de A Milli Takım formasını giydi. Futbolu bıraktıktan sonra tekstil sektörüne girdi. Kendi ismini taşıyan markasıyla erkek gömleğinde önemli bir isim haline geldi. Ancak yaşadığı ekonomik sıkıntılar yüzünden bunalıma girdi. 14 Ocak 1990 günü Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak hayatına son verdi. 

İLHAMİ ÇİÇEK
Çocukluktan kalma acı hatıra

"Yalnız hüznü vardır, kalbi olanın" dizeleri ile buhranını anlattı. 29 yaşında balkondan atlayarak hayatına son verdi. Tarihler 14 Haziran1983'ü gösteriyordu. Bazıları onun depresif ruh halini çocukluğuna bağlar. Henüz 7 yaşında iken kardeşiyle samanlığın damında oynarken aşağı düşer ve 1 gün baygın kalır. Bu kaza, İlhami Çiçek'in hayatının geneline nufüz eden ürkeklik, durgunluk ve duygusallığın ana kaynağı olur.

METİN KAÇAN


Kaçamadı

 Jak Laban ve Andante takma isimleri ile yazılar yazdı. Daha sonra 'Ağır Roman' piyasaya çıktı ve senaryolaştırılarak filme alındı. 1996'da Alp Buğdaycı ile birlikte bir kadına tecavüz ve işkence etmekten yargılandı; ceza aldı. 6 Ocak 2013'te Boğaziçi Köprüsü'nden geçerken bindiği taksiyi durdurdu ve atlayarak intihar etti. 
Gizem Duman - TÜRKİYE GAZETESİ