Toprak Holding'in kurucusu Halis Toprak geçtiğimiz 3 Ocak günü 78 yaşında, Fransa'nın Nice kentinde kaldığı evde yaşamını yitirdi. Toprak'ın vefatı sonrası savcılığa kritik bir başvurunun yapıldığı oraya çıktı. Toprak'ın kızı Aysel Duruk, babasının vefatından hemen sonra Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na 'şüpheli ölüm' iddiasıyla başvuruda bulundu. Savcı Bülent Bozkurt'un 2016/375 numaralı dosyasında dikkat çekici ayrıntılar yer aldı.

"YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KONULSUN"

Duruk'un avukatı Yaşar Ağsu'nun hazırladığı savcılık başvuru dosyasında, Ahmet Toprak, 'olası kastla adam öldürme', Fransa'daki evde Toprak'a hizmet eden Emine Ü. ise bu suça 'iştirak'le suçlandı. İkili hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulması istendi. Savcılığa yapılan başvuruda özetle şu iddialara yer verildi: Halis Toprak demans (bunama) hastasıydı. Bu hastalık 3. evresine gelmiş durumdaydı. Bu durumu, hem Adli Tıp Kurumu'nun verdiği raporlar hem Nice Üniversitesi Hastanesi'nin 31 Aralık 2015 tarihli raporu ortaya koyuyor.



KONSOLOSLUK PERSONELİ DE TANIK

Ancak, durum böyleyken, Halis Toprak, İstanbul'da açılan vasi atanması davası sonrası telaşla Fransa'ya kaçırıldı. İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi, kızı Aysel Duruk'u vasi olarak atadı. Ancak Duruk, babasının kaldığı eve gittiğinde, hizmetçi Emine Ü., Ahmet Toprak'ın talimatı sonrası kendisini eve almadı. Kızı, eve kadar gitmesine karşın babasını görmeden kapıdan döndü. Bu duruma, Fransa'daki Türk Konsolosluk çalışanı Mari Colobert de tanık. Oysa Aysel Duruk'un amacı, babasını İstanbul'a getirip tedavi ettirmekti.

YANINA KİMSE YAKLAŞTIRILMADI

İstanbul'daki mahkemenin verdiği kararın, Fransa'da da tanınması için bu ülkede açılan davada kararın çıkmasına günler kala meydana gelen bu ölüm şüphelidir. Halis Toprak'ın ölümüyle vasi ataması davası da kapandı. Halis Toprak, Nice'deki evde adeta zorla tutuldu. Tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınması gereken Toprak'ın kaldığı evde bir tek, yemek ve temizlik işleri yapan Emine Ü. vardı. Üstelik hizmetçi Ü. tek kelime Fransızca da bilmiyordu. Yer ve zaman idraki dahi yapamayan Toprak'ı, oğlu Ahmet Toprak, Fransa'daki evde tek başına bıraktı; kimseleri yanına yaklaştırmadı.

ÖLÜME TERK EDİLDİ

Halis Toprak bile-bile ölüme terk edildi. Bu şekilde bakımsızlığa mahkûm edilen bir babanın bir süre sonra ilaç tedavisine de tepki vermeyeceğini düşünmek gerekir. Bu eylem, Ahmet Toprak bakımından olası kast ile adam öldürme, Emine Ü. bakımından ise suça iştiraktır."

SAVCI İSTEDİ, ATK RAPOR HAZIRLADI

Başvuruda, savcılığın talebi sonrası Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi'nin hazırladığı 23 Şubat tarihli rapora da yer verildi. Rapora göre, karaciğerde iltihap görüldüğü, demans ile ilgili tespitlerin yapıldığı kaydedildi. Toprak'ın kan ve idrarında çıkan kimyasalların da, demans hastalığı için kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı kaydedildi. ATK raporunun sonuç kısmında, 'ATK Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınması uygun olur' denildi.

"BU SEVİYELER NORMAL"

Otopsi raporunda, Toprak'ın kan ve idrarında yer alan baryum, kadminyum, arsenik ve krom gibi maddelerin yer aldığı kaydedildi. Raporu Hürriyet Dünyası için yorumlayan İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan, söz konusu kimyasalların normal seviyede olduğunu belirtti. Prof. Dr. Alkan "Cenazenin (Halis Toprak) kanında, çeşitli organların ve idrarında çok sayıda ilaç ve diğer elemenler tespit edilmiş. Ama bunların miktarın baktığımızda ölüme sebebiyet verecek seviyede olmadıkları görülüyor. Yapılan miktar analizler her insan vücudunda bulunabilecek seviyelere denk gelmektedir" dedi.

Halis Toprak, 6 Ocak günü düzenlenen cenaze töreni sonrası toprağa verildi.

AHMET TOPRAK: ASILSIZ İDDİALAR

Toprak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Toprak, kendisine yönelik suçlamalara ilişkin "Bu tür şeyler asılsız iddialar. Aile içinde, ablam dışında bu tarz açıklamalar yapan başka kimse yok. Babam hayattayken de bu tür şeyler yaptı. Evet ablam Fransa'ya gitti. Babamla da görüşmüş. Hatta babam kendisine 'gidin, beni rahatsız ediyorsunuz' demiş. Bu tarz şeylerle, babamı son zamanlarında da rahatsız ettiler. Herkes herşey yapabilir. Savcı soruşturur. Kayda değer birşey varsa davasını açar. Değilse, takipsizlik verir. Suçlanan Emine Hanım ise, babamın 25 yıllık emektarı. Babama da çok iyi baktı. Hatta, babamın bize,'Ben vefat ettiğimte Emine'ye iyi bakın.' demişti. Ablam (Aysel Duruk) bunları hep yapıyor. İnşallah bir noktada dururur diyorum" şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili telefonla ulaştığımız Aysel Duruk ise "Ben mal kavgası derdinde değilim. Öncelikle babamın sağlığını koruma derdindeydim. Şimdi ise babama iade-i itibar yapılması için uğraşıyorum" dedi. (Hürriyet)