Canan ERASLAN

Yaşı kaç olursa olsun, hemen herkeste eski bayramlara özlem var. “Nerede o eski bayramlar” dediğimizde gözümüzün önünden çocukken alınan en çok istediğimiz ve aldığımız o bayramlık ayakkabı, giymek için sabahı iple çekişimiz, kızlar için kırmızı, erkekler için siyah olan rugan ayakkabıların baş ucunda durması, aile büyüğünün bayram namazından dönmesiyle başlayan coşku gelir aklımıza... Büyükleri, akrabaları, komşuları ziyaret, misafir bekleme, karşılıklı hediyeleşmeler ve çocukların heyecanla beklediği an: Bayram harçlığı... Evet bunların hepsi az ya da çok yaşansa da, eski coşkularımız hayatın koşuşturmasında ezildi, küçücük kaldı. İletişim araçlarında hep geçmişe özlem işlense, geleneklerin yok olduğu hüzünle anlatılsa da, yaşatmak için gerekli çabanın gösterilmediği de muhakkak.

Bizi biz yapan geleneklerin yaşatılması için iletişim mecralarında yapılan tanıtımlarda hep pencerede bekleyen bir yaşlı, bayramlık yeni bir elbise ya da ayakkabı bekleyen bir çocuk unsuru kullanılıyor. Bayram için insanları alışverişe çağıran markalar, hep eskiye vurgu yaparken, bir turizm şirketi de tanıtımında ‘ters etki’ amacıyla belki de; “Bu bayram tatile gitmeyin, sevdiklerinizi ziyaret edin” demeye başladı. Bütün bunlar aslında geleneklerin unutulmaması adına önemli adımlar ama asıl büyük görev ailelere düşüyor. 3 günlük tatili “şehirden kaçma” fırsatı olarak görmek yerine, çocuklarını bayramlıkla sevindirmek, harçlıklarını, mendillerini hazırlamak doyumsuz bir haz verecektir. Tatille bayramı aynı anda yapmak ise doyumsuz...

Evet, belki birçoğumuz alışverişimizi tamamladık, yollara bile düştük ama özellikle çalışan kadınlar vakit, maaş bekleyenler ‘nakit’ sebebiyle alışverişlerini son güne bırakmış olabilir. Eğer ‘son güne bırakanlar’ arasındaysanız, fiyatlar tam bayramlık. Çocuğunuza sık sık giysi alsanız da, “ona bayramlık sevincini yaşatın” derim. Elbette kendinizi de şımartsanız hiç fena olmaz. “Tamam o zaman” diyorsanız, vitrinlere şöyle bir göz atalım o halde.

Alışveriş merkezi ya da cadde mağazalarının vitrinlerine baktığımızda, yüzde 70’e varan indirimler dikkat çekiyor. 9-10 liraya tişörtler, aynı fiyata pantolonlar bulmak mümkün. Ayakkabılarda ise sezonda 300 TL yazan etiketlerin yerini 90-120 TL yazanlar almış. Bazı markalarda yüzde 50 indirimin yanı sıra ikinci ürüne yüzde 30 indirim gibi fırsatlar mevcut.

İŞTE BAYRAM FIRSATLARI

∂  Erkek giyim markalarından Kiğılı, ikinci ürüne yüzde 50 indirim yapıyor.
∂  Süvari, gömlek, tişört, pantolon, kemer ve ayakkabıdan oluşan ürünleri 659 liradan 299.90 TL’ye indirdi. Pakette gömlek yerine tişört de tercih edilebiliyor.
∂  ELLE, metalik deriden canlı renklerdeki ürünlere kadar birçok ayakkabı ve çantada indirim başlattı. İndirim oranı yüzde 50. İkinci üründe yüzde 20 indirim daha var.
∂  Beta ayakkabı, bayrama özel olarak etiket üzerinden net yüzde 50 indirim sağlıyor.
∂  Flo, hem bayram hem Shopping Fest indirimi yapmış. Seçili ürünlerde 4.99 ile 9.99 TL’den başlayan fiyatlar dahi var.
∂  Kadın giyim markası Koton’da, yaka işlemeli bluz, 45.99 TL’den 19.90 TL’ye geriledi. Tişört 19.99, Gömlek 34.99 TL’den satılıyor.
∂  LC Waikiki’de fiyatlar yüzde 50-60 indirimli. Kırmızı etiketlilerde fiyatlar daha cazip. Şortlar 19.95, tişörtler 12.90, pantolonlar 29.90-39.90, tunikler 29.95 TL’den satılıyor.