İzmir’de yakalanan Atalay Filiz’in emniyetteki ifadesi soruşturmada bilinmeyen pek çok detayı aydınlattı. Polisteki ifadesinde işlediği cinayetleri detayları ile anlatan Atalay Filiz’in yanında bulunan parayı 3 yıl boyunca biriktirdiği, üzerinden çıkan kimlik ve kredi kartlarını ise çalıştığı çay bahçesinde unutulan cüzdanlardan çaldığı öğrenildi. Bugüne kadar üniversite mezunu olduğu çeşitli haberlerde yer alan Filiz’in aslında Fransa’da okulunu bitirmeden geri döndüğü ailesine bile okulu bitirdiğini söylediği tespit edildi. Filiz, 5 saatlik ifadesinde şunları anlattı:

Mezun olamamıştım

 “Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra okumak için Fransa’ya gittim. Burada dört yıl boyunca kaldım. Okulun son senesinde Erasmus öğrenci değişim programıyla Paris’e gelen Göktuğ Demirarslan ile aynı evde kalmaya başladım. (Babaları asker olan Atalay Filiz ve Demirarslan çocukluk arkadaşıydı.) Okulu bitiremedim ve geri döndüm. Ancak ailem herkese okuldan mezun olduğumu söyledim. Bir süre İstanbul’da ailemin yanında kalmaya başladım. Ancak ailem iş bulmam için ısrar ediyordu. Bana diplomamı soruyorlardı. Bu baskıdan bunalarak, tek başıma Ankara’ya gittim. Orada bir ev kiralayıp, bir de otomobil aldım. 

Şantaj yapacaktım

Ankara’da Göktuğ ve sevgilisi Elena Radchikova ile zaman zaman bir buluşmaya başladık. Ancak onlar ne zaman bir araya gelsek, bana Paris’teki kız arkadaşım Olga Seregina’yı soruyorlardı. Sürekli ona benim bir şey yaptığımı ima ediyorlardı. Bunun üzerine ben de karşılık olarak bir şey yapmaya karar verdim. Bir cep telefonunu mıknatısla onların otomobiline yerleştirdim. Amacım onları takip edip bir açıklarını bulmak ve görüntü çekmekti.
Antalya’ya tatile gideceklerini öğrendiğimde bu planı devreye koydum. Onların kaldığı otele gidip, yan odayı tutacak daha sonra bir yolunu bulup odalarına girerek bir kamera yerleştirecektim. Daha sonra onların birlikte oluşlarını kameraya çekecektim. Böyle onlara karşı elimde bir koz olacaktı. Ancak onlar tatile otomobille değil de otobüsle gidince nereye gittiklerini bulamadım ve bu planı uygulayamadım.

Pompalı  pusu

Antalya dönüşü tekrar buluştuk. Yine Olga konusu açıldı. Av tezkeresiyle aldığım pompalı tüfeğim, arabamın bagajındaydı. Sinirlenince tüfeği alıp onları öldürdüm. Olayı gerçekleştirdikten sonra paniğe kapıldım. Otomobilime binerek oradan uzaklaştım. Yola çıktıktan sonra önce Polatlı’ya daha sonra Eskişehir’e gittim. Kullandığım araba 43 plakalı olduğu için dikkat çekmemek için Kütahya’ya gittim. Burada 2 gün otomobilin içinde yaşadıktan sonra aracı orada bıraktım ve İstanbul’a geldim. Günlük ev kiralayarak 2 gün kaldım. Daha sonra tekrar Kütahya’ya gittim. Otomobili bıraktığım yerde bulamadım. Bunun üzerine tekrar İstanbul’a dönerek iş aramaya başladım.

Gazete  ilanıyla iş
Gazete ilanlarından Tuzla’da bir çay bahçesinde iş buldum. İlk başlarda her şey çok güzeldi. Çalışıyordum. Ayda bin 250 lira alıyordum. Neredeyse hiçbir şeye para harcamıyordum. Kaldığım evden yediğimiz yemeğe kadar her şeyimizi karşılıyorlardı. Ancak çay bahçesi kapandı. İşsiz kalınca evde oturmaya başladım. Evin bir odasını Fatma Kayıkçi ve ailesi depo olarak kullanıyordu. Bu nedenle evin bir anahtarı onlardaydı. Onların içeri girip eşyalarımı karıştırdığından şüpheleniyordum. Zaman zaman eşyalarımın yerinin değiştiğini fark ediyordum.

Atalay  deyince...

Olay günü Fatma Kayıkçı bana merdivenin başından “Günaydın Atalay” diye bağırdı. İsmimi duyunca şok geçirdim. Ankara’daki cinayetlerden sonra kendimi Furkan Altın olarak tanıtmıştım. Üzerine yürüyüp onu evin içine çektim. Evdeki bıçakların biriyle 5-6 kez bıçakladım. Her taraf kan olmuştu. Cesedi evde bulunan en büyük bavulun içine yerleştirdim. Daha sonra evi temizledim. Gece olunca arka kapıdan bavulla çıkıp cesedi atacağım yere doğru yürüdüm. Bu sırada yolda içki içen bazı kişilerle karşılaştım. Ancak benden şüphelenmediler. Cesedi bavuldan çıkarıp çalıların arasına attım. Geri döndüm eşyalarımı toplayıp evden ayrıldım.”

“TASARLAYARAK ADAM ÖLDÜRMEKTEN” TUTUKLANDI

İzmir’de yakalanan Atalay Filiz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Filiz, 5 saatlik sorgusunun ardından Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ne çıkarıldı. Polis, katil zanlısı genci çelik yelek giydirerek ve zırhlı araca bindirerek korudu. Savcılıktaki ifadesinin ardından Nöbetçi Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Filiz, “Tasarlayarak adam öldürmek” suçundan tutuklandı. Atalay Filiz, Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

O kredi kartlarını çalmış

Atalay Filiz’in cebinden 5 ayrı kişiye ait 16 parça kimlik ve kredi kartı çıkmıştı. Filiz, sorgusunda bunları çaldığını ifade etti ve şöyle dedi: “Çalıştığım yerde aldığım bin 250 lira parayı biriktirdim. Yanımda bulunan kimlik ve kredi kartlarını ise çay bahçesinde çalışırken unutulan cüzdanlardan çaldım” dedi. 

ARANDIĞIMI EKRANDAN ÖĞRENDİM

Atalay Filiz İzmir’e nasıl kaçtığını şöyle anlattı: “Cinayetten sonra otobüsle Adapazarı’na gittim. Yanımdaki sahte kimlikleri kullanarak bir otele yerleştim. Bir gece orada kaldıktan sonra ertesi gün gece saat 22.00 sıralarında bir otobüse binerek İzmir’e gittim. Servisle Buca’ya giderek bir internet kafede kendime kalacak yer ayarladım. Günlüğü 50 liradan bir odaya yerleştim. 4 gün sonra evde otururken televizyonu açtığımda herkesin beni aradığını öğrendim. Bavullarımı iç içe koyarak bir tek bavul haline getirerek İzmir, Gümüldür, Özdere’ye geldim. Burada bulunan millî parkın içine girerek saklanmaya karar verdim. Ormanlık alanda 1 hafta kaldım. Her yerimi böcekler soktu. Günlerdir yıkanmıyordum. Bu nedenle Menderes ilçesine gidip günlük bir ev kiralayarak bir gün dinlenmeye karar vermiştim. Ancak bindiğim minibüste tanınınca yakalandım.”