Gözü yaşlı aile kızları için devletten yardım beklerken, siyah çarşafa giren kız kardeşlerin son görüntüsü güvenlik kameralarına yansıdı. 
İki kızlarının terör örgütü IŞİD saflarına katıldığını iddia eden gözü yaşlı aile, kaçan kızları için devletten yardım istedi. Acılı aile, kızları Esin A. (18) ile Elif A.'nın (20) Suriye ve Irak'ta gerçekleştirdiği kanlı saldırılarla dünya gündemine oturan terör örgütü IŞİD saflarına katıldığını ileri sürdü. Kızlarının geri dönmesi için devletten yardım beklediklerini ifade eden anne Esma A., kızlarına da “geri dönün” çağrısında bulundu. Acılı anne, “Elif ilk göz ağrımsın sen benim. 20 yaşımda seni kucağıma aldım. Ne olursun gel kızım. Kötü bir şey demedim size. Hiçbir şeyimiz olmasın ama beraber yaşayalım. Yavrum ne olursun gel. Esin, seni nasıl meydana getirdim biliyorsun yavrum. Yavrum ne olursunuz gelin. Elif sen benden sonra anne olacaktın. Size çok güvendik. Ne olur gelin Elif, Esin. Elif gel kızım ne olursun. Kötüysen de gel. Bir şey yaptıysan da, yapmadıysan da gel. Annenin yavrusu. İlk göz ağrım benim. Elif senin yerin başka, 20 yaşımda kucağıma aldım seni. Esin baban delirdi, felç vurdu bize ne olursunuz. Bana bir haber ulaştırın yavrum. Bittim yavrum bittim. Yarın vicdan azabı çekersiniz. Ben bir kere bağırmıştım kapıda, hala onun vicdan azabını çekiyorum” diyerek gözyaşı döktü. 
“Bugün 7 gün oldu” diyen anne Esma A., devlet yetkililerine seslenerek kızlarının bulunmasını istedi. 


“KIZLARIM TOPLAMA YERLERİNDE OLABİLİR” 
Kızlarının henüz Suriye'ye geçmiş olmasının imkansız olduğunu söyleyen acılı baba Bahattin A. ise, örgütün İstanbul'daki toplama yerlerinde olabileceğine işaret etti. Din eğitimi için gittikleri dergahta kızlarının kafalarının yıkandığını düşündüğünü belirten Bahattin A., “Ellerine bir kitap vermişler. Bunlara iyice aşılamışlar. Benim istediğim sadece şu tamam kafaları yıkanmış ama kamera kayıtlarından ne tarafa gittiklerini biz bulduk buluşturduk. Fakat beşli bir yerden sonra açmıyorlar kameraları. Emniyetten rica ediyorum. Bulunmasını istiyorum. Artık son noktamıza geldik. Çocuklarımızın biran önce bulunmasını istiyoruz. Bu aslında bulunmayacak bir şey değil ama neden böyle oluyor anlamıyorum. Çocuklarım buralarda olduğunu, toplama yerlerinde olduğunu düşünüyorum. Ben sağ solu hep araştırıyordum. Kafalarını yıkıyorlar, kara çarşaflarla kara bayrağın altında Şam'da toplanılacak diye yazılar falan bulduk” dedi. 


"IŞİD'DEN KORKUYORUZ" 
Torunlarının bir an önce bulunmasını isteyen anneanne Ümmühan A. da, aramadıkları yer kalmadığını söyledi. Altıntaş, “Biz ölüyüz. Biz devletimize güvenmezsek nereye güveneceğiz. IŞİD diye bir şey çıktı ondan korkuyoruz. Yavrularımız gitti. Sinekten korkan çocuklardı. Hemen orada kayboldular. İnşallah bir yerden haber gelir. Biz bir şey bulamıyoruz. Bu çocuklar dergaha giderken onlara Allah cihat yapacağız diye, Şam'ın altında toplanacağız diye öğrettiler. Biz IŞİD'den korkuyoruz ve şüpheleniyoruz. Bunları annelerinden gizli gizli okurdular. Anneleri odalarına girince 'Kızım bunlar yanlıştır, dine karışılmaz' derdi. Ben bunları sohbete aldım. Bizim dinimiz bu, başka yerlere gitmeyin dedim. 'Anneanne bu güzel, siz hurafesiniz' derlerdi. Biri gelince diyor ki bu nedir. Bunlar Suriye'ye mi gidiyor. Ben cumhurbaşkanıma sesleniyorum. Ne olur her şeyi yaparsa onlar yapar. Elif yavrum nerede iseniz gelin. Kuzularım sizi kim kandırdıysa gelin. Siz evinizden gelinlikle duvakla çıkacaksınız. Duyarlı kardeşlerim yardım edin” şeklinde konuştu. 


SİYAH ÇARŞAFA BÜRÜNEN KIZLARIN SON GÖRÜNTÜLERİ GÜVENLİK KAMERASINDA 
Avrupa ve Asya ülkelerinden Suriye ve Irak'taki terör örgütü IŞİD'e katılımların önü alınamazken, iki kızının bu örgütün saflarına katıldığını ileri süren aile tam bir dram yaşıyor. Günlerdir gözüne uyku girmeyen ve sinir krizleri geçiren anne için eve sağlık ekipleri istendi. Bu arada kızlarla ilgili eve gelen polis ekipleri ile aile fertleri arasında gerginlik yaşandı. 
İki kız kardeşin İstanbul'da son görüldüğü sokakta birlikte yürürken kaydedilen güvenlik kamera kayıtlarına ulaşıldı. 31 Ekim tarihini işaret eden görüntülerde, kardeşlerin siyah çarşaf giydikleri ve bir sokakta bir müddet durduktan sonra yaya olarak uzaklaştıkları görülüyor.