67 yaşında hayata gözlerini yuman Hatice’ye olan özlemini “Haticem dünyadan göçeli 1918 gün oldu. Nasıl da saymam, sayılmayacak bir Hatice değil ki...” sözleriyle dile getiren Mustafa Yılık’ın aşkına, hayat arkadaşına hasretini anlattığı TRT’de yayınlanan belgesel videosu pek çok kişinin de ilgi odağı olmuştu.

MUSTAFA DEDE AŞKINI ANLATTI
Binlerce kez paylaşılan video; Mustafa Dede ve Hatice’nin aşkını sosyal medyada fenomen haline getirdi. Hatay'ın Hassa ilçesinde yaşayan Mustafa Yılık, aşkını bir de Habertürk'e anlattı.

"HATİCEM GİDİNCE BEN DE MECNUN OLDUM"
Hatice’yle ömrünün yoksulluk içinde geçtiğini anlatan Mustafa Dede, “Haticem gidince ben de mecnun oldum. Onu kaybettim, ben öksüz kaldım” dedi.

"SİROZ HASTALIĞINA YAKALANDI, KURTARAMADIK"
Unutamadığı Hatice’yi önce rüyasında görüp, ardından istemeye gittiğini söyleyen Mustafa Dede, evlenmeye götüren sürecini şöyle anlattı:

"Babam 1954’te vefat etti. Evde 2 gardaşım, 1 anam vardı. Askerlik dönüşü 4’üncü gün Suriye’ye hamallığa gittim. Anam diyor ki; ‘Oğlum sana bir kız isteyelim.’ Ben diyorum ki; ‘Ana o kız kapkara, ben almam. ‘Oğlum akıllı ol, bunu alalım’ diyor. Bu kız 18 yaşına, ben 24 yaşına geldim. Nihayet anamın dediğine geldik. 13 Ocak 1958’de hanımımın düşüne yattım: Evlerine gittim. Yüklükten hopladım. Yüklüğün üzerinden bileğinden tuttum. Debelendi, debelendi pırtamadı. Gözümü açtım yataktayım.3 gün sonra anamı, abimi, babasının, anasının yanına götürdüm. ‘Tamam’ dediler kabul ettiler. Haticem gelince sordum. ‘Hatun, beni hiç rüyanda gördün mü, doğruyu söyle’ dedim. ‘Vallaha, bundan 15 gün evvel yüklüğün üstünden hopladın, bileğimden tuttun, debelendim pırtamadım, gözümü açtım, yataktayım’ dedi.

Menekşe imiş, bilmemişim ben. Menekşe imiş efendim. Biz sarı çiçeği görürmüşüz, kırmızı gülü görürmüşüz ama o menekşe imiş. Aylar geçti yıllar geçti, aradan ışkın verdi, evlat verdi Yaradan. 2006 yılının 11. ayının 15’inde Haticem siroz hastalığına düştü kurtulamadı. Ankara’ya götürdük. Doktorlar tedavisini bulamadı. 11 günde Hakk’a teslim oldu. Haticem gidince ben de böyle kendi kendime mecnun oldum"


(Mustafa Dede'nin unutamadığı Haticesi)