Adana'da kendisini fuhuşa sürüklemek istediğini öne sürdüğü eşi 33 yaşındaki Hasan Karabulut'u tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle 15 yıl hapis cezasına çarptırılan ve dün akşam 50 bin lira kefaletle serbest bırakılan 24 yaşındaki Çilem Karabulut, özgürlüğünün ilk gecesinde kızı ve ailesiyle sabaha kadar oturup hasret giderdi. Kızı Mira'yı bir an olsun kucağından indirmeyen, mutluluğunu gece boyunca ailesi ve akrabalarıyla paylaşan genç kadın, yerel mahkemenin verdiği 15 yıllık hapis cezasının Yargıtay'daki sonucunu beklemeye başladı. Avukatı İsa Ayanoğlu da, cezaevinde olduğu için öldürdüğü eşinin soy isminden kurtulmak için bugüne kadar bir girişimde bulunamadığını, kızlık soy ismini kullanmak için birkaç gün içinde Nüfus Müdürlüğü'ne dilekçe ile başvuracağını söyledi.

15 YIL HAPİS CEZASININ ARDINDAN GELEN TAHLİYE
'Adam yaralama ve uyuşturucu' gibi suçlamalarla 'Şüpheli' sıfatıyla 19 kaydı bulunan ve 9 kez koruma kararı aldırdığı eşi Hasan Karabulut'u 8 Temmuz 2015'te kendisini Antalya'ya fuhuş yaptırmaya götürmek isteyince tabancayla vurarak öldüren Çilem Karabulut, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılandı. Adana 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi Çilem Karabulut'a 8 Haziran'da 15 yıl hapis cezası verdi Duruşmalar süresince kadın kuruluşları da sürekli Çilem Karabulut'a destek gösterileri yapıp, kamuoyu desteği sağlamaya çalıştı.

Genç kadının avukatı İsa Ayanoğlu, müvekkillinin 2.5 yaşında anne şefkatine, bakımına muhtaç bir kızının bulunması, kaçma şüphesinin bulunmaması, tüm bunları değerlendirerek ileride suç vasfının değişme ve Yargıtay tarafından verilen bu mahkumiyet kararının da bozulma olasılığını da ortaya koyarak, aynı mahkemeden Karabulut'un tahliye edilmesini istedi.

348 GÜN SONRA GELEN ÖZGÜRLÜK
İtirazı değerlendiren mahkeme, genç kadının adli kontrol tedbiri ve 50 bin liralık nakdi kefaletle tahliyesine karar verdi. Baba Yusuf Doğan, kızını özgürlüğü kavuşturacak olan 50 bin lirayı temin edip, mesainin bittiği dakikalarda vezneye yatırdı. İşlemleri yaptıran baba Yusuf Doğan ve Av. İsa Ayanoğlu, Çilem Karabulut'un tutuklu bulunduğu Mersin'in Tarsus İlçesi'ndeki Tarsus C Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'na giderek tahliye işlemlerini yaptı. 348 gün sonra tutuklu bulunduğu cezaevinden çıkarak özgürlüğüne kavuşan Çilem, ailesi ve dostları tarafından coşkuyla karşılandı.

"TÜM MÜCADELEM KIZIMIN GÜLÜŞÜ İÇİN"
Cezaevi kapısında biraz şaşkınlık biraz da mutlukla ilk açıklamasını yapan genç kadın, tahliye olacağını bildiğini ancak bugün tahliye olacağını beklemediğini söyledi. Kızına kavuşmanın sevinicini yaşadığını belirten 24 yaşındaki Çilem Karabulut, "Tüm mücadelem kızımın gülüşü için. Mücadelemiz devam edecek. Kadınlarımız için mücadele edeceğiz. Biz, yine kirpiğimiz yere düşmesin diye mücadele edeceğiz. Tekrardan 'Kadınlar ölmesin' diyeceğiz, hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi.

SABAHA KADAR UYUMADI
Çilem Karabulut, ailesi ile birlikte Adana'nın merkez Yüreğir İlçesi'ndeki babasının evine dün akşam saatlerinde ulaştı. 2 katlı çevresinde güvenlik kameraları olan evde yakınları tarafından karşılanan genç kadın, hasretini çektiği 2.5 yaşındaki kızı Mira ile sarmaş dolaş oldu. 348 gün sonra özgürce kızına sarıldı öptü, kucağından bir dakika bile indirmedi. Zaman zaman da sevinç gözyaşları döküp mutluluğunu paylaşan dostlarıyla hasret gidererek sabaha kadar uyuyamadı. Komşu ve akrabalarının evden ayrılmasının ardından sabah saat 09.00 sıralarında yatağına girip uyudu. Baba Yusuf Doğan, sabah Çilem ile görüşmek isteyenlere kapıyı açıp, "Kızım ancak sabah uyudu. Onu şimdi uyandıramam"dedi.

İLK İŞ SOY İSMİNİ DEĞİŞTİRMEK OLACAK
Av. İsa Ayanoğlu, Çilem Karabulut'un cezaevinde olduğundan kızlık soy ismi olan Doğan'ı kullanabilmek için yasal girişimde bulunamadığını söyledi. Çilem'in eşi öldüğü için Nüfus Müdürlüğü'ne vereceği bir dilekçe ile kızlık soy ismini alabileceğini belirten Ayanoğlu, bunu da birkaç gün içinde gerçekleştireceğini anlattı.