Mahkeme, kaçma şüphesinin bulunması ve adli kontrol hükümlerinin tutuklamadan beklenen faydayı sağlamaya yeterli olmayacağı gerekçesiyle Rüzgar Çetin’in tahliye talebini kabul etmedi.

"İSTANBUL’DA YAŞIYORSUN, MAKAS ATMAYI BİLMİYORSUN"

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, mağdur polis Emre Tetik’in avukatı, müvekkilinin halen tedavisinin devam ettiğini, ailesiyle birlikte Tokat’ta yaşayan müvekkilinin talimat yoluyla ifadesinin alınmasını talep ettiğini ve şikayetçi olduklarını belirtti.

Daha sonra ise  tanıkların dinlenmesine geçildi. Tanık taksici Erdal Oğuz, olay günü Bebek’ten Beşiktaş’a doğru ilerlediğini anlatarak, "Bu sırada yanımdan Porsche marka bir araç geçti. Daha önce hiç görmediğim için dikkatimi çekmişti. Makas atarak ilerliyordu. Yaklaşık 10 dakika sonra kaza yerinde gördüğüm araç da aynı araçtı" dedi.

Bu ifade üzerine Mahkeme Başkanı, sanık Rüzgar Çetin’e, tanığın "Makas atıyordu" sözünü hatırlattı. Çetin ise "Makas ne demek bilmiyorum" cevabını verdi. Mahkeme Başkanı da, "İstanbul’da yaşıyorsun, makas ne demek bilmiyorsun" diyerek, "trafikte makas atma" deyiminin tanımını yaptı.

SANIK AVUKATI: KEMER TAKILI OLSAYDI BU ÖLÜM OLMAYABİLİRDİ

Sanık avukatı Mehmet Uysal ise sanığın kazayı bilinçli taksirle işlemediğini iddia ederek, hayatını kaybeden polis memurunun emniyet kemerinin takılı olmadığını, takılı olması durumunda bu ölümün yaşanmayacağını söyledi. Avukat Uysal ayrıca, Çetin ailesinin polis ailesiyle helalleşmek istediğini, ancak henüz buna cesaret edemediklerini belirterek, "Ancak Çetin ailesi polis ailesinin acısını paylaşmak istiyor" dedi. Avukat Uysal, Rüzgar Çetin’in tahliyesini talep etti.

Duruşmaya ara verilmesi üzerine, hayatını kaybeden polis İsmet Alagöz’ün eşi Özlem Alagöz, eşinin fotoğrafını Rüzgar Çetin’e gösterip, "Teşekkürler" diyerek salondan çıktı.

TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA...

Mahkeme heyeti, Rüzgar Çetin’in kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin mevcut oluşu, öngörülen ceza miktarına göre kaçma şüphesi taşıması, adli kontrol hükümlerinin tutuklamadan beklenen faydayı sağlamaya yeterli olmayacağını dikkate alarak, tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Sanık Rüzgar Çetin’in sürücü belgesi yönünden Yüksekova Trafik Bölge Müdürlüğü’ne yazılan yazının sorulmasını kararlaştıran heyet, kaza anına ilişkin görüntülerin bulunduğu CD örneğinin İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilerek, aracın hızının tespiti ve daha sonra da kusur durumuna ilişkin rapor düzenlenmesine hükmetti.

Duruşma 16 Haziran’a ertelendi.

"BEN O RÜYAYI YAŞIYORUM"

Duruşmanın ardından, kazada hayatını kaybeden polis memuru İsmet Alagöz’ün eşi Özlem Alagöz ve avukatları adliye önünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Rüzgar Çetin ifadesinde olayı her gün rüyasında gördüğünü söyledi, ne hissettiniz?" sorusuna Özlem Alagöz şu yanıtı verdi:

"Kendisi sadece rüya görmüş, üzülmüş. Ben o rüyayı yaşıyorum. Yanlış bir şekilde vicdana dokundu. Biz bu olayı en acı şekilde yaşıyoruz. Bir yuva yıkıldı. O yüzden bunu hissetmek değil, yaşamak lazım. Kendisi bizim yaşadıklarımızı yaşarsa, elbette ki bizi anlayacaktır."

"Çetin ailesinden herhangi bir para teklifi yapıldı mı?" sorusuna ise Alagöz, "Herhangi bir teklif yapılmadı. İstemiyoruz, kabul da etmiyoruz. Yapmasınlar da... Taziyelerini de kabul etmiyorum. Bu benim kocamı geri getirmez. Artık hukuki süreç var. Oradan devam edeceğiz" karşılığını verdi.

Sanığın sahte davranışlarda bulunduğunu, birilerinin yönlendirmesiyle konuştuğunu savunan Özlem Alagöz, "Samimiyetine güvenmiyorum, çünkü ortada kamera kayıtları var. Ortada alkol var. Hız var. Ekip arabasının üstüne sürme var. Burada samimiyete inanmıyorum. Kaza olabilir, Allah’tan gelene razıyız, ama kuldan gelene razı değiliz" diye konuştu.

İDDİANAME...

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, olay günü saat 01.00 sıralarında, Emre Tetik’in kullandığı polis aracının Beşiktaş’tan Ortaköy’e doğru seyir halinde olduğu ifade ediliyor. Sanık Rüzgar Çetin’in ise aracıyla Ortaköy’den Beşiktaş’a doğru gittiği anlatılan iddianamede, Çırağan Caddesi üzerinde kavşaktaki ışıklara yaklaşıldığında, Çetin’in en sağ şeritten önce orta şeride geçtiği, önündeki aracı sollamak için de ani manevra yaparak karşı şeride geçip, karşıdan gelen maktül ve müştekinin içinde bulunduğu polis aracına çarptığı belirtiliyor.

Rüzgar Çetin’in 0.90 promil alkollü olduğu ifade edilen iddianamede, sanığın "Bilinçli taksirle 1 kişinin ölümüne, 1 kişinin de yaralanmasına neden olmaktan" 3 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor. 

RÜZGAR ÇETİN'İN İFADELERİ

Kimlik sorgusunda 5 bin lira aylık geliri olduğunu söyleyen Rüzgar Çetin, "Sabıka kaydım yok ama mahkemeye çıktığım olaylar var" dedi.  İddianameyi okuduğunu belirten Çetin ifadesine, "Çok üzgünüm. Kazadan beri her gün aynı rüyayı görüyorum. Her sabah aynı acıyla uyanıyorum. Rüyamda İsmet Bey, ailesine kavuşuyor. Geçmişi değiştirmem mümkün değil. Tek isteğim ailesinin beni affetmesi" diyerek başladı.

"ARACIM KAYDI, KONTROLDEN ÇIKTIM"

Olay günü teyzesi ve annesiyle yemek yediğini anlatan Çetin, "Yemek sonrası arkadaşlarımla buluşmak üzere başka bir mekana geçtim. Arkadaşlarıma eşlik etmek için bir kadeh içtim. İkinci kadehi bitirmedim, araç kullanacağım için. Daha sonra çıktım, önce benzin aldım. Sonra Ortaköy’e girdim. Orası üç şeritli bir yoldur. En sağ şeritte seyrediyordum. Normal şehir hızında kullanıyordum. Diğer araçlar da ağır ilerliyorlardı. Orta şeride geçmek istedim. Geçer geçmez bu kaza yaşandı. Aracım kaydı. Kontrolden çıktım. Sol şeritteki polis aracına çarptım. Şehir hızındaydım. Kazadan sonra sol kapı açılmadı. Sağ taraftan indim. Yapabileceğim bir şey yoktu. Polislerin ve ambulansın gelmesini bekledim" diye konuştu.

"ALKOLÜN TESİRİ ALTINDA DEĞİLDİM"

Mahkeme Başkanı’nın aracın niye kaydığını sorması üzerine Çetin, "Yağmurlu bir gün değildi ama çevre ıslaktı" dedi. Çetin, "Cezaevinde anladım ki bir insan için en acı şey sevdiklerinden ayrı kalmakmış. Bir insanın sevdiklerinden ayır kalmasına sebep olduğum için çok üzgünüm" dedi. Çetin, Mahkeme Başkanı’nın "Alkol testine müsaade etmemişsin" şeklindeki sorusuna ise "Doğrudur. hastaneye gitmek istemiştim. O yüzden üflemedim" diye cevap verdi. Başkanın rapordaki alkol miktarını hatırlatması üzerine ise Çetin, "Bence rapordaki sonuç yüksek. Yasal sınırın üzerine çıktığımı sanmıyorum. Alkolün tesiri altında değildim" dedi. Başkanın, bilirkişi raporuna göre asli kusurlu olduğunu da söylemesi üzerine Rüzgar Çetin, "Ben kaza esnasında hızlı değildim" dedi.

"ÖRNEK DAVA OLMASI İÇİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM"

Mahkeme Başkanı, şikayetçi Özlem Alagöz’e başsağlığı diledikten sonra diyeceklerini sordu. Özlem Alagöz eşinin fotoğrafını tutarak ayağa kalktı. Alagöz, "Şikayetçiyim. Davanın adaletli ve örnek bir dava olması için takipçisi olacağım. Peşini bırakmayacağım. Önce Türk adaletine, sonra Allah’a sığınıyorum. ’Sevdiklerimden ayrı kalmak nedir öğrendim’ dedi, ama öğrenemedi. Eşim toprağa girdi. Üç aydır büyük acılar yaşıyoruz. İki çocuğum, biri 3, diğeri 5 yaşında. Her gün babalarını soruyorlar. Ve biz her gün ağlıyoruz. Her gün aynı acıyı yaşıyoruz. Bizi ömür boyu sevdiğimizden ayırmış oldu" diye konuştu.

RÜZGAR ÇETİN KİMDİR?

Ünlü yönetmen Sinan Çetin'in oğlu olan Rüzgar Çetin daha önce yaşadığı olaylarla da sık sık gündeme gelmişti. Hareketli bir gece hayatı olan Çetin, hatta bir dönem ruhsatsız silah taşımaktan da hakim karşısına çıkmıştı.
 
SOKAK ORTASINDA KANLI KAVGA
 
Rüzgar Çetin 2013 yılında Propaganda adlı kulüpte, kendi grubundan bir arkadaşıyla ettiği kavgayla da gündeme gelmişti. Ahmet adlı bir gençle tartışmaya başlayan Rüzgar’ı görevliler dışarı çıkarmıştı. Öfkesini yenemeyen Çetin ve “Seni öldüreceğim” dediği iddia edilmiş, ikiliyi kimse ayıramamıştı. Kavga sırasında Rüzgar Çetin’in sağ elinde muşta olduğu gözlerden kaçmamıştı. Ve kanlı kavga gazetecilerin araya girmesiyle bitmişti.

GÜRÜLTÜDEN ŞİKAYETÇİ KOMŞUYU DARP ETTİ
 
Yıl 2012… Rüzgar Çetin darp ettiği iddiasıyla gündemde…

Sinan Çetin’in İstanbul Beyoğlu’ndaki Plato Film isimli işyerinde gece 01.00 sıralarında çalınan müzikten rahatsız olan komşulardan Onur Karaca, kapıya çıkan Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin’e, babaannesinin rahatsız olduğunu, müziğin sesini kısmalarını söyledi. İlerleyen saatlerde gürültülerin devam etmesi ve gece 03.00 sıralarında polis ekibinin işyerine gelmesi üzerine bu defa amcası Ali Karaca ile birlikte yeniden işyerine giden Onur Karaca ve Sinan Çetin’in oğulları Rafael İndiana Cemil Çetin, Orfeo Sinan Çetin ile Rüzgar Çetin arasında tartışma çıktı.