Süha Derbent, tam bir doğa tutkunu. Yaptığı işten oldukça keyif alan birisi. Sürekli yeni yerler keşfedip yeni hedefler peşinde. Derbent, bu mecaraya eşlik etmek isteyenleri de düşünmüş. Setur ile birlikte oluşturduğu Sedventure markasıyla kişiye özel turlar organize ediyor. Derbent'in bu macerasını ve hedeflerini konuştuk.

> Kendinizden biraz bahseder misiniz?
 30 yıldır bu işi yapıyorum. 80'den fazla ülkeye gittim. İşe başlarken kendime uzmanlık alanı olarak yaban hayatını ve büyük kedileri seçmiştim ve öyle devam ediyor. Hobi olarak portre fotoğrafları çekiyorum. Bunun yanında dünyanın çeşitli ülkelerinde gittikçe unutulmaya yüz tutmuş kabileleri fotoğraflıyorum. 13 yıldır ise fotoğraf seyahati organize ediyorum. İnsanlara çekmek istedikleri canlıları doğru yerde ve doğru sezonda bulup onlara hayvan davranışları üzerinde danışmanlık hizmeti veriyorum.

> Dünyadaki 7 büyük kediyi fotoğraflayan sekizinci insansınız. Ama bunu başaran ilk Türk'sünüz... 
Çektiğim zaman öyleydi. Ama şimdi o sayı arttı. Yeryüzünde 38 tür kedi var. Bunların 7 tanesi (aslan, leopar, çita, kaplan, jaguar, kar leoparı, puma) ise literatürde büyük kedi diye geçer. Bunları fotoğraflamayı başardım.

> Vahşi doğada sizi bekleyen tehlikeler belli, bunlar sizi korkutmuyor mu?
Temel olarak hayvanları rahatsız etmezseniz onlar da sizi rahatsız etmez. Onlara yaklaşırken hangi davranışımızın tehdit olacağını önceden bilirseniz o zaman zaten sorun yaşanmaz.

> Vahşi doğada bir hayvan tarafından saldırıya uğradığınız oldu mu?
Şu ana kadar bir sorun olmadı. Ben insanların saldırısından daha çok korkarım. Her gün evinizden iş yerine giderken İstanbul gibi yerde daha fazla risk almış oluyorsunuz.

> Eli boş döndüğünüz oluyor mu?
Biz bunu yapmamaya özen gösteriyoruz. Zaten bunun için günlerce uzun yazışmalar yapıyoruz. En doğru zamanda, en doğru noktaya hareket ediyoruz.

> Bu işin maliyeti ortalama ne kadar?
Taleplere göre seyahat ayarlıyoruz. Bir hayvanı görmek için mi seyahat edeceksiniz? Hiç kimsede olmayan fotoğraf mı çekmek istiyorsunuz? Yoksa birbirine benzemez 10 fotoğraf mı?.. Bunların hepsi seyahatin bütçesini değiştirir. Bir haftalık seyahat 3 bin dolardan başlıyor, 100 bin dolara kadar çıkıyor. Kişiye özel seyahatin yanı sıra bir de grup turları var.

> Seyahatlerin belli bir süresi ve yaş kriteri var mı?
Yok. Genellikle 30-35 yaş üstü kişiler tercih ediyor. Bunun yanında gençler ve 7 yaş üzeri çocuklar da var. Dağ gorilleri için ise yaş kriteri 15. En çok Kenya, Masai Mara, Güney Afrika, Kenya ve Ruanda'ya gidiyoruz. Süre, genellikle 1 hafta.

> Sizce vahşi doğa fotoğrafçılığının en zor yanı nedir?
53 yaşındayım, fiziksel bir zorluk hiç hissetmedim. Olumsuz şartlarda mücadele etmek hoşuma gidiyor. Severek yaptığım için zorlu bir yanı yok. Zor olan şehir hayatı, şehre dönmek. Orada ne kadar neşeliysem burada o kadar çekilmezim. Biz doğaya aitiz, şehir hayatı akla zarar.

> En çok hangi hayvanı fotoğraflamayı seviyorsunuz?
Kusursuz bitmiş bir fotoğrafım yok. Hâlen birtakım eksikler buluyorum, bu da çok doğal. Birikimim bir kapasiteye geldi ve daha da iyi olacağını zannetmiyorum. Fotoğrafta büyük bir oynama olmaz. Benim kalitem bu kadar. Artık çok büyük bir değişiklik beklenmemeli.

> Çekmeyi düşündüğünüz ve çekemediğiniz hayvan kaldı mı?
İmparator penguenleri var, çekmek istediğim. Fırsat bulduğum takdirde Antarktika’ya gidip çekeceğim.

> Yeni projeler var mı?
Kişiye özel turlar biraz pahalı olduğu için insanları zorlamakta. Arkadaş çevremden de hobi olarak fotoğraf çekmek isteyen çok kişi var. Bütçe zorladığı için gelemiyorlar. Halka açık turlar ayarlayarak isteyen herkesin katılabileceği seyahatler yapmayı planlıyorum.


Kabilelerin saf hâli tıpkı fotoğraf gibi

> Unutulan kabileleri çekmekteki amacınız nedir?
Yeryüzünde kültür çeşitliliği giderek yok oluyor. Ücra köşelerdeki kabilelere insanlar ulaşıyor ve onların değişime uğramalarını sağlıyor. Asimile oluyor. Ama hâlen yerel kıyafetleriyle; bildiğimiz gömlek, pantolon giymeyerek hayatını sürdüren kabileler var. Öğretilmiş bilgiye sahip değiller. Benim için de en önemli kısmı bu. Ham halde, tıpkı fotoğraf gibi. Onlar da insanın ham hali. Onlarda ise bunların hiçbiri yok. Saf haldeler. O yüzden onlarla vakit geçirmek, fotoğraf çekmek çok güzel.


 "YENİ PROJELERİMİZ VARDI"
MUSTAFA KOÇ YALNIZ BIRAKTI

> Mustafa Koç’la birlikte birkaç seyahatiniz oldu galiba...
 Mustafa Bey’le 13 yıl önce tanıştım. Fotoğrafa meraklı biriydi. Emek ve zaman ayırırdı; bunları hakkıyla yapardı. Onun yanında bulunduğum her an bir şeyler öğreniyordum. Yanında olan insanları motive eden, muhteşem bir kişilikti. En son birlikte Ruanda’ya gitmiştik, dağ gorilleri çekmeye. Gittiği yere bir daha kolay kolay gitmezdi. Orası onun için biterdi. Başka maceralar peşinde koşardı. Ama Ruanda’yı çok sevmişti. Yeni projelerimiz vardı. Dağ gorillerinin yanı sıra portre fotoğrafçılığı çekmeye başladık. Bu ayın sonunda ise tekrardan gitmeyi planlıyorduk. Yalnız bıraktı, gidemedik.

DERBENT’İN OBJEKTİFİNDEN





 

 

Mahmut ÖZAY
@mamahmut
mahmut.ozay@tg.com.tr