Düzce’nin Kaynaşlı ilçesine bağlı Fındıklı köyünde bulunan değirmen, 4 kuşaktır Sezgin ailesi tarafından işletiliyor. 1920 yılında Büyükdede Mehmet Sezgin tarafından yapılan değirmen, yıllara meydan okuyor. Asırlık değirmen köylülerin mısır ve buğdaylarını öğütüp, un haline gelmesi için dönmeye devam ediyor.

Üniversiteyi bitirip değirmenin başına geçti
Üniversiteyi bitirdikten sonra doğup büyüdüğü köye dönerek değirmenin başına geçen Mehmet Sezgin, “Burada tarihi bir değirmenimiz vardı dedemizden kalma. Dedemin ismi de Mehmet idi. Biz buraya bu nedenle Tarihi Değirmenci Mehmet Efendi ismini verdik. Bende dedemle aynı ismi taşımaktan gurur duyuyorum. 1920 yılında dedem ve babası burayı yapmışlar ve faaliyete geçirmişler. Burası o yıllarda Mudurnu’nun Taşkesti ilçesinden manda arabalarıyla birlikte getirilmiş taşları ve yapılmış. Daha sonra burayı ağaç ile yenilemişler. Komple çantı sistemiyle yapmışlar. 1960 yıllarında o ağaçların çürümesi sonrasında dedem Mehmet Sezgin tekrar burayı yenilemiş. 2010 yılına kadar burası çalışıyordu. Burasının çalışma prensibi, dereden başka bir kol alarak suyu dere vasıtasıyla tekrar getiriyorlardı değirmene. 2010 yılında malum küresel ısınmanın da etkisiyle suyumuz azalmıştı derede. Suyumuz azalında değirmenimiz artık faaliyet gösterememeye başladı. O dönemde burayla babam ilgileniyordu. Sonradan babam da ilgilenemedi. O nedenle 2010 yılından beri kapalıydı” şeklinde konuştu.

Suyun debisini arttırmak için sistem kurdu
Geliştirdiği sistemle değirmene dereden gelen suyun debisini ve hızını yükselttiğini söyleyen Sezgin, “Daha sonra 2020 yılına geldiğimizde tekrar ben faaliyete geçirebilir miyim fikrinden yola çıkarak boru döşedim. Yaptığım boru sistemiyle suyun debisini ve hızını artırdım. Suyumuz az olsa da hızlı geldiği için gerekli miktara ulaştığımızdan dolayı tekrar çalıştırmaya başladık değirmeni” dedi.

“Değirmen ustası yok, bir şekilde yapacağım”
Değirmeni aile üyeleriyle birlikte yenileyerek tekrardan hizmete açtığını belirten Mehmet Sezgin, konuşmasına şöyle devam etti:
“Buraya ilk geldiğimizde ağaçları, her şeyi çürümüştü. Amcamın oğlu Kadir Sezgin işçiliğini yaptı. Değirmen ustası da kalmadı artık. Bilen yok maalesef. Babam biliyordu. Babam ve amcaoğlumun yardımıyla beraber burayı tekrar şuan ki haline getirdik. Bundan sonra biz burada mısır unu yapacağız. Mısır ununu pazarlamayı düşünüyoruz. Tam buğday unu, hayvansal yemler gibi her şeyi yapabileceğiz. Burası tarihi bir değirmen olduğu için bunun lezzeti, taşının özelliği hepsi bambaşka. Tekrar burada faaliyetlerimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Sosyal medyada paylaşımlar beni duygulandırdı”
100 yıllık değirmende anıları bulunan köy halkının isteği sonrası değirmeni tekrardan faaliyete geçirmeye karar verdiğini söyleyen Mehmet Sezgin son olarak, “Benim burayı tekrardan açış nedenim, sosyal medyaya buraya gelmişlerdi köyümüzden yaşça büyükler. Fotoğraf çekmişler burada. Mehmet amcamızın değirmeni, artık çalışmıyor. Köyümüzün bir değeri diye. Ben onu gördükten sonra üzüldüm. Dedim neden artık tekrar çalışmasın ki? Neden burada insanların anıları olmasın? Daha sonra değirmeni sosyal medyada paylaştığımda da güzel yorumlar aldım. Biz küçükken o dereye ayağımızı sokardık, taşın dönmesini izlemek saatlerimizi alırdı ve çok hoşumuza giderdi gibi yorumlar geldi. Bu şekilde olunca neden benim çocuklarımın da böyle aktiviteleri olmasın ki diye düşündüm. Oradan hareketle burayı tekrar bu haline getirdik. Bu değirmeni nasıl 1 asır önce dedem bana bıraktıysa bende benden sonraki nesile ve çocuklarımıza bir asır daha devam etmesi temennisiyle bu değirmeni bırakmak istiyorum” dedi.