CANAN ERASLAN

Kuaför salonunda manikür hizmeti veren bir kişinin mutlaka bu amaçlar için kullanılan dezenfektanları olması gerektiğini, çamaşır suyunun da önemli bir işlevi yerine getirdiğini söylüyor. Hijyenist Gülsüm Sözen “Fakat ne yazık ki sadece su ve bulaşık deterjanı ile hijyen sağladığını iddia edenler var. Bir kişide kullanılan makas, törpü gibi ürünler mutlaka dezenfeksiyon cihazlarında dezenfekte edilmeli. Fakat bakıyoruz bir manikürü bitiriyor, hemen aynısıyla başka müşterisinin manikürüne başlıyor. Manikür yaptıranlar da hijyene dikkat etmeli. Hastalık kapmak çok mümkün” diyor. Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Oğuz Özyaral ise “Ruhsatsız öyle çok yer var ki. Kadın evinin bir odasını ayırmış epilasyon yapıyor. O cihazın kullanmasını, hijyen yartlarını bilmeden hem de. Bir yere müşteri olarak gidiyor ve hijyenden memnun değilseniz mutlaka en yakın zabıtaya bildirmeniz gerekiyor. Manikür, pedikür, ağda, kaş-bıyık, kalıcı makyaj fark etmiyor. Ciltteki herhangi bir olumsuzluğun başkasına aktarılmaması için hijyen eğitim sertifikası olması şart. Aksi hâlde suç işleniyor demektir” diyor.

Hijyen nasıl sağlanır?
Makyaj ve ciltle temas eden güzellik bakım cihazlarının hijyenik sayılması için kolonyalı pamukla silmek yetmez. Bir hastalığın bulaşması için illaki kanama olması da gerekmiyor. Prof. Oğuz Özyaral’ın verdiği bilgiye göre dezenfeksiyon için ya metil alkole batırıp cihazı aleve tutmak, ya da dezenfektana yatırıp önce eldivenle yıkayıp sonra sterilizasyon fırınına koymak gerekiyor. Burada da tek yönlü olmaz, cihazların çevrilerek dezenfekte edilmesi gerekiyor. Çalışanların da düzenli sağlık kontrolü altı ayda bir yapılmalı” dedi.