Geçen 14 Haziran'da, garson olarak çalıştığı Ortaca İlçesi'ne bağlı Dalyan Mahallesi'ndeki restorandan mesai bitimi ayrılan ve ortadan kaybolan Cansu Kaya'nın 3 gün sonra Dalyan kanalı Çandır geçişi mevkiinde, su üzerinde cesedi bulundu.
 
Üzerinde sadece iç çamaşırı olan Cansu Kaya'ya yapılan ilk otopside, Cinsel istismar bulgularına rastlandı. Kaya'nın boğulduktan sonra cansız bedeninin suya atıldığı tespit edildi. Genç kızın cenazesi 17 Haziran'da gözyaşları içinde toprağa verilirken, olayın aydınlığa kavuşturulması için özel ekip kuruldu. İşyeri ve MOBESE kameraları incelenirken, Kaya'nın son olarak Dalyan'daki restoranda garson olarak çalışan N.D. ve lise öğrencisi M.P.Ç. ile Maraş Mahallesi sağlık Ocağı Sokağı'nda yürüdüğü görüldü. Bunun üzerine iki şüpheli gözaltına alındı. Yakalandıkları gün ile bir sonraki gün çelişkili ifadeler veren şüpheliler tutuklandı. N.D. ve M.P.Ç. hakkında 'kasten öldürme, cinsel saldırı, cinsel istismar ve kişilik haklarından yoksun kılma' suçlarından ömürboyu hapis istemiyle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
 
80 POLİS GÖREV ALDI
 
Davanın ilk duruşması öncesi adliye önünde polis kontrol noktaları kurularak, geniş güvenlik önlemleri alındı. 80 polisin görev aldığı adliyede Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) hazır bekletildi.
 
Duruşmaya tutuklu sanıklar N.D. ve M.P.Ç., Cansu Kaya'nın annesi Gülen ve babası Osman Kaya ile sanık ve müşteki avukatları katıldı. Duruşmada Cansu Kaya'nın ablası Burcu Kaya ile sevgilisi olduğu ifade edilen Umut Doğu'nun yanı sıra, 8 arkadaşı tanık olarak dinlendi.
 
'İÇ ÇAMAŞIRIYLA SUYA ATLADI'
 
Duruşmada sanık N.D., olay gecesi yaşananları anlattı. Cansu Kaya ile 14 Haziran'ı 15 Haziran'a bağlayan gece görüştüklerini belirten N.D., "Cansu ve M.P.Ç. ile birlikte arkadaşımıza ait teknede oturduk. Cansu dertleri olduğunu söylüyor, sürekli biriyle mesajlaşıyordu. Bir arkadaşıyla tekne turuna gideceğini söyleyip yanımızdan ayrıldı. Ona, bizi bırakıp gittiği için 'Bir daha benimle konuşma' diye mesaj attım. 15 dakika sonra geri geldi. Bir süre sohbet ettikten sonra yüzmek istediğini söyledi. Yüzme bilmediği için önce karşı çıktık. Israr edince yüzme bildiği için M.P.Ç. suya girdi. Ardından Cansu üstündekileri çıkararak iç çamaşırıyla suya atladı. Ancak bir daha yüzeye çıkmadı. Ben de dalgıç feneriyle suya girdim. M.P.Ç. ile 45 dakika, 1 saat aradık ancak bulamadık" dedi.
 
'KIYAFETLERİ KANALA ATTIK'
 
Olay sonrası paniğe kapıldıklarını belirten N.D., çevrede kimse olmadığı için yardım isteyemediklerini kaydetti. Çevreden sadece müzik sesi geldiğini aktaran N.D., "M.P.Ç.'ye 'Ne yapacağız?' diye sordum. 'Bilmiyorum ağabey' dedi. Cansu'nun çantasını ve kıyafetlerini tekneden alarak arabanın bagajına koyduk. Daha sonra kıyafetleri İztuzu Plajı yolundaki köprüden kanala attık. Daha sonra Cansu'nun telefonunun arabada olduğunu fark ettik. M.P.Ç. cep telefonunu çamur banyolarının oradaki iskeleden kanala attı. Cansu'ya ait defter ve kitabı da yaktık" diye konuştu.
 
'CİNSEL İLİŞKİ YAŞAMADIK'
 
Cansu Kaya ile cinsel ilişki yaşamadıklarını söyleyen N.D., "Cansu benim kardeşim gibiydi. Boğazını kesinlikle sıkmadım. Şiddet de uygulamadık. Ertesi gün sonra ablası aradı, Cansu'yu sordu. Gece 10 dakika görüştüğümüzü söyledim. Jandarmaya gidip bu şekilde ifade verdim. Daha sonra M.P.Ç. ile görüştük. 'Yaşananları anlatalım' dedik. Olayı anlattık ve gözaltına alındık" diye konuştu. Diğer sanık M.P.Ç. de benzer ifadeler verdi.
 
'KIZIMI ÖLDÜRENLER BUNLAR'
 
Sanık savunmalarının ardından Cansu Kaya'nın babası Osman Kaya'ya davaya katılıp katılmayacağı soruldu. Davaya katılmak istediğini söyleyen Kaya, sanık ifadelerini kabul etmediğini kaydetti. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep eden Kaya, "Kızımı öldürenler bunlar. Raporlarda sabittir" dedi. Anne Gülen Kaya da sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi.
 
'VÜCUDU SUYUN ÜZERİNDEYDİ'
 
Tanık olarak dinlenen Cansu Kaya'nın ablası Burcu Kaya ise N.D.'nin de kardeşini arama çalışmalarına katıldığını hatırlattı. Cansu'nun 14 Haziran'dan itibaren telefonunun kapalı olduğunu anlatan Kaya, "En son telefonda konuştuk. 'Çok yoğunuz' demişti. Daha sonra ulaşamadım. Birlikte çalıştıkları arkadaşına mesaj attım. 15 Haziran öğle saatlerinde 'Cansu işe gelmedi' diye cevap attı. İş yerine gittik. Şüpheye kapılınca jandarmaya başvurduk. 24 saat geçmesi gerektiğini söylediler. N.D. de Cansu'yu ararken bizim yanımızdaydı. 1 gün önce sadece 10 dakika görüştüğünü söylüyordu. Cansu N.D.'ye 'ağabey' derdi. N.D.'nin nişanlı olduğunu biliyordu. Arama sırasında N.D.'nin kız arkadaşıyla birlikte Dalyan'a gittik. N.D. yanımızdan ayrıldı. Garaja, emniyete gittik. Cansu'nun 'Umut' adında bir sevgilisi vardı. Ancak aralarında cinsel ilişki olduğuna dair bir şey anlatmadı. Benim de böyle bir izlenimim yok" diye konuştu.
 
Tanık olarak dinlenen Umut Doğu da Cansu Kaya ile olaydan 1 ay önce sevgili olduklarını, 15 gün sevgili kalıp, ablası öğrenince ayrıldıklarını söyledi. Kaya ile mesajlaşmaya devam ettiklerini kaydeden Doğu, "Olay günü Sabah voleybol antrenmanına, ardından havuza gittim. Akşam saatlerinde tekrar voleybol antrenmanına gidip saat 22.00 sıralarında eve gittik. Mesajlaştık daha sonra 15 Haziran saat 01.20 sıralarında telefonla konuştuk. 'Hafta sonu Dalyan'a gelecek misin?' diye sordu. Gelmeyeceğimi söyledim. N.D.'nin sürekli beni sorduğunu söyledi. Bana dışarıda kaldığını, aparta gideceğini anlattı" dedi.
 
'HİÇ CİNSEL İLİŞKİYE GİRMEDİK'
 
Cansu Kaya ile şirketinin muhasebesini tutan ablası sayesinde tanıştığını anlatan Umut Doğu, Kaya'nın çalıştığı sırada 15 gün boyunca kendi apartında kaldığını, ancak farklı odalarda uyuduklarını aktardı. Ablasının ilişkilerini öğrenince Cansu'yu aparttan aldığını anlatan Doğu, hiç cinsel ilişkiye girmediklerini kaydetti.
 
Sanık ifadeleri ve tanıkların dinlenmesinin ardından duruşma ertelendi.
 
'CİNSEL İLİŞKİYE GİRDİKLERİNİ ANLATTI' 
 
Duruşmada Cansu Kaya'nın ortaokul arkadaşı Öznur G., tanık olarak dinlendi. Cansu'yu uyuşturucu kullanırken görmediğini, bir konuşmalarında ise kendisine uyuşturucu kullandığını söylediğini ileri süren Öznur G., "Cansu bana Umut D. ile cinsel ilişkiye girdiklerini, hatta Umut D.'nin kendisinin ellerini bağladığını ve o şekilde cinsel ilişkiye girdiklerini anlattı. Cansu Kaya bana doğum kontrol hapı kullandığını söyledi. Bana, 'Bir gün bile kullanmazsam hamile kalır mıyım?' diye sordu. Ben de 'Bilmiyorum' dedim" diye konuştu.
 
Olay günü Cansu Kaya'yı telefonla aradığını kaydeden Öznur G., "Bana N.D. ile teknede olduğunu söyledi. N.D.'nin yanında kim olduğunu söylemedi" dedi.
 
TANIK TUVALETE SAKLANDI
 
Öznur G.'nin ifadeleri salonda bulunan Kaya ailesi tarafından tepkiyle karşılandı. Toplam 9 tanığın dinlendiği duruşma sonunda, salondan çıkan Öznur G., adliye binasının tuvaletine saklandı. Cansu Kaya'nın ablası Burcu Kaya, tuvalete girerek tanığa tepki gösterdi. Öznur G., polis eşliğinde tuvaletten çıkarıldı.
 
'ÖZGECAN YASASI ÇIKSIN' 
 
Adliye çıkışında İzmir, İstanbul ve Muğla'dan gelen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi kadınlar, eylem yaptı. Baba Osman Kaya da eyleme katılarak kızının fotoğrafını taşıdı. Baba Osman Kaya, burada yaptığı açıklamada tanıkların yalan beyanda bulunduğunu ve hepsinden şikayetçi olduğunu söyledi. Kaya, "Daha önce yapmış oldukları plan üzerinden savunma yaptılar. Hepsinden şikayetçiyim. Avukatlar daha önce gezip, görüp tanıklarla anlaşarak davayı savunuyor. Savunmaları kabul etmiyorum. Bir an önce Özgecan yasasının çıkıp, sanıkların ömürboyu hapisle cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde konuştu.