Prof. Dr. Yusuf Demir, Demir, Ordu'da bir otelde düzenlenen Su ve Çevre Çalıştayı'nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyanın hızlı bir şekilde susuzluk ve kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını söyledi. 


"Bugün yaşadığımız dünyada şu an halen 2 milyarın üzerinde insan su problemi ile karşı karşıya" diyen Demir, böyle devam ettiği takdirde önümüzdeki 30 yıl içerisinde dünyanın yüzde 40'ı, yaklaşık 54 ülkenin su sıkıntısı ve problemiyle karşı karşıya kalacağını ve bunun da çok ciddi bir problem olduğunu belirtti. 


Türkiye açısından da benzer tablonun söz konusu olduğunu vurgulayan Demir, şunları dile getirdi:


"Türkiye'de yanlış bir algı var. Ülkemiz su zengini bir ülke olarak biliniyor. Ama maalesef Türkiye su fakirliğine doğru giden bir ülke. Çünkü Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı bin 300 metreküpe düşüyor. Halbuki bir ülkenin su zengini olabilmesi için kişi başına 8-10 bin metreküp su düşmesi lazım. Biz böyle devam edersek önümüzdeki 20 yıl içerisinde su problemleri ile karşı karşıya kalacağız."


"Bir litre yanık yağ, 800 bin litre suyu kirletiyor"
Türkiye'de israfın yanı sıra suyun kirlenmesinin de önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizen Demir, "Suyun kirlenmesi geri dönüşümü açısından ciddi problemleri ve bir yok oluşu beraberinde getirmektedir. Bunun için özellikle sanayi ve evlerimizde su kirliliğinin önüne geçilmesi son derece önem arz etmektedir. Bir litre yanık yağın kirlettiği su miktarı 800 bin litredir. Bu çok korkunç bir rakamdır. Bunun için belediyelerimiz ve yerel yönetimlerimizin halkı bilinçlendirmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. 


"Her gün 6 bin çocuk ölüyor"
Dünyada hergün su problemi ve suyun oluşturduğu hastalıklardan dolayı ölen çocuk sayısının 6 bin olduğunu bildiren Prof. Dr. Demir, şunları kaydetti:


"Bu çok korkunç bir rakam. Burada bir kez daha suyun önemini anlamalıyız. Ona göre israftan kaçınılmalı ve sularımızı kirletmemeliyiz. Bundan hepimiz sorumluyuz. Çünkü böyle sorumsuz davranarak her gün 6 bin çocuğun yok olmasını sağlıyoruz. Bir an evvel toplumun bu konuda bilinçlenmesi lazım. Aksi durumda felaket kapımızda. Eğer ülkemizde gerekli tedbiri almazsak önümüzdeki 20 yılın sonu karanlık gözüküyor. 2030 yılından sonra ülkemizi felaket bekleyebilir. Ama inşallah bu uyarılarımızla bu felaketin önüne geçeceğiz."