Rus uçağının Türk hava sahasını ihlal etmesiyle başlayan Türkiye ile Rusya arasındaki gerilim, en çok Türklerle evlilik yaparak Türkiye'de ikamet eden Rus asıllı Türk vatandaşlarını endişelendiriyor. Kadınlar, Rus medyasında çıkan haberler nedeniyle Rusya'daki akrabaları ve arkadaşlarına Türkiye'de huzur içinde olduklarını anlatmakta güçlük çektiklerini söylüyor.

Beylikdüzü'nde oturan Ekaterina Karakaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rus medyasında Türkiye hakkındaki terör ve benzeri haberlerin abartılı şekilde yayımlandığını belirterek, "Rusya'daki akrabalarım nasıl olduğumuzu, rahat gezip gezemediğimizi soruyorlar. Çok rahat, çok memnun olduğumuzu söyleyince şaşırıyorlar" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de hiçbir baskı altında olmadıklarını vurgulayan Karakaya, "Bizi tanıyanlar, komşularımız, 'Keşke bu olaylar hiç olmasaydı' diyor. Türkiye'de olmaktan son derece memnunuz" diye konuştu.
Olga Meral ise iki ülke arasında savaş çıkacağına asla inanmadığını kaydederek, "İki ülke arasında ilişkiler son derece iyiydi. Artık bu krizin tamamen sona ermesini istiyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'e bir şey söyleyebilecek fırsatım olsa 'Barışın' demek isterdim" dedi.
İstanbul Beylikdüzü'nde oturan 1 çocuk annesi Olga Arıman da krizin kendilerinde endişe ve üzüntüye neden olduğunu belirtti. 

Krizin bir an önce çözülmesini istediklerini kaydeden Arıman, "Bizim çocuklarımız var. Rusya'da akrabalarımız, arkadaşlarımız var. Gelip-gitme yeniden zorlaşacak mı diye endişe ediyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin bir an önce normalleşmesini bekliyoruz" diye konuştu.
- "Herhangi bir tepkiyle karşılaşmıyoruz"

İngilizce öğretmeni olarak çalışan Rus asıllı Türk vatandaşı Nadezhda Dokgözoğlu da gelişmelerin kendisini çok üzdüğünü dile getirdi. SSCB döneminin ardından iki ülke vatandaşlarının birbirlerine çok yaklaştığını aktaran Dokgözoğlu, "SSCB döneminde ne Ruslar Türkleri ne de Türkler Rusları tanıyordu. Ön yargılar vardı. İki ülke insanı, birbirini rahatça gidip geldikten sonra tanıyarak bunlardan kurtuldu. Şimdi yine eski günlere mi döneceğiz. Bu gerçekten de çok üzücü" ifadelerini kullandı. 

Rusya'daki arkadaşları ve akrabalarının sürekli kendisine "Orada rahat mısın?" şeklinde endişe belirten sorular yönelttiğini söyleyen Dokgözoğlu, "Herkes çok korkuyor. Bir an önce ilişkilerin normalleşmesi gerekir" dedi.
Dokgözoğlu, krizin ardından Türkiye'de herhangi bir tepkiyle karşılaşmadığını da sözlerine ekledi.
- "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklaması yüreğimize su serpti"
Rusya Eğitim Kültür ve İşbirliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Rimma Rizayeva da Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin bir savaşa neden olacağına ihtimal vermediğini dile getirdi.
İki ülkenin ekonomik ilişkilerinin gelişmesinin beşeri ilişkilerin de gelişmesine katkı yaptığını ifade eden Rizayeva, "Bu etkileşimler sonucunda birçok Türk-Rus evliliği oldu. Türkiye’de yaşayan Rus milliyetli vatandaşlar olarak öteden beri var olagelen birçok ön yargıya karşı mücadele etmek zorunda kaldık. Artık biz bir aileyiz. İki ülke halkı da birbirini tanıdı. Herkes endişeli bir şekilde bekliyor ve eski dostluk günlerine dönülmesini istiyor. Bu krizin savaşa dönüşmeyeceğine, iki ülke arasındaki ilişkinin eski günlere döneceğine herkes inanıyor" dedi.
Politikacıların karşılıklı konuşmalarının endişelere neden olmasının doğal olduğunu ifade eden Rizayeva, "Ülke liderlerinin yüksek perdeden konuşmaları bizleri çok endişelendiriyor ama Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey’in krizin ilk zamanlarında yapmış olduğu 'Türkiye’de yaşayan konut almış ya da evliliklerden dolayı burada yaşayan vatandaşlarımız müsterih olsunlar, Türkiye olarak onların hiçbir hakkına kısıtlama getirmeyeceğiz’ şeklindeki açıklaması yüreğimize su serpti. Rusya ve Türkiye’de dünya siyasetine etki eden iki güçlü lider mevcut. Elbette ki bu liderler bir çıkış yolu bulacak kadar dirayetlidirler. Savaş olma ihtimali yok. Hiçbir savaşın kazananı da yoktur" ifadelerini kullandı.
Rizayeva, Rusçaya Türklerin ilgisinin halen sürdüğünü kaydetti.
Kriz döneminden bu yana Türkiye'de kimsenin herhangi farklı bir muameleye tabi olmadığını da dile getiren Rizayeva, ilişkilerin bir an önce normalleşmesinin iki ülke halkının da yararına olacağını söyledi.