Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin 200 yıl önce yaptırılan sanduka örtüsü eskiyince yerine yenisinin yapılmasına karar verildi. Bursa Olgunlaşma Enstitüsünde görevli 8 kadın tarafından örtünün aynısı 4 yılda yapılacak. 2 yıldır örtüyü ilmek ilmek işleyen kadınlar örtüyü bitirmek için yoğun bir mesai harcıyorlar. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Nilüfer Karakoç “Olgunlaşma enstitüsülerinin genel çalışma prensibi, gelenekten geleceğe yolculuk misyonuyla ortaya çıkmıştır. Biz de bu misyonla birlikte Bursa’da yaşayan Osmanlı padişahlarının sanduka örtülerini işliyoruz. Şu an işlediğimiz sanduka örtümüz 4’üncü eserimiz. Daha önce I. Murad, Orhan Gazi ve Yıldırım Beyazıd’ın sanduka örtülerini işledik. Şu anda Osman Gazi’nin türbe örtülerini işlemekteyiz. Örtüler eskidiği için yenisini işliyoruz. Daha önceki örtüler 200 yıllık. Sarayda işlendiğini tahmin ediyoruz. Bu işin her aşaması ayrı bir emek istiyor. Bu örtüyü o dönemin tekniğinin aynısıyla işliyoruz. Bu da örtünün yapım sürecini uzatıyor. Örtüler 1 ila 3 yıl arasında işleniyor” dedi.
Padişahların sanduka örtülerini işleme işine Orhan Gazi’nin sanduka örtüsü çalınınca başladıklarını ifade eden El Sanatları Bölümü Başkanı Güleser Sencar ise “Orhan Gazi’nin türbesine yeni bir örtü ihtiyacı doğdu. Biz bu işi ısrarla aldık. Orhan Gazi Han’ın sanduka örtüsünü 1 yılda tamamladık. Bu örtü çok beğenildi ve Bursa’da medfun bulunan diğer Osmanlı padişahlarının da sanduka örtülerinin yapım işini aldık. Bursa’da bu zamana kadar 3 padişahın sanduka örtüsünü işledik. Osman Gazi’nin sanduka örtüsünü bilhassa en sona bıraktık ki ustalık eserimiz olsun istedik. Çok titiz çalışarak, eskisinin her şeyiyle aynısı olacak bir örtü hazırlıyoruz. Örtünün yapımındaki birinci aşamamız, desenlerini çıkartıyoruz. Deseni çıkartıp prova yapmak için türbeye tekrar gidiyoruz. Bu bazen insanlara anlamsız geliyor. Biz bunun aynısını yapmak istiyoruz. Desen aşaması çok çileli bir iş. Sonra kâğıtlarını hazırlıyoruz. Desenleri kâğıtların üzerine yapıştırıp, möhlikelerle kesiyor, desenleri çıkartıyoruz. Daha sonra o günün şartlarında kullanılan bıçaklarla oyma tekniklerini yapıyoruz. Sonra oyulmuş kâğıtları desenin belirlenen yerlerine yapıştırıyoruz. Ardından bu desenlerin üstünü gümüş telle işliyoruz” şeklinde konuştu. Burak Türker İHA