Alkor Mimarlık adı altında fabrikalardan otellere birçok ciddi projeye imza atan Leyla Yücel tam bir İstanbul âşığı. Çevresinde tarih ve sanata olan düşkünlüğü ile tanınıyor. Bizzat yaptığı tablolarla sergilere katılıyor. Geçtiğimiz yıllarda birçok tarihî eseri gün yüzüne çıkaran Leyla Yücel bakın tecrübelerini nasıl dile getiriyor: "İstanbul bir dünya şehri, bünyesinde farklı medeniyetleri ve kültürleri barındırıyor. Son yıllarda Karadeniz kıyılarına doğru ciddi bir yapılanma var. Yeni nesil inşaat teknolojileri kullanılarak yapılan yüksek binalar sıra sıra diziliyor, şehrin siluetine hakim oluyor. Şehir yapılanması ile ilgili olarak biz de projeler üretiyoruz. Bir şehri değerli kılan, orda yaşanmışlığın belgesi olan tarihi eserlerdir. İstanbul'un Camileri, köşkleri, yalıları, çeşmeleri ve kabristanları buram buram tarih kokuyor. Ancak zamanında mesken olarak kullanılmış 1. Derece tarihî yapılar kundaklama, sahipsizlik, mirasçıların anlaşmazlığı yüzünden çürüyor ve çöküyor. 2.Derece tarihî yapılar da akıbetlerini bekliyor ki bunlar mahalle kimliğinin oluşumunda önemli rol oynarlar. Semt sakinlerinin hatıralarını yaşatırlar. Ben geçmişe dokunmaktan, o yıllardaki malzemelerin ve tekniklerin farkına varmaktan keyif alıyorum. Tabii zorlukları da var, mesela Hacı Hüseyin Paşa Konağını yenileme projemiz için 2 yıl hazırlandık. Denetime gelen röportörler duvardan düşen iki tuğla için projeyi revize etmemizi istediler. Düşünebiliyor musunuz yıkılmak üzere olan binadan düşen iki tuğla bizi yolun başına döndürdü bir anda. Biz önce mevcut belgeleri toplamaya çalışıyor, tarih araştırmacıları ile eşleştirmeler yapıyoruz. Komisyon projeyi görüp tamam dedikten sonra uygulama başlıyor ve sıkı bir denetim eşliğinde tamamlanıyor. Çilesine rağmen bu tür projelerde bulunmaktan memnunum. İstanbul'a bir hizmet yapabildiysem ne mutlu bana" 

Ali Çelik İSTANBUL