CANAN ERASLAN

24 Kasım Öğretmenler Günü... Türkiye’de 1981 yılından bu yana  Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği günün yıl dönümü yani 24 Kasım “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Öğretmenler Günü, dünyanın çeşitli ülkelerinde ve farklı tarihlerde kutlanıyor.
Konumuz elbette bu günün tarihî gelişimi değil. Mesleğimiz ne olursa olsun, ilk harflerimizi onlardan öğrendik. Yıllar geçti, yaşımız, sınıflarımız büyüdü, okullarımız değişti. Belki üniversite okuduk, belki akademik kariyer yaptık, profesör olduk hatta. Ama mutlaka bir öğretenimiz, öğretmenimiz oldu... İşte o öğretenlerin, başarımızın temeli olanların günü 24 Kasım...
Evet, öğretmenlerimiz çok değerli. Hediyeleşmek de kültürümüzde var. Bu özel günde de bizden bir anı kalsın istiyoruz hayatlarında. Ancak bu istek, öyle bir hal alıyor ki, sonunda bu hassas ve değerli öğretmenlerimizi inciteceğimizi göremiyoruz bile. Saat mi alsak, altın mı? Kıyafet daha mı iyi olur acaba? Ve arkasına sıralanabilecek daha birçok soru... Peki aldığımız o değerli hediyeyi kabul etmeyi onuruna yediremeyen o değerli insanları, hediye alamadığı için ağlayarak uzaktan bakan çocuğu ne yapacağız? “Benim için en önemli hediye, bir öğrencimin mesleğini eline alıp karşıma çıkmasıdır” demişti hayatımda tanıdığım en değerli öğretmen... Gerçekten de daha büyük bir hediye, daha önemli bir gurur düşünebiliyor musunuz?
O zaman gelin, onları incitmeyelim. Bu güzel günü çocuklarımızı hatırlatacak minik hediyelerle kutlayalım. O gün için unutulmayacak bir organizasyon, bir gezi programı yapmak mümkün. Bir buket çiçek de çok mutlu edecektir. Ama biz yine de bu özel gün için şirketlerin hazırlıklarını da sıralamak istedik...