Elbette kadın iş dünyasında var; sayı da her geçen gün artıyor. Kadının olduğu sektörlerde verimliliğin arttığı araştırmalarla görülmüş bir gerçek ama her zaman söylediğim gibi ben; daha çok kadın çalışsın diye kotalar açılmasına, çok büyük tavizler verilmesine karşıyım. Bütün kadınlar da karşı olmalı. Bu, kadının yeteneklerini yok saymak, ‘Aslında sen yapamazsın da, şükret ben sana yer açıyorum’ demektir. Elbette tersi de olmamalı. Yani ‘Sen kadınsın, yapamazsın; o işten vazgeç’ demek de engellerin en büyüğüdür. Yani olması gereken; ne negatif, ne pozitif ayrımcılık... Olması gereken eşitlik de değil; adalet. Çünkü eşitlik hayatın hiçbir yerinde yok, imkânsız.  Bir karikatür hatırlıyorum. Yüksekçe bir duvar var ve uzunlukları çok farklı 3 çocuk. Ayaklarının altına da eşit şekilde yükselticiler konulmuş. Burada eşitlik var ama adalet yok. Çünkü kısa boylu olan yine göremiyor duvarın ötesini. İlk sıramızda adalet olmalı. En kısa boyluya en uzun yükseltici gibi...
Buradan hareketle diyeceğim şu ki; çalışma hayatında da kriter yetenek ve liyakat olmalı tek kriter, cinsiyet değil...