Katliamda eşi, eniştesi ve yakınlarını kaybeden 57 yaşındaki Hafize Türkücü, yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı. Türkücü, olay günü eşinin camiye gittiğini, çocuklarından birinin eve gelerek teröristlerin köyü bastığını söyledikten sonra evin içine sığındıklarını ifade ederek şunları söyledi: Teröristler köye gelince eve girip kapıyı kilitledik. Kapı çalınınca çocuklara kapının kilitli olduğunu, evde kimsenin olmadığını söylemelerini istedim. iki erkek bir kadın terörist kapıyı kırarak içeri girdi. Beş çocukla çorapsız, ayakkabısız dışarı çıkardılar. Bizi dereye götürdüler, giderken etraftaki teröristler 50 kişiden fazlaydı. Evlerimiz yandı, beş çocukla ortada kaldım. Sonradan her şeyimiz oldu ama acımız içimizde. Allah Cumhurbaşkanı’mızdan razı olsun, bizi şehit ailesi statüsüne aldı, kimseye muhtaç değiliz. Çocuklarım da ben de çok çektim. Katliamdan yaralı kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar da  “Köyden birkaç el silah sesi geldi. Ondan sonra üzerimize kurşun yağdırdılar. Kurşun yağdırırken sloganlar atıyorlardı. Başbağlar bir katliam değil bir soykırım. Çünkü burada 33 vatandaşın içinde 13 yaşında bir çocuk annesi ve üç vatandaşımız evlerinde diri diri yakılmak suretiyle diğer 28 köylümüz kurşunlanmak suretiyle katledildi” diye konuştu