İstanbul ve Ankara’da öldürülen 3 kişinin katil zanlısı olarak aranan Atalay Filiz, son cinayetinden 15 gün sonra yakayı ele verdi. Galatasaray lisesi mezunu, Paris’te master yapan Atalay’ın yakalanma anı filmleri aratmadı. Filiz, İstanbul’da 27 Mayıs günü tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’yi öldürdükten sonra 29 Mayıs’ta birkaç otobüs değiştirerek İzmir’e geldi. Aynı gün Buca’da girdiği internet hizmeti de veren kafeteryada 4 saat kalıp gece konaklayacağı Yeşilyurt Semti’ndeki evi buldu. 30 Mayıs’ta Buca’da farklı bir evde kaldı. 
BİYOLOJİ EĞİTİMİNİ KULLANDI
31 Mayıs’ta asker olan babasıyla birlikte gençlik yıllarında askeri kampına da gidip kaldığı Menderes ilçesinin tatil yöresi Gümüldür’e gitti. Burada birkaç gün pansiyonda kaldı. Ardından dağlık arazide, park ve sahillerde yattı. Aldığı biyoloji eğitimi ve gençlik yıllarında gittiği doğada hayat kursları nedeniyle doğadaki kurbağa ve çeşitli hayvanları, zehirli olmadığını bildiği çeşitli otları ve bitkileri yiyerek hayatta kaldı. 
MİNİBÜS DEĞİŞTİRDİ
Zanlı için dün saat 07.30 sıralarında Gümüldür minibüsünden polise ihbarda bulunuldu. Ancak ihbarın hemen ardından bunu anlayan Atalay Filiz, minibüsten inip başka bir minibüse bindi. Aynı vatandaş yeniden Emniyet Müdürlüğü’nü arayıp Atalay Filiz’in bindiği minibüsün plakasını ve hangi hatta çalıştığı bilgisini paylaştı. Polis hemen Menderes- Gümüldür arasındaki kara yolu üzerinde kontrol noktaları oluşturdu. 
“BEN ÖMER BABAYIM”
Minibüs, Menderes ilçe merkezine geldiği sırada etrafta sıkı tedbir alan polisler tarafından durduruldu. Filiz, herhangi bir direnç gösteremeden minibüsten indirildi. Polisin “Sen Atalay Filiz misin?” sorusuna “Hayır” diyerek ‘Ömer Baba’ adına düzenlenmiş sahte kimliğini verdi. Polis bunun üzerine “Parmak izine götüreceğiz seni” deyince Atalay Filiz olduğunu itiraf etti. Bozyaka’daki Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürülen şüpheli, yapılan işlemlerin ardından karayoluyla İstanbul’a getirildi.

2 bıçak, 14 kredi kartı, bol para...

Atalay Filiz’in çantasından kıyafet ve yaşam malzemelerinin yanı sıra kendi adına düzenlenmiş pasaport çıktı. Pasaport incelendiğinde en son 2012 yılında Endonezya’ya gittiği görüldü, pasaportun geçerlilik süresinin de aynı yıl dolduğu dikkat çekti. Filiz’in üzerinden ve çantasından çıkanlar: Kendisinin fotoğrafının yapıştırıldığı 4 sahte kimlik, yine başkası adına ve kendi fotoğrafının olduğu 3 sahte ehliyet, kendisi ve başkaları adına düzenlenmiş 14 banka kartı, kredi kartı, askerî personel yakını kimlik kartı, kendisine benzeyen bir Fransız vatandaşına ait vatandaşlık bilgilerini içeren belge, iki avcı bıçağı, biber gazı, 10 bin Türk lirası ve 3 bin 500 avro para çıktı.

İŞTE O MİNİBÜS

Atalay Filiz’in yakalandığı dolmuşun şoförü  41 yaşındaki Kenan Aka, şüphelinin 3 gün önce bir kez daha dolmuşuna bindiğini belirterek, “İndikten sonra ihbar ettim ama yakalanamadı. Bugün bindiğinde ise perişan haldeydi. ‘Param yok’ dedi. Yolda polislere selektör yakarak işaret verdim. Hiç korkmadım” şeklinde konuştu. 

İZMİR EMNİYET MÜDÜRÜ UZUNKAYA: Pişmanlık duygusu yoktu, çok rahattı

Ankara’da 2 ve İstanbul’a 1 olmak üzere 3 cinayetin zanlısı olan Atalay Filiz’le Bozyaka Emniyet Müdürlüğü’nde ilk görüşen İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya oldu. Uzunkaya, görüşmeyle ilgili şunları söyledi: “Kendisi çok rahat görünüyordu. Zeki birine benziyor ve üzerindeki paraları, uzun yıllar kaçacağını düşündüğü için idareli kullanma yolunu tercih etmiş. Bu sebeple de dağlarda ve arazilerde hayatını sürdürmüş. Atalay Filiz’e hiç Yunan adasına geçmeyi düşünüp düşünmediğini sordum; ‘Çeşme’ye hiç gitmedim. Yunan adasına da geçmeyi düşünmedim. Çünkü geçseydim de zaten Yunan polisi bir şekilde beni yakalayıp, Türkiye’ye iade edecekti’ dedi. Ben, Atalay Filiz’de işlediği cinayetler sebebiyle herhangi bir pişmanlık durumu ve duygusu hissetmedim. Gayet neşeli bir görüntüsü var. Zaten cinayetlerle ilgili sorulara da yanıt vermedi. Avukatıyla birlikte yanıt vereceğini söyledi.”