Yıldırım, Karayolları Genel Müdürü İsmail Kartal ve Karayolları 1. Bölge Müdürü İbrahim Halil Akgündüz, Ümraniye'de bir otomobilin karla mücadele ekiplerine çarpması sonucu hayatını kaybeden Karayolları Genel Müdürlüğü işçileri Selahattin Karaman, Alican Gürkan ve Abdullah Ceylan'ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

Önce rahmetli Selahattin Karaman'ın Kayışdağı'nda bulunan ailesini, daha sonra Alican Gürkan ve Abdullah Ceylan'ın Beykoz'da yaşayan ailelerini ziyaret eden Yıldırım, hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet diledi.
Yıldırım, 3 tane karayolu çalışanının, 2016'nın ilk saatlerinde, "vatandaşın karda kışta rahat ve huzurlu bir yolculuk yapması için" görev başında bulunduğuna dikkati çekerek, "Maalesef hiç beklenmedik bir şekilde, daha sonra çok yüksek alkol aldığı tespit edilen bir trafik canavarının sebep olduğu bir kaza ile hayatlarını kaybetti. Arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Kederli ailelerine sabırlar diliyoruz. Başları sağ olsun" diye konuştu.
Yolları, "hayatlar birleşsin diye" ayırdıklarına işaret eden Yıldırım, yolları bölerek hayatları, milleti birleştirdiklerini ve yolların kuralı olduğunu ancak kralı bulunmadığını dile getirdi.
Bu kişilerin hayatı boyunca insanların daha güzel yollarda seyahat etmesi için gece gündüz çalıştığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:
"Onların aklına hiç bir zaman yaptıkları bu güzel yollarda canlarını verecekleri, birilerinin gelip onların canını alacağını gelmedi. Karayolları camiası olarak acımız büyük. Trafikteyken sorumlu davranalım ve acıların yaşanmasına vesile olmayalım. Kurallara riayet edelim. Hem kendi emniyetimiz, geleceğimiz, hem de günahsız insanların hayatını karartmayalım. Yollar özlemleri birleştirmek içindir, acıları artırmak için değil. Gidenleri geri getiremeyiz ama görev şehidi saydığımız bu arkadaşlarımızın çocukları ve aileleri bize emanettir. Onlar için ne gerekiyorsa yapılacaktır."
Bakan Yıldırım, kanunlar neyi emrediyorsa, bu kazayı yapan kişinin o cezayı alacağının altını çizerek, "Ölen kardeşlerimizi geri getirme imkanımız yok. İnşallah buna benzer kazalar bir daha olmasın" dedi.
- "Ölümü hepimiz tadacağız ancak böyle bir ölüm görmedik"
Rahmetli Alican Gürkan'ın ağabeyi Selamet Gürkan da şunları söyledi:
"Ölümü hepimiz tadacağız ancak böyle bir ölüm görmedik. Çok zor, katlanmak da zor... Allah milletimize, çoluk çocuğumuza, hepimize sabır versin. Karşı tarafa da kızamıyorsunuz, nasıl biri olduğunu hala öğrenemedik. Buraya hiç gelmediler. Ne aile tarafından geldiler ne de biz gidebildik. 3 kişiyi bir anda alıp götürdüler. Sabahtan eve gelecek diye bekliyorduk, haberleri başka türlü duyduk. Bu Allah'ın verdiği bir hikmet. Kalbimiz yanıyor ancak bir şey söyleyemiyoruz."
Rahmetli Abdullah Ceylan'ın kardeşi Atilla Ceylan ise abisinin işçilerin güvenliği konusunda ne kadar titiz davrandığını anlattı.
Ceylan, "Sayın Bakanım, bu işi yapan kişinin eğer ceza alması gerekiyorsa bunu sağlayalım. Devletimiz biliyorum ki bunun cezasını verecektir. 3 tane masum insanın hayatıyla oynadı. Yarım metre fren izi bile yok. İbre 140'da kalmış. Ben bu konuda profesyonelim. Hat amiri olarak pek çok kazaya gittim. En az 200 yapıyordu" ifadelerini kullandı.