Sanıkların Altındöken cinayetiyle tutuklanmasının ardından gözler Adana Devlet Hastanesi morgunda bekletilen cenazenin defnine çevrildi. İlk gece Tarsus’a götürdüğü oğlunun cenazesini toprağa veremeyince tekrar Adana’ya getiren anne N.T, yaşadıklarına, "Cenazesini defnedemiyorum. Çöpe mi atayım?" diye tepki göstermişti. Eşinden daha önce ayrılmış olan N.T’nin'nin bir taraftan oğlunun ölümü, diğer taraftan onu toprağa verecek bir mezar yeri gösterilmemesinin yaşattığı travma nedeniyle ruhsal sorunlar yaşamaya başladığı, bu yüzden de defin işlemlerini avukatının takip ettiği belirtildi. 

Yakınları, eşinden boşanan anne N.T’nin, oğlunun cenazesini Tarsus Asri Mezarlık ya da köyü olan Kocaköy Mahallesi’nde defnetmekte ısrarcı olduğunu söyledi. Bu nedenle ailenin avukatı bir kez daha Tarsus Belediyesi’ne bugün defin için başvuruda bulundu, izin verilmediği takdirde konunun Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne taşınacağı belirtildi.

İlçe belediyesi mezarlıkların sorumluluğunun Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu ileri sürerken annenin defin talebinde bulunduğu Kocaköy mahallesi muhtarı Rıfat Öcalan da, "Gömdürmem, bu benim yetkimde" diyerek mezarlığın kapısını kilitlemişti.

BABANIN SAĞLIK DURUMU İYİ
Aynı saldırıda vurulan baba Necmittin Altındöken’in tedavisi TOKİ Numune Eğitim Araştırma Hastanesi’nde sürerken, sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Baba Altındöken’in de oğlunun cenazesine katılmak istediği bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuracağı bildirildi.

6 KİŞİ TUTUKLANDI
Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 11 Nisan’da öldürülen Ahmet Suphi Altındöken’in katil zanlısı olan hükümlü Gültekin Alan ile ona yardım ettiği ileri sürülen hükümlü Ahmet Tekin Baykal ile tutuklu Ferhat Yüksel hakkında bu suçlamadan da dün tutuklama kararı verildi. Ayrıca infaz koruma memuru Hacı Ahmet Özdoğan, hükümlü Hüsamettin Bağlar ile tabancayı cezaevine sokan eşi Gamze Bağlar da dün akşamki tutuklama kararından sonra aynı cezaevi kampüsünde farklı bölümlere konuldu. Soruşturma dosyayla ilgili gizlilik kararı alınması nedeniyle, sanık avukatları şüphelilerin ifadelerine ulaşamadı.

BAŞSAVCILIKTAN YAZILI AÇIKLAMA
Bu arada Adana Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili yazılı açıklama yaptı. Olayın, Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nin B Bloku’nda meydana geldiği belirtilen açıklamada, hükümlü Gültekin Alan ile aynı koğuşta kalan Ferhat Yüksel’in spor salonuna götürüldüğü sırada olayın meydana geldiği bildirilirken açıklamada şu bilgiler yer aldı:

"Gültekin Alan’ın daha önce üzerine sakladığı silahı çıkarıp iki personeli spor salonu giriş koridoruna kapattığı, koşarak maktul Ahmet Suphi Altındöken’in odasının olduğu koridora yöneldiği ve koridorun sonunda bulunan odanın mazgalından ateş etmek suretiyle her iki hükümlüyü yaraladığı anlaşılmıştır. Olayı haber alan ceza infaz kurumu ani müdahale ekibinin, eylemden yaklaşık 4 dakika sonra olayda kullanılan silahı, hükümlü Alan’dan alarak şahsı etkisiz hale getirdiği, yaralı Ahmet Suphi Altındöken ile Necmittin Altındöken’in vakit kaybetmeksizin ilk olarak ceza infaz kurumundaki revire, ardından da görevliler tarafından olay yerine çağrılan 112 Acil Servis görevlilerince hastaneye sevklerinin sağlandığı tespit edilmiştir. Olayı gerçekleştiren, azmettiren, olayda kullanılan silahın ceza infaz kurumuna sokulmasında yardımcı olduğu belirlenen, suç grubu olarak eyleme destek veren 1’i infaz koruma memuru olmak üzere 6 şüpheli, ’Tasarlayarak öldürme’ ve ’Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçlarından sevk edildikleri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanmıştır.

Konuyla ilgili Adalet Bakanlığımızca 1 müfettiş ve 2 cezaevi kontrolörü görevlendirilmiş olup, Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızca da olaya ilişkin yürütülen adli soruşturma çok yönlü olarak titizlikle sürdürülmektedir. Olayla ilgili olarak adli ve idari yönden başlatılan soruşturmanın selameti bakımından, görevlerinin başında kalmaları sakıncalı görüldüğünden ceza infaz kurumu müdürü ve ikinci müdürü tedbiren görevden uzaklaştırılmış, 3 personel de olayda kusur ve etkileri olduğu değerlendirildiğinden açığa alınmıştır. İdari olarak ayrıca eyleme doğrudan katılanlar dışında, ihmali bulunanlar hakkında da detaylı inceleme ve soruşturma devam etmektedir."